Günübirlik (Outpatient) ortopedik cerrahi girişimler

Günübirlik (Outpatient) ortopedik cerrahi girişimler

Kategoriler

Hastanede kalmadan yapılan küçük-orta girişimsel işlemleri kapsar. İşlem yapılır ve hasta aynı gün evine gidebilir.

GÜNÜBİRLİK ( OUTPATIENT ) ORTOPEDİK CERRAHİ GİRİŞİMLER

Bu tanımlama; hastanede kalmadan yapılan küçük-orta girişimsel işlemleri kapsar. İşlem yapılır ve hasta aynı gün evine gidebilir. Günübirlik cerrahi uygulamalar ve girişimsel işlemler; dünyada giderek yaygınlaşmakta olup, bu amaçla kurulmuş merkezlerde yapıldığı gibi, hastanelerin özel ayrılmış bölümlerinde de yapılmaktadır. Günübirlik cerrahi tedavide amaç; hastane maliyetlerini düşürmek, hastanın zamanını harcamamak, ev ortamının rahatlığını öne çıkarmak ve hastane enfeksiyonlarından kaçınmaktır. Bu tür girişimlerde, işlem süresi kısa ve komplikasyon oranı da, % 1 ' in altındadır.

GÜNÜBİRLİK ORTOPEDİK CERRAHİ UYGULAMALARI NELERDİR ?

Basit kırıklar; sedasyon altında redükte edilip perkütan fiske edilebilirler. Lokal anestezi ile kısa sürede çözümlenebilecek, basit tendon yaralanmaları, yüzeysel ve küçük kitle eksizyonları, bazı artroskopik işlemler ve bölgesel çeşitli enjeksiyonlar, günübirlik uygulanabilir.

SPOR YARALANMALARI VE ARTROSKOPİK CERRAHİDE UYGULAMALAR

Spor travmalarında; en fazla oynar eklemler ve bunların çevresindeki tendon, kas gibi yapılar yaralanırlar. Büyük eklem yaralanmalarında, eskiden, ekleme kesiler yapılarak ve eklem açılarak ameliyat gerçekleştirilirken, günümüzde eklem ameliyatlarında sıklıkla kapalı yöntemler tercih edilmektedir. Ekleme belli noktalardan girilerek ve eklem içini video-kameralarla görüntülüyerek, özel el aletleri ile yapılan bu cerrahi girişimlere artroskopik uygulamalar denilmektedir ( video: Artroskopi hasta pozisyonu, Resim : Artroskopi 1, 2 ve 3 ). Artroskopik cerrahi; hastanın çabuk iyileşmesi ve ayağa kalkması, komplikasyonlarının düşük oranda olması gibi önemli avantajlara sahiptir. En fazla uygulanan diz eklemi artroskopisini, omuz, ayak bileği, dirsek ve kalça eklemi artroskopileri izlemektedir. Artroskopik diz cerrahisinde; kısa sürecek ve hastanın hemen işlem sonrası ayağa kalkarak, basabileceği günübirlik uygulamalar vardır. Bunlar; eklemden serbest cisim çıkarılması, eklem kıkırdak debridmanı, parsiyel menisektomi gibi işlemlerdir. Menisküs tamirleri, kıkırdak kanlandırma, yeni kıkırdak oluşturma, bağ rekonstrüksiyonu gibi işlemler; günübirlik girişimler için çok uygun değillerdir Bir parça daha uzun süren ve hastanın da uzun süre ekleme yük bindirmemesini gerektiren işlemlerdir. Kıkırdak hasarları; ciddi, tedavisi zor yaralanmalardır, bununla birlikte, artroskopik girişim yardımıyla bir çok tedavi yöntemi denenebilir. Bu girişimler sırasında, eklemi, mini insizyonla da olsa, açmak gerekebilir .

Yine eklemlere ve derin yumuşak dokulara tedavi amaçlı uygulanan enjeksiyonları da, günübirlik yapılabilen işlemler arasında sayabiliriz. Yumuşak doku ve eklem hasarları; spor yaralanmalarından köken alabileceği gibi, günlük yaşantı sırasında da gerçekleşebilir. Eklem, kas, tendon ve ligamentlere yapılabilen enjeksiyonlardan amaç; ağrıyı gidermek, hasarlı dokuda iyileşmeyi hızlandırmaktır. Bunlar uygulanırken, özellikle, kalça artrozu, derin adale yırtığı gibi ulaşması güç bölgelerde; lokal anestezi uygulanabilir ve skopi, USG cihazı gibi araçlardan da yararlanılabilir .

Enjeksiyonla uygulanan maddeler; kortikosteroid, lokal anestezik , hiyaluronik asit ve son yıllarda yaygın kullanıma giren, Trombositten Zengin Plazma ( TZP )' dır.

TROMBOSİTTEN ZENGİN PLAZMA ( TZP ) NEDİR ?

Kan bileşenleri ; plazma ve hücrelerden oluşur. Hücreleri ise; Alyuvarlar (Eritrositler), Akyuvarlar (Lökositler) ve Trombositler oluşturur.

Trombositler; pıhtılaşma mekanizmasında rol oynamakla beraber, içerdikleri sitokinler, büyüme faktörleri gibi çok sayıda proteinlerle yara iyileşmesinde de önemli rol oynarlar. Yani insan vücudu; kendi trombositlerinin yaralanma bölgesine toplanıp, ortama büyüme faktörlerini salmasıyla gerçekleşen "doğal bir iyileşme potansiyeline" sahiptir. Mantıksal olarak, hasarlı bölgede Trombosit sayısı ve yoğunluğunun artırılmasıyla, ortama daha fazla büyüme faktörünün salınacağı ve daha hızlı yara iyileşmesi sağlanacağı varsayılabilir.

Bu amaçla hastadan alınan uygun miktarda kanın santrifüj edilerek, trombositten yoğun olan kısmının elde edilmesi ve bu kısmın yaralı bögeye enjekte edilmesi işlemine "TZP uygulaması" denilmektedir. Bu işlemle, kanda normal olarak mm küpte 150-350 bin olan trombosit sayısı 1 milyonun üzerine çıkarılarak, 5-10 kat fazla bir yoğunlaştırma elde edilmektedir.

TZP; YARA İYİLEŞMESİNDE NASIL ROL OYNAR ?

Mekanizma tam bilinmemekle birlikte; artmış yoğunluktaki trombositlereden yoğun olarak ortama salınan büyüme faktörlerinin iyileşme potansiyelini hızlandırdıkları düşünülmektedir. Bu olguyu doğrulayan çok sayıda bilimsel çalışma vardır. Bu yöntem, spor yaralanmasına uğramış çok sayıda profesyonel sporcuyu erkenden spora döndürmek için uygulanmaktadır. Akut olguların yanısıra, kronik olgularda, örneğin, tenisçi dirseğinde TZP uygulaması iyi sonuçlar vermektedir.

TZP HANGİ DURUMLARDA UYGULANIR ?

Tarihsel gelişime bakıldığında, TZP'nin; Kalp-Damar Cerrahisi, Plastik Cerrahi, Dermatoloji, Diş Hekimliği ve Çene Cerrahisi gibi birçok alanda da da uygulanmakta olduğu görülmektedir. Son yılarda ise, Ortopedi ve Travmatoloji alanında kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Akut-kronik yaralanmalarda, dejeneratif eklemlerde, kırık tedavisinde, bazan ameliyat sırasında ve sonrası dönemde uygulanmaktadır. Tenisçi dirseği, aşil tendon yaralanması, topuk dikeni, bağ ve tendon yaralanmaları, kas yırtıkları, eklem kıkırdak hasarları (kireçlenme = osteoartrit ), kırık tedavisi gibi pek çok problemin çözümünde, TZP uygulamaları yapılmaktadır. TZP; ameliyat sırasında ve sonrasında da, iyileşmeyi çabuklaştıran bir faktör olarak uygulanmaktadır.

osteoartrit = kireçlenme

osteoartrit = kireçlenme

TZP NASIL UYGULANMALIDIR ?

Steril bir ortamda hastadan gerektiği kadar kan alınıp, yine aynı yerde santrifüj işlemi yapılmalıdır. Bu amaçla, standarize edilmiş ticari kit ve santrifüj cihazlarını kullanmak daha uygun olacaktır. Elde edilen TZP, steril şartlarda, yaralı (hasarlı) bölgeye lokal anestezi uygulanarak enjekte edilmelidir. Özellikle kalça eklemi, kuadriseps kası gibi, derine enjeksiyon gerektiren bölgelerde, skopi, ultrason cihazı gibi araçlardan yararlanılabilir. Hastaya işlemin bir parça ağrılı olabileceği ve bunun bazan 1-2 hafta sürebileceği anlatılmalıdır. TZP uygulaması; birden fazla yapılabilir. Enjekte edilen materyal; hastanın kendi kanı olduğu için, komplikasyon riski minimaldir.

Kadıköy Florence Nightingale Hastanesinde; günübirlik; artroskopik cerrahi gibi pek çok küçük cerrahi girişimin yanı sıra, TZP uygulamaları da başlamıştır. Spor yaralanmalarında olduğu kadar, günlük yaşamda ortaya çıkan kas-iskelet sistemi yaralanmalarında, yaşla birlikte artan denjenere eklem hastalıklarında da, TZP uygulamalarının sonuçları yüz güldürücü olmaktadır. Kadıköy Florence Nightingale Hastanesinde, TZP uygulanırken, azami sterilizasyona dikkat edilmekte ve ameliyathane koşulları aranmaktadır.

Tarih 30.5.2016 editor@florence.com.tr
Paylaş
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.