Meme kanserinden korunmak mümkün müdür?

Meme kanserinden korunmak mümkün müdür?

Kategoriler

Çoğu kadın ev ile iş arasındaki yoğunlukta kendi sağlığını unutur. Genellikle çevresindeki genç bir arkadaşının meme kanserine yakalandığını, hem de ileri bir evrede olduğunu öğrendiğinde panik halde doktora başvurur. Oysaki ayda bir kez kendi kendine uygulayacağı meme muayenesi için 10 dakika ve senede bir kez doktor kontrolü için birkaç saat ayırması ile meme kanseri erkenden tanınabilir.

Peki, meme kanseri gelişimini önlemek mümkün müdür?

Kadın olmak meme kanseri için başlı başına bir risk faktöründür. Erkeklerde meme kanseri sıklığı son yıllarda artmakla birlikte % 1 oranında görülür. Kadınlarda yaşın ilerlemesi ile risk artar. Bu nedenle radyolojik taramalara 40 yaşında başlanır. Ancak Türkiye gibi genç nüfusun yoğun olduğu ülkelerde 40 yaş altı meme kanseri sıklığı batılı toplumlara göre daha yüksektir. Bu nedenle 30 yaşından itibaren, kişiye özel bir durum yoksa senede bir doktor muayenesi önerilmektedir.

Klasik bilgilere göre doğurganlık süresinin uzun olduğu kadınlarda (yani erken yaşta adet görmeye başlamış ve geç yaşta menopoza girmiş), östrojene maruz kalınan süre uzun olacağı için meme kanseri riski artar. Anlaşılacağı üzere östrojenin meme kanseri gelişimi üzerindeki etkisi nettir. Bu nedenle dışarıdan östrojen alımı (ilaç ya da gıda ile) meme kanseri gelişimi riskini arttırır. Menopoz için kullanılan hormon ilaçlarının meme kanseri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Ancak çalışmalarda güncel doğum kontrol haplarının meme kanseri riskini arttırmadığı görülmüştür. İnfertilite tedavisinde kullanılan ilaçlar için elimizde net veriler yoktur.

Yağlar vücutta bir takım kimyasal reaksiyonlarla östrojene dönüştüğü için şişmanlık ve özellikle menopoz sonrası kilo alımı da meme kanseri riskini arttırır. Dolayısıyla yiyeceklerdeki yağ oranının yüksek olması da bir risk faktörüdür. Öte yandan düzenli egzersiz yapmanın meme kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Unutulmamalıdır ki düzenli spor yapanlarda, örneğin atletlerde meme kanseri hemen hiç görülmemektedir.

Hiç doğum yapmamış ve ilk doğumunu geç yaşta yapan kadınlarda riskin daha fazla olduğu bilinmektedir. Buna karşılık 30 yaşından önce doğum ve emzirme yapabilmiş kadınlarda meme dokusunun olgunlaşması daha olumlu yönde olmakta ve meme kanseri riski azalmaktadır.

Ergenlik döneminde (10-14 yaşlarında), meme gelişiminin de aktif olduğu bir dönem olduğu için, farklı hastalıklar nedeniyle göğüs bölgesine radyasyon almak ileride meme kanseri gelişimi için risk oluşturur.

Sigara kullanımı ile meme kanseri arasındaki ilişki çok net olmasa da genel olarak riski arttırdığı düşünülmektedir. Alkol, vücutta östrojen düzeyini arttırarak meme kanseri gelişme riskini arttırır.

D, E ve C Vitaminleri ile beta karoten ve selenyum gibi antioksidanların meme kanserine karşı koruyucu etkisi olduğu son yıllardaki çalışmalarda gösterilmiştir.

Mamografide meme yapısı çok yoğun olanlarda meme kanseri riskinin daha fazla olduğu bildirilmiştir. Ayrıca daha önceki meme biyopsilerinde hücre çoğalmasına yol açan iyi huylu patolojiler de genel bir risk artışına yol açar.

Tüm meme kanserlerinin %10’unu oluşturan kalıtsal meme kanserlerinde ise başta BRCA 1 ve 2 genlerinde olmak üzere meme ile ilişkili çeşitli genlerde mutasyon vardır. Ailesinde birden fazla kişide meme kanseri olması, genç yaşta meme kanseri görülmesi, meme kanserinin iki memede birden tespit edilmesi, ailede meme dışında yumurtalık kanseri, karın zarı kanseri ve erkek meme kanseri görülmesi durumlarında uyanık olunmalı ve doktor tarafından önerildiği takdirde genetik analiz yaptırılmalıdır.

Tüm bu saydıklarımız dışında henüz adını koyamadığımız ya da üzerinde çalışılmakta olan başka etkenler de meme kanserine neden oluyor olabilir.

Meme kanserini tamamen önlemek günümüz şartlarında mümkün olmasa da alabileceğimiz kişisel tedbirler vardır: erken yaşta doğum yapmak ve emzirmek, östrojen alımından çok gerekmedikçe vazgeçmek, kilo almamak ve düzenli spor yapmak, diyette yağ ve alkol alımını azaltmak, buna karşılık vitamin ve antioksidan alımını arttırmak gibi.

Meme kanseri önlenememişse, erken tanı esastır. Bunun içinde yapılması gerekenler:

  • 25 yaşından itibaren kendi kendine meme muayenesi yapmak ve kendi meme dokusunu tanımak,
  • 30 yaşından itibaren senede bir kez meme cerrahi muayenesi,
  • 38 yaşında referans amaçlı bir kez ve 40 yaşından itibaren senede bir mamografi.

*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş