Kategoriler

Vücudumuzun normal hücreleri, oluştukları organın içinde büyür ve bölünerek çoğalırlar. Belirlenmiş ömür sürelerini doldurduklarında kendilerini yok ederler. Kanser hücrelerinin ise farklı bir davranış şekli vardır.

Kanser hücreleri ömürleri dolduğunda kendilerini yok edemezler. İhtiyaç olmadığı halde, durmadan bölünüp çoğalmaya devam ederler. Bazı kanserlerde bu hücre çoğalması tümör adını verdiğimiz kütleleri oluşturur.

Tümör büyüdükçe, çevresindeki dokuları uyararak büyümesini devam ettirir, kendisine besin ve oksijen sağlayacak kan damarlarının oluşturulmasını sağlar. Büyüyen tümör zamanla kendini çevreleyen dokulardan dışarı taşar ve yakınında bulunan organları işgal eder. Tümör büyüdükçe bazı kanser hücreleri kan veya lenf damarlarına geçer. Damarlarda dolaşan başıboş hücreler başka organlara giderek yerleşir, çoğalır ve yeni tümörler oluşturur.

Normal vücut hücrelerinin kanserleşmesi birçok etkene dayanır

Önlenemez sebepler:

  • Genetik miras, yani aileden gelen kanser özellikleri. İleri yaş vb. gibi

Çevreden kaynaklanan ve önlenebilir sebepler:

  • Radyasyona maruz kalmak
  • Çevrede bulunan kanser yapıcı kimyasallar
  • Sigara içmek
  • Alkol tüketmek
  • Fazla güneşte kalmak
  • Sağlıksız beslenmek
  • Obezite yani aşırı şişmanlık
  • Vücudun hareket azlığı yani egzersiz yapmamak
  • Bazı hormonların etkisi
  • Bazı virüslerin ve bakterilerin sebep olduğu enfeksiyonlar
  • Kronik enflamasyon
  • Sürekli baskılanmış bağışıklık sistemi

Kişiye özgü kanser tedavisinin başarı şansı yüksek

Her insandaki kanser hücresi, kişiye özgü bir genetik özellik taşır. Bazen aynı tümör içinde bile farklı genetik yapıda hücreler bulunabilir. Bu sebepten dolayı, kanser tedavisinin kişiye özgü, hatta kişideki kanser hücrelerinin genetik yapısına özgü yapılması, başarı şansını büyük ölçüde artırır.

Bazı besinler kanser riskini artırıyor

Kişinin bağışıklık sistemi güçlü ise, kanser hücreleri bağışıklık hücreleri tarafından tahrip edilir; çoğalıp tümör oluşturmaları önlenir. Kanserden korunmak için bağışıklık sistemini zayıflatan beslenme tarzından kaçınmak gerekir.

Şeker bağışıklık sistemini baskılıyor

Şeker, vücutta asit ortam oluşmasına ve bağışıklık sisteminin baskılanmasına sebep olur. Kanser hücreleri çoğalmak için bu ortamı çok severler. Fazla şeker tüketiminin sebep olduğu fazla insülin salgılanması da bazı kanser türlerini tetikler. Şeker yerine tüketilen suni tatlandırıcıların bazı kanserlere sebep olduğu görülmüştür. Fazla şeker ve karbonhidrat tüketimi, aşırı kiloya da sebep olur. Aşırı kilolu olmak da bazı kanserlerin oluşma riskini artırır.

Kanser riskini artıran beslenmenin ana başlıkları

  • Fazla şeker ve şekerli madde, şekerli içecek tüketmek
  • Beyaz un ve unlu mamuller tüketmek
  • Fazla kırmızı et tüketmek
  • İşlenmiş et ürünleri tüketmek
  • Fazla tuz tüketmek
  • Hidrojenize yağlar kullanmak
  • Yağda kızartılmış yiyecekler, patates kızartması vb gibi tüketmek
  • Tütsülenmiş ya da aşırı ısıda pişmiş gıdalar, ızgaralar vb gibi tüketmek
  • Nitratlar ve nitritler gibi koruyucu maddeler içeren işlenmiş hazır gıdalar tüketmek
  • Yeterli meyve ve sebze tüketmemek
  • Lif içeriği yetersiz bir beslenme tarzına sahip olmak

*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş
Kanserle ilgili Uzmanlarımıza Sorun
Güvenlik Kodunu Giriniz
Captcha
CaptchaResart