İyi bir uykuyla sağlıklı yaşam

İyi bir uykuyla sağlıklı yaşam

Kategoriler

Daha sağlıklı bir hayat için kaliteli bir uyku, nefes almak ve beslenmek kadar önemlidir.

Uykunun hayatımız içinde boşa geçen bir zaman dilimi olduğunu düşünmek yanlış bir kanıdır. Yaşam için, sağlık için ve vücudumuz için uyku, vazgeçilmez bir dönemdir.

Bir insan tüm hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirir. Bu sürecin kaliteli, düzenli ve yeterli olması, günlük yaşamımızı en iyi şekilde geçirmemizi sağlar. Ruh ve vücut sağlığımızı korumada yardımcı olur.

Sağlıklı bir uyku, hayatımız için gereklidir. Peki, ne kadar süre uyumalıyız? Bu sorunun cevabı kişiden kişiye, yaştan yaşa değişir. Bebekler için 16-18 saat uyku gerekliyken, yetişkinlerde genellikle 7-8 saat, yaşlılarda ise 6 saat yeterlidir.

Uykumuzu düzenlemek ve sağlıklı bir uyku için özellikle uyku hijyenimize dikkat etmeliyiz.

Bunu sağlayabilmek için,

  • Uyuyamazsak yatakta fazla vakit geçirmemeliyiz.
  • Yatak odası çok sıcak ya da çok soğuk olmamalı, tercihen karanlık ve hafif serin olmalıdır.
  • Yatak odası, çalışma odası ve televizyon odası olarak kullanılmamalıdır.
  • Hafta sonu ve tatil süresince sabah kalkış saatleriniz çok değişmemelidir.
  • Gün içinde uyumamalı, dayanamıyorsanız 1 saatten kısa süreli ve saat 15:00’ ten önce şekerleme yapılmalıdır.
  • Alkol, kafeinli içecekler ve çikolata tüketimi uyku saatinden 4-6 saat öncesinde kesilmelidir.
  • Yatmadan önce sigara içilmemelidir.
  • Akşam yemekleri çok ağır yenmemeli, ancak yatağa da aç gidilmemelidir.
  • Uyku öncesi ağır spordan kaçınmalı, egzersizler akşamüstü saatlerine kaydırılmalıdır.
  • Yattıktan sonra günlük düşüncelerden uzak durulmalı, yatak odası dışında düşünülüp çözümlenerek yatağa yatılmalıdır.
  • Uykuyu bozacak ilaçlar (Antidepresanlar, kortizon, grip tedavisinde kullanılan ilaçlar, bazı kalp ilaçları vb.) uykuya yakın saatlerde alınmamalıdır.

Sadece uykuda kendisini gösteren birçok hastalık vardır. Bu hastalıkların bir kısmını kişi uykuda fark etmez, vücuda yaptığı zararlar sonucunda dolaylı yollardan fark edilir. Örneğin; Kişi gece uykusunda horladığını, nefesinin durduğunu, bacaklarını devamlı hareket ettirdiğini, uykuda konuştuğunu, bağırdığını fark etmez. Ancak eşi ifade ederse ya da bu yakınmalar sonucunda oluşan kalitesiz bir gece uykusunun ardından gündüze yansıyan yorgun uyanma, halsizlik, gün içinde uyku hali, sinirlilik, dikkat azlığı gelişirse fark edebilir.

Bu durumu önemsemeden hayatına devam eden kişinin bir süre sonra metabolizmasında büyük değişiklikler başlar ve bu durum hipertansiyona, diyabete, kan kolesterolünde yükselmeye ve obeziteye zemin hazırlar.

Uyku ile ilişkili hastalıklar nelerdir?

Uyku ile ilişkili pek çok farklı hastalık bulunmaktadır. En sık rastlanan uyku hastalıklarını şu şekilde özetlemek mümkündür:

• İnsomni (Uykusuzluk): Uygun fırsat ve koşullara rağmen uykuyu başlatmada, sürdürmede güçlük çekme ya da erken uyanma
• Uyku ile ilişkili solunum bozuklukları: Uyku apne sendromları, uyku ile ilişkili hipoventilasyon hastalıkları, uyku ile ilişkili hipoksemi hastalıkları
• Hipersomnolans: Yeterli süre uykuya rağmen gün içi uyku hali ya da ani uyku atakları. Narkolepsi hastalığı, idyopatik hipersomni hipersomnolansın santral nedenleri arasındadır.
• Parasomniler: Kısmi uyanıklık ve uykuya geçiş sırasında veya uykuda ortaya çıkan bozukluklar. REM uykusu davranış bozukluğu, kabus bozuklukları, uyku ile ilişkili yeme bozukluğu, uyurgezerlik, uyku terörü parasomniler arasında sayılır.
• Uyku ile ilişkili hareket bozuklukları: Huzursuz bacak sendomu, uykuda periyodik bacak hareketleri, diş gıcırdatma uyku ile ilişkili hareket bozuklukları arasında yer alır.
• Sirkadiyen ritm uyku - uyanıklık bozukluğu: Uyumak istenilen saatlerde uyunamaması veya uyanık kalınması gereken saatlerde ise uyanık kalınamamasıdır. Jet Lag sendromu, kaymış uyku fazı bu bozukluklardandır.
• İzole semptomlar, normal varyantlar, çözümlenmemiş konular: Uykuda konuşma, uykuda sıçrama, basit horlama bu grubun içinde yer alır.

Yeterli uyku süresine rağmen sabahları yorgun uyanıyor, uykunuzu almamış hissediyorsanız, gün içinde uykunuz geliyorsa, geceleri nefesalamama hissi ile uyanıyorsanız, eşiniz horladığınızı ve düzensiz soluk alıp verdiğinizi söylüyorsa, geceleri boyun ve ensede terlemeniz oluyor ve çok sık uyanıp tuvalete gidiyorsanız, eşiniz siz in uykudayken konuştuğunuzu, bağırdığınızı, kol ve/veya bacaklarınızı oynattığınızı söylüyorsa, çok fazla kabus görüyorsanız, mutlaka “Uyku Bozuklukları Ünitesi” ne başvurmanız gerekmektedir.

Beş ana başlık altında toplanan hastalıkların tanısı ve tedavisi uyku bozuklukları merkezlerinde yapılmaktadır.
Konuyla ilgili uzman hekim, sizi değerlendirdikten sonra gerekli görürse uykuda olan bu bozuklukları tespit etmek için sizi bir gece boyunca uyku laboratuvarında yatırabilir.

Uyku laboratuvarında, gece uykusu boyunca beyin dalgalarına bakılarak uyku evrelendirmesi ve uyku kalitesinin değerlendirilmesi, uykuda solunum hareketleri ve uykuda nefes durmalarının tespiti, bu süreçte kan oksijen düzeyi kaydı, kalp ritminin takibi, periyodik bacak hareketlerinin kaydı yapılır.

Bu sayede hastanın ve/veya hasta yakınının fark edemediği uykuda gelişen hastalıklar ve vücut sistemlerindeki bozukluklar tespit edilir ve tedavisi planlanır.


*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş