Gebelik öncesi hazırlık

Gebelik öncesi hazırlık

Kategoriler

Gebelik öncesinde bazı konulara dikkat edilmesi önemlidir, çünkü gebelik tanısı geriye dönük olarak konulmaktadır.

Kanda gebelik testi pozitif saptandığında, aslında yaklaşık 2-3 hafta önce gebelik olusmus demektir. Dolayısyla gebelik testi pozitif saptanana kadar ki dönmede de gebelik dış etkenlere hassastır. Korunma bırakıldıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler: 

  • Röntgen , tomografi, sintigrafi gibi radyolojik incelemelere girilmemesi,  eğer mutlak gerekli ise korunma olmadığının doktora bildirilmesi gerekir. 
  • Ultrasonografik incelemeler ve magnetik rezonans görüntüleme (MR) yapılmasının gebelik üzerine olumsuz etkileri yoktur.
  • Korunma bırakıldıktan sonra rastgele ilaç alınmamalı, gerekli ise doktor kontrolüne uygun ilaç seçilmelidir.
  • Kızamık, suçiçeği gibi döküntülü hastalık geçiren çocuklarla temastan kaçınılmalıdır.
  • Gebelik oluşumundan 3 ay öncesinde günlük 400 mikrogram folik asit başlanmalıdır. Gbebelik öncesi kullanılan folik asit ile Nöral tüp defekti- spina bifida (omurilik omurga anomalisi) ve bos gebelik gibi komplikasyonlu gebeliklerin görülme oranı azalmaktadır.
  • Gebelik öncesi rutin jinekolojik muayene olunmalı, pap smear ( servikal kanser tarama testi) yapılmalıdır.
  • Gebelik öncesinde kan sayımı, tiroid fonksiyon testleri, kan şekeri ve TORCH-S ( Toxoplasma, Rubella, Herpes virüs, Sitomegalovirus, Sifiliz) , Hepatit virusları ve HIV testleri yaptırılmalı,  test sonuçlarına göre gerekli tedaviler gebelik öncesi planlanmalı ve olası gebelikte riskler belirlenmelidir.
  • Alkol, sigara bırakılmalı, düzenli ilaç kullanımı gereken kronik hastalık varsa doktora bilidirlmelidir.

Gebelik 

Gebelik, ovulasyon (yumurtlama) döneminde sperm ve oositin bir araya gelmesi ile oluşur. Dolayısıyla sağlıklı bir sperm ve sağlıklı bir oosit olmalı ve uygun zamanda bir araya gelmelidir. Oosit ( yumurta) canlılık süresi 48 saat , sperm ömrü ise 72 saattir. Ortalama 28-30 gunde bir adet gören bir kadında yumurtlama dönemi adetin ilk gününden itibaren sayılırsa, 14- 15. gün olmaktadır. Sperm ve oosit yasam süreleri de göze alındığında;  adetin 11- 18. günleri arası gebelik için uygun zamandır ve bu 7 günlük dönemde  günaşırı cinsel aktivite gebelik sansının olduğu dönemdir. Ancak adet siklusu farklı olan kadınlarda yumurtlama süresi değişkenlik gösterebilir ki bu konuda gerekirse ovulasyon kitleri kullanılabilir.

Ne kadar sürede gebe kalabilirim ?

35 yaşının altında kadınlarda, 1 yıllık korunmasız cinsel aktiviteye rağmen gebelik olmaması durumunda mutlaka doktora başvurulması gerekir. 35 yaş üzerinde ise bu süre 6 aydır.

Gebelik belirtileri:

  • Adet gecikmesi
  • Göğüslerde gerginlik hassasiyet
  • Bulantı, kusma, kokulara hassasiyet, uyku hali
  • Duygu durum değişiklikleri
  • Adet öncesi döneme benzer kasık ağrısı,
  • Karın sişliği

Bu durumlarda gebelik testi yapılmalıdır. İdrarda yapılan gebelik testleri genelde doğru sonuç vermekle beraber kanda yapılan  Beta HCG ölçümü gebelik tanısı kesin olarak konulmasını sağlar.

Ne zaman ve ne sıklıkla doktora gidilmeli?

  • Gebelik şüphesi varsa hemen doktora başvurulmalı ve gebeliğin kesin tanısı konulmalıdır.
  • Gebeliğin 5. Haftasında ( 1 haftalık adet rötarı) ultrasonografi ile gebelik kesesi görülmesi dış gebeliğin ekarte edilmesi için son derece önemlidir.
  • Gebeliğin 6. Haftasında embriyo ve kalp atışları saptanmalıdır.
  • Sağlıklı bir gebelik saptandıktan sonra, 11-14. Haftalar arasında ikili tarama testi için
  • 16-20 haftalar arasında ( cinsiyet tayini bu dönemde yapılabilir)
  • 20-22. Haftalar arasında 2. düzey detaylı ultrasonografi
  • 24-28. Hafatalar arası muayene ve oral glukoz tolerans testi- OGTT ( şeker yükleme testi). OGTT  tüm dünyada evrensel olarak yapılmaktadır ve anne yada fetüs üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi yoktur.
  • 32- 36 haftalar arası 2 haftada bir  kontrol ve gerekirse NST
  • 36-40. Haftalar arası haftada bir kontrol gerekmektedir.

Gebeliğin evreleri:

Gebelik , dikkat edilmesi gerekenler, sorunlar ve riskler açısından 3 evrede değerlendirilir. Evreler ‘’Trimester’’ olarak adlandırılır.

1. Trimester; ilk 14 hafta

2. Trimester: 14-28 . haftalar arası

3. Trimester: 28. Hafta ile doğum arası dönem

1. Trimester: İlk trimester gebelik tanısının konulması ve gebelikle ilgili sorunlar ve riskler açısından en önemli dönemdir.

  • Bu periyotta, hormonlar cok hızlı arttığından dolayı annede fiziksel ve emosyonel  belirtiler ortaya çıkabilir. Halsizlik, yorgunluk, genel uyku hali, duygu durum değişiklikleri olabilir.
  • Vücudda sıvı tutulumuna bağlı ödem, sıcak basmaları, çarpıntı, hava açlığı hissedilebilir.
  • Özellikle sabahları olmak üzere bulantı, kokulara hassasiyet, kusma özellikle 6-10. Haftalar arasında görülebilir. İlk 10 hafta hormonlar sürekli artar, daha sonra stabilize olduğundan dolayı genellikle 10. Haftadan sonrasında mide sorunları azalır. Mide barsak hareketlerinin yavaşlamasına bağlı olarak, karın şişliği ve gaz sorunları, sindirim problemleri olabilir.
  • Gögüsler hassasiyet, hatta göğüslerde süt gelmesi gözlenebilir ki bu dönemde yumuşak kumaşlı balensiz sütyenler tercih edilmelidir.
  • Gebeliğin basından itibaren uterusun ( rahim) büyümesi nedeniyle özellikle sağ tarafta belirgin olmak üzere adet öncesi döneme benzer kramp tarzı kasık ağrıları olması normaldir.
  • Uterus ve mesanenin anatomik olarak yakın komşuluğundan dolayı sık idrara çıkmalar olabilir.
  • Gebeliğin 5. Haftasında hafif lekelenme tarzı kanamalar olabilmekle beraber ilk trimesterde kanamalar hiçbir zaman normal kabul edilmemeli ve kanama durumunda doktorunuzla iletişime geçmeniz önemlidir. Vaginal kanamalr düşük tehdidi olarak değerlendirilmeli ve gebelik kontrol edildikten sonra gerekli tedaviler verilmelidir.
  • İlk trimester belirtileri genellikle 8-9. Gebelik haftalarında maksimum seviyeye ulaşır ve genelde 12. Haftada bu şikayetler kaybolur.

1. Trimesterde dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • İlk trimester embriyogenez yani tüm organ taslaklarının oluştuğu dönemdir ve özellikle gebeliğin 11-52, günleri arası embriyo dışardan gelen zararlı etkilere  (teratojen) duyarlıdır.
  • Röntgen , tomografi, sintigrafi gibi radyolojik incelemelere girilmemesi,  eğer mutlak gerekli ise korunma olmadığının doktora bildirilmesi gerekir. Ultrasonografik incelemeler ve magnetik rezonans görüntüleme (MR) yapılmasının gebelik üzerine olumsuz etkileri yoktur.
  • Rastgele ilaç kullanımından sakınılmalı, ilaç kullanımı durumlarında doktorunuzla iletişim kurulmalı ve uygun ilaçlar seçilmelidir. İlk trimester boyunca günlük 400 mikrogram folik asir kullanımına devam edilmelidir.
  • Kızamık, suçiçeği gibi döküntülü hastalık geçiren çocuklarla temastan kaçınılmalıdır. Eğer gebelik öncesi bu enfeksiyonlarla ilgili testler yapılmamış ise TORCH-S tetstleri yapılmalıdır.
  • Alkol, sigara tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • Saç boyama, kimyasallarla temastan ( çamaşır suyu, tuz ruhu gibi temizlik maddeleri)  kaçınılmalıdır. Saç boyama gebeliğin 12. Haftasından sonraya ertelenmelidir. Makyaj yapılması, nemlendirici kullanımı, oje, ruj, güneş koruyucu kremlerin  kullanımının sakıncası yoktur.
  • Hamam, sauna gibi sıcak ortamlardan gebelik boyunca kaçınılmalı, vücut ısısını yükseltecek ağır spor aktivitelerinden özellikle ilk trimesterde kaçınılmalıdır.
  • Çalışma, tatil, seyahat, uçak veya araba yolculuğu, yükseğe uzanmak, havuza yada denize girmenin sakıncası yoktur.
  • İlk trimesterde gebelikle ilgili ve genel sağlıkla ilgili, kan grubu tayini,  TORCH-S, hepatit virusları, tiroid fonksiyon testleri, Kan şekeri, demir ve vitamin eksiklikleri için gerekli testler gözden geçirilmeli ve sonuçlara göre uygun tedaviler planlanmalıdır.
  • İlk trimesterde mide ve barsaklar hassas olduğundan sık sık ve az miktrada beslenilmelidir. Tuzlu krakerler, peynir, beyaz leblebi, meyve, zencefilli gazoz ve sakızlar genelde bulantının bastırılmasında etkilidir. Ancak yoğun kusmalar varsa doktorunuzla iletişime geçerek gerekli medikasyonlar başlanmalıdır.
  • Vaginal kanama durumunda mutlaka doktorunuzla iletişime geçmeniz tavsiye edilir.

2. Trimester:

 Bu dönem gebeliğin ‘’altın periyodu’’ olarak adlandırılır. Bu dönemde gebeliğe ait sorunlar kaybolur ve gebelik öncesi kadar rahat hissedilir. 

  • 16-20. Haftalar arasında bebek hareketleri hissedilmeye baslar.
  • 14-16. Haftalar arasında fetal cinsiyet saptanabilir.
  • Beslenme disiplinine dikkat edilmelidir.
  • Demir takviyesi için uygun tedavi başlanmalıdır.
  • Sol yan pozisyonunda yatış tavsiye edilir.
  • Gebeliğin yaklaşık 20. Haftasında uterus göbek deliği seviyesine gelir ve karın büyümeye baslar, bu dönemden itibaren gebeliğe uygun bol kıyafetler tercih edilmeli, vücudun denge merkezi değiştiğinde topuklu ayakkabılar yerine düz tabanlı rahat ayakkabılar tercih edilmelidir.
  • Diş etleri gebelik hormonları etkisiyle büyür ve kolay kanar, bu sebeple yumuşak diş fırçaları tercih edilmelidir.
  • Saç boyanmasının veya kesiminin sakıncası yoktur.
  • Özellikle 20-28. Haftalar arası fetusa yoğun kalsiyum akümülasyonu nedeniyle bacaklarda ağrılı kramplar ve parmaklarda ağrılar olabilir. Kramplar esnasında masaj yapılması faydalıdır. Kalsiyumdan zengin süt ürünleri bolca tüketilmeli gerekli ise kalsiyum takviye edici ilaçlar başlanmalıdır.
  • Bu dönemde Spor mutlaka zaman ayırılmalı ve spor yapılması teşvik edilmelidir. Haftada en az 2 gun 1 saatlik tempolu yürüyüşler, yüzme, gebeliğe özel yoga ve pilates gibi spor aktiviteleri fiziksel performansın artması ve kilo kontrolü için son derece önemlidir.
  • Seyahat ve cinsel aktivitenin sakıncası yoktur.
  • Kilo kontrolü son derece önemlidir. Gebeliğin ilk 2 trimesterinde aylık ortalama 1-1,5 kg alımı önerilir, son trimesterde aylık ortalama 2 kg alınır. İdeal kilosunda bir kadının gebelik süresince ortalama 11-14 kg kilo alımı idealdir. Fazla veya az kilo alınması gebelik ve doğumla ilgili riskleri arttırabilir.  

3.Trimester

Gebeliğin 3. Trimesteri ‘’gümüş dönemdir’’. Artık fetusun kilo alımına bağlı olarak annenin fiziksel olarak sorunlar yaşayabileceği doğuma hazırlık evresi olup doğum ile son bulur.

  • 32-36. Haftalar arası 2 haftalık aralıklarla kontrole gidilmelidir.
  • Bebek hareketleri dikkatli takip edilmeli, azalma hissedilirse hemen hastaneye başvurulmalıdır. Normal fetal  hareket sayısı ortalama 8-10 olup özellikle dinlenme, yemek sonrasında hareketler artmaktadır.
  • 34-36. Haftalardan itibaren NST ( non stress test)  fetal iyilik halinin değerlendirilmesi için yapılmalıdır.
  • Bu dönemde Brakston- Hicks kontraksiyonları olarak tanımlanan yalancı doğum sancıları olabilir. Düzensiz aralıklarla gelen uterus kasılmaları olup önemi yoktur, ancak 10-15 dk aralıkla 2 saat suruyor ise mutlaka hastaneye başvurulması gerekir.
  • Bu dönemde ayaklarda bir miktar ödem olabilir, ancak eller ve yüzde ödem olursa doktora başvurulmalıdır. Ödemi azaltmak için sık hareket edilmeli, uzun süreli oturarak çalışılmamalı ve açık ayakkabılar tecih edilmelidir.
  • Kan basıncı ( tansiyon) en az haftada bir kez yapılmalı ve 140/90 mmhg ve üzeri değerlerde acilen doktorunuzla iletişime geçmeniz önemlidir.
  • Normal doğum süresi 37-40 haftalar olup, 37. Haftadan itibaren doğum çantası hazırda bulundurulmalıdır.
  • Beslenme aynı 2. Trimesterdeki gibi disiplinli olmalıdır ve spor aktivitelerine devam edilebilir.
  • 37. Haftadan sonra sümüksü kanlı bir akıntı olabilir ki ‘’ Nişan’’ olarak tanımlanan bu akıntı ilerleyen günlerde doğum eyleminin başlayacağının habercisidir.
  • Bebek hareketlerinde azalma, su gelmesi, vaginal kanama veya düzenli kasılmalar olursa hastaneye başvurulmalıdır.
  • Yeşil renkli vaginal akıntı, kaşıntı veya koku varsa, genitel bölgede siğil veya benzeri lezyonlar varsa  doktora belirtilmeli gerekirse enfeksiyon tedavisi yapılması vaginal doğum için önemlidir.

Gebelikte tarama testleri:

1. Trimester tarama testi- ikili test

  • 11-14. Haftalar arasında yapılır
  • Down sendromu ve kromozomal anomalilerin taraması için yapılır
  • Ultrasonografi ile fetusun ense saydamlığı ( nukkal translucency), CRL ( bas-popo mesafesi), nazal kemik ölçümü yapılır
  • Anne kanında PAPP- A ve Free Beta-HCG ölümü yapılır
  • Güvenirliği % 80 civarındadır

2. Trimester tarama testi- Dörtlü test

  • 16-20. Haftalar arasına yapılır
  • Down sendromu basta olmak uzere kromozomal anöploidiler için tarama testidir
  • Ultrasonografi ile fetal ölçümler yapılır
  • Anne kanında HCG, MSAFP, E3 ve inhibin hormonlarına bakılır
  • Güvenirliği % 60-70 civarındadır

Cell free fetal DNA- Non ınvaziv prenatal Test

  • Anne kanında fetal DNA bulunması ve çoğaltılması ile fetusda down sendromu basta olmak uzere birçok kromozomal anomaliyi tespit için yapılan testtir.
  • Fetus için hiçbir risk oluşturmaz
  • Down için % 99,9 gibi yüksek bir saptama hassasiyetine sahip olup diğer pek çok kromozomal bozukluk tespit edilebilir
  • Gebeliğin 10. Haftasından itibaren yapılabilir.

3. Düzey ultrasonografi:

  • 20-22. Haftalar arasında yapılır
  • Fetal anomali taraması ve kromozomal anomali için riskler değerlendirilir
  • Ultrasonografi ile yapılır gerekirse fetal ekokardiografi ile fetal kalp değerlendirilmesi yapılır.

Oral Glukoz Tolerans Testi:

  • 24-28. Haftalar arasında yapılır
  • Tüm gebelere yapılmalıdır
  • Gebeliğe bağlı diabet varlığı taranır
  • 50 ve 100 gram olmak üzere 2 basamaklı yada 75 gr tek basamaklı yapılabilir
  • Anne yada fetüs üzerine olumsuz herhangi bir riski yoktur. 

Doğum Şeklinin belirlenmesi ve Doğum: 

Doğum 37-42. Haftalar arasında beklenir, gebeliklerin % 90’nında 40. Haftaya kadar doğum gerçekleşmektedir.

4. Doğum şeklinin belirlenmesinde 3 faktör vardır (3P):

a. Pelvis- doğum kanalı- yol
b. Passanger- Fetus
c. Power- Uterus kasılmaları

5. 3P uyumu varsa vaginal doğum kesinlikle ilk tercih olmalıdır.

6. Pelvise ait sorunlar varsa sezaryen gerekebilir:

a. Gecirilmiş pelvis travması
b. Dar pelvis yapısı ( android, antropoid, platipelloid pelvis yapısı)
c. Kısa boy
d. Doğumsal kalça çıkığı öyküsü
e. İleri derecede skolyoz gibi omurga anomalileri

7. Gebeliğin 37. Haftasından itibaren jinekolojik muayene ile pelvis yapısı değerlendirilmesi  faydalı olabilir.

8. Fetusa ait faktörler nedeniyle sezaryen doğum gerekebilir:

a. Prezentasyon anomalileri ( makad geliş, transvers geliş gibi fetal baş dışında yerleşme sekilleri)
b. İri bebek
c. Vaginal doğuma engel olabilecek anomaliler ( spina bifida, hidrasefali, omfalosel, sakrokoksigeal teratom gibi )
d. Plasental yerleşim anomalileri ( plasenta preva- kordon anomalileri)

9. Uterusa ait nedenlerle sezaryen doğum gerekebilir:

a. Geçirilmiş önceki sezaryen öyküsü
b. Geçirilmiş myom operasyonu
c. Uterus septum operasyonu

10. Ayrıca genital bölgede aktif herpes enfeksiyonu, aktif kondilom varsa, anne HIV taşıyıcısı ise sezaryen doğum tercih edilmelidir.

Normal Vaginal Doğum Süreci:

Düzenli kasılmaların olması ( en az 2 saattir devam eden 10 dakika aralıklarla gelen ağrılı kasılmalar), su gelmesi veya kanama durumlarında hastaneye başvurulmalıdır.

Normal vaginal doğumun evreleri vardır:

1. Latent faz:

11. Duzenli kasılmaların başlaması veya su gelmesi ile baslar ve serviks ortalama 4 cm açıklık olana kadarki evredir. Genellikle ağrı çok şiddetli değildir ve bazen 14-20 saat kadar sürebilir.

12. Latent fazda gebe, yürüyebilir ve az miktarda sıvı alabilir

13. Aralıklarla NST takibi yapılır

14. Düzensiz kasılmalar varsa latent fazı kısaltmak için  indüksiyon ( suni sancı) başlanabilir.

2. Aktif faz:

Aktif fazın da 3 evresi bulunur

a. Akselerasyon fazı: serviks 4 cm açılması ile baslar ve yaklaşık 9 cm açılmaya kadar ki evredir. Hızlı ilerleme fazı olup serviks ortalama saatte 1,2- 1,5 cm açılır. Bu faz şiddetli ağrı içerebilir bu nedenle uygun ağrı kesici yada epidural anestezi gereksinimi faydalı olabilir.
b. Deselerasyon fazı: serviksin 9 cm açıklığı ile tam açıklık yani 10 cm açıklık ve fetusun başının inmesini içeren fazdır ve ortalama 2 saat kadar sürebilir.
c. Expulsiyon- doğum fazı: tam servikal açıklıktan bebeğin doğumuna kadar ki fazdır. İlk gebeliklerde 2-3 saat, daha önce doğum yapan gebelerde 1-2 saat sürebilir. Bu fazda ıkınma ile destek olunması doğum eyleminin kısaltılması ve hızlandırılması için önemlidir. Bundan önceki fazlarda ıkınmanın faydası yoktur.

15. Plasentanın çıkarılması:

Doğumdan ortalama 5-10 dk sonrasında hafif bir ıkınma ile plasenta kolaylıkla çıkarılır. Bure bazen 30 dakikaya kadar uzayabilir.

Epizyotomi:

16. Fetusun basının çıkımı esnasında, doğumu  kolaylaştırmak ve annenin perinesinde düzensiz aşırı yırtılma ve yaralanmaların önlenmesi için yapılan cerrahi kesidir.

17. Rutin yapılması şart değildir ancak uygun hastada faydalıdır.

18. Median ve mediolateral olmak üzere iki tip vardır ve perinenin anatomik yapısına göre uygun sekil seçilir.

19. Yaklaşık 10 dk da kolaylıkla onarılır ve 10 gunde iyileşir.

20. Ancak perinenin uygun ve elastik olduğu gebelerde yapılması gerekli değildir.

Sezaryen doğum:

21. Uygun endikasyonla yapıldığında anne ve bebek için hayat kurtarıcı bir cerrahi müdahaledir.

22. Ancak endikasyon yoksa ilk tercih vaginal doğum olmalıdır.

23. Ortalama 30-60 dk sürer.

24. Genel anestezi veya rejyonel ( epidural- spinal) anestezi  ile yapılabilir.

Epidural- Spinal Anestezi- Analjezi:

25. Gerek sezaryende gerekse vaginal doğum esnasında uygulanabilir.

26. Bel bölgesinden uygun aralıktan girilerek karın bölgesi ve alt seviyelerinin duyu lifleri bloke edilerek agrı algısı ortadan kaldırılır.

27. Sezaryen esnasında bilinç acık ve uyanık olup bebeğin doğumunu ilk anlarını görebilirsiniz.

28. Sezaryen sonrası bel bölgesinde yerleştirilen kateterden agrı kesici yapılmaya devam edilir ve rahat ağrısız bir ameliyat sonrası dönme geçirilir.

29. Vaginal doğumun aktif fazında ağrıların azaltılmasında son derece faydalıdır.

Gebelikte Beslenme:

1-İlk з ay sık ama az miktarlarda beslenin

İlk 3 ayda, anne sık aralıkla az miktarlarda beslenmelidir. Yağsız, kokusuz, baharatsız ve tuzlu yiyecekler ile kraker, beyaz leblebi gibi atıştırmalıklar bulantının bastırılmasında faydalı olacaktır.

Bu dцnemde anne, istediği her şeyi yiyebilir ancak yeme icin zorlanmamalıdır. Sağlıklı bir genetik yapıya sahip bebek, bu dönemde annenin beslenmesinden olumsuz olarak etkilenmez. Anne; balık, yumurta, süt- süt ürünleri ve et ürünleri tüketebilir ancak bunlara karsı bulantı veya isteksizlik varsa yeme için kendini zorlamamalıdır. Raf ömrü uzun olan, katkı maddesi içeren gıdalar (sosis, salam, hazır meyve suyu vs.) tüketiminden kaçınılmalıdır. Sonuç olarak, ilk 3 ayda anne belli sınırlarda ne isterse tüketmeli, onun dışında faydalı olabileceğini düşünerek istemediği gıdayı almak için gereksiz bir çaba içinde olmamalıdır.

2- 3. aydan sonraki beslenme ciddi bir disiplin ister

Gebeliğin 3. ayından sonra hormonların daha sabit seyretmesi nedeniyle, anne hem fiziksel hem de psikolojik açıdan rahatlamış olacaktır. 3. aydan doğuma kadar ki süreçte beslenme, hem anne hem de bebek açısından, çok önemlidir ve ilk 3 ayın tersine çok sıkı bir disiplin gerektirir.

3- Gebeliğin bu periyodunda, günlük 1600 kcal olan enerji tüketimi 2200 kcal düzeylerine çıkmaktadır. Dolayısı ile alım arttırılmalı, 3 ana öğün yanında mutlaka 3 ara öğün eklenmelidir. Ara öğünlerde sandviç, meyve, süt, yoğurt tüketilebilir.

4- Günlük diyette mutlaka süt ve süt ürünleri (günde en az 1 bardak süt, bir kâse yoğurt, peynir) olmalıdır ve her gün düzenli olarak tüketilmelidir. Süt ve ürünleri, protein ve kalsiyum kaynağı olduğu için bolca tüketilmelidir.

5- Haftada en az iki öğün kırmızı et tüketin

Annenin isteğine göre biftek, köfte veya steak şeklinde olabilir ancak az pişmiş olmamalıdır. Özellikle et ve et ürünlerinin iyi pişmiş olmasına dikkat edilmeli, raf ömrü uzun olan katkı maddeleri içeren gıdaların tüketilmemesine özen gösterilmelidir.

6- Haftada en az 3 gün yumurta tüketin

Yumurta çok kaliteli protein içerir ve hatta mümkünse daha sık tüketilmelidir.

7- Haftada bir öğün balığı sofranızdan eksik etmeyin

Ancak midye, istiridye, kılıçbalığı, köpek balığı ve kral uskumru türü balıklar yüksek düzeyde cıva içerebileceğinden, bu balıkların tüketimi sakıncalıdır. Levrek, çipura, somon gibi büyük balıklar tüketilmelidir. Bununla beraber dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da haftada 350 gramdan fazla balık tüketilmemesi ve suşi gibi çiğ balık içeren Uzakdoğu yemeklerinden uzak durulmasıdır.

8- Akşam yemeklerinde Akdeniz mutfağını tercih edin

Akşam yemeklerinde bol zeytinyağlı yeşil salata tüketimi hem vitamin kaynağı acısından hem de bağırsaklar acısından sağlıklıdır.

9- Ceviz, badem, kuru incir

Günlük olarak da, omega yağ asitlerinden zengin olan, ceviz, badem, kuru incir, kuru kayısı gibi gıdaların tüketimi (birkaç adet olmak üzere) önemlidir. Tatlı, pasta, hamur işi, çikolata gibi gıdalar çok fazla tüketilmemelidir.

10- Günde 3 litre sıvı tüketmeye önem verin

Herhangi bir hastalık ya da gebeliğe bağlı diyabet yoksa meyveler ve yeşil sebzeler bolca tüketilmelidir. Soda ve maden suyu yoğun mineral içerir ve tüketilmesi faydalı içecekler arasındadır. Asitli ve gazlı içecekler midede rahatsızlık yaratabileceği için sık olarak tüketilmemelidir ancak haftada 1-2 kez tüketilebilir. Günde 3-4 acık çay, 1 fincan kahve (tercihen filtre kahve) tüketilmesinde sakınca yoktur.

11- Gebelikte 3. aydan itibaren bu beslenme disiplinine uyulması hem annenin sağlıklı bir gebelik geçirmesi hem de sağlıklı bebek gelişimi acısından son derece önemlidir. Gebeliğe başlangıç kilosuna göre değişmekle beraber, tüm gebelikte ortalama 11-14 kg kilo alımı gerçekleşmelidir. Gebeliğin ilk 6 ayında ayda bir kilogram, 6. aydan itibaren ayda iki kilogram alınması dengelidir.

12- Gebelik asla sınırsız yemek değildir, kaliteli ve dengeli beslenme hem rahat bir gebelik sureci hem de sağlıklı bir doğum sağlar.
Gebeliğin 3. ayından itibaren, dengeli ve disiplinli beslenmeye mutlaka düzenli egzersiz programı eklenmelidir. Haftada en az 2 gün birer saat yürüme, yüzme, gebeliğe özel yoga, pilates yapılabilir. Ancak tehlikeli sporlar, ağırlık içeren egzersizler, bisiklet, paten gibi aktivitelerden kaçınılmalıdır". 

Gebelikte sık rastlanan sorunlar ve çözümleri:

1- Kramplarla nasıl mücadele edilmeli?

Gebeliğin özellikle 24-28 haftalarında, bebeğin kemiklerinin mineralizasyonu için ciddi oranda kalsiyum geçişi olmaktadır. Bu nedenle, bu haftalarda bacaklar ve ellerde ağrılı kramplar olabilir. Kramplar esnasında masaj yapılması faydalı olacaktır. Gebeliğin başından itibaren kalsiyumdan zengin olan süt ve süt ürünlerinin (özellikle yoğurt, peynir, ayran, kefir gibi) bol miktarda tüketilmesi önemlidir. Gebeliğin 20. haftasından sonra yoğurt tüketiminin arttırılması krampların oluşmasını engeller. Süt ve süt ürünleri tüketimine rağmen kramplar varsa, kalsiyum veya magnezyum kullanılması krampları önlemede etkili olabilir.
Gebelikte orta parmaklarda hissizlik, ağrı olabilir. Genellikle ele masaj yapılması ve el bileğinin dinlendirilmesi faydalı olsa da gebelik sonrasında genelde tedavi gerekmeksizin düzelecektir.
 
2- Mide bulantılarına karşı ne yapılmalı?

Gebeliğin ilk 3. ayında artan hormonların etkisi ile, özellikle sabah olmak üzere mide bulantısı ve kusmalar olabilir. Genellikle 12. gebelik haftasından itibaren bulantı ve kusma hızla azalır ve 16. haftada bulantı sorunu kalmaz. Özellikle ilk 3 ayda, yağsız, kokusuz, baharatsız, katı gıdaların tüketilmesi bulantıyı azaltmakta etkili olacaktır. Sık aralıkla ve az miktarlarda beslenilmelidir. Bulantı esnasında, kusmak için kendinizi zorlamayın çünkü kusma rahatlatma sağlamaz. Bulantı esnasında tuzlu katı gıdalar (beyaz leblebi, baharatsız cips, tuzlu patates, beyaz peynirli sandviç gibi) alınmalı, açık alandan derin nefes almak rahatlatıcı olabilir. Tüm önlemlere rağmen bulantı-kusma devam ediyorsa doktor kontrolünde bazı ilaçlar kullanılması, bu süreci atlatmaya yardımcı olacaktır.
 
3- Gebelik şekeri için ne yapılmalı?

20 haftadan sonra artan hormonlar etkisiyle gebelikte kan şekeri sorunları olabilir. Gebelikte aşırı kilo alımı ve fazla kilo ile başlanması riski arttırır. Tespit etmek için tüm gebelere 24 ile 28. gebelik haftaları arasında şeker yükleme testi yapılmalıdır. Öncelikle uygun diyet programı ile kan şekeri düzenlenir, eğer diyet ile yeterli kan şekeri düzenlenmesi sağlanamaz ise insülin başlanması gerekebilir. Gebelik sonrası genellikle kan şekeri normal seviyelere döner.
 
4- Gebelikte hipertansif hastalıklar nelerdir?

Gebeliğin ilk 3 ayında, hormonların etkisi ile kan damarları genişlediğinden dolayı, kan basıncı daha düşük seviyelerdedir. Ancak 24-28. haftalardan itibaren kan basıncı yükselir. Kan basıncı yüksekliği ve idrarda protein atılımın artması ile gebelik toksemisi gelişebilir. Bu durum anne ve bebeğin tehdit eden önemli bir durumdur, yakın takibi çok önemlidir.
 
5- Reflü- gastrit- kabızlığa karşı ne yapılmalı?

Gebelikte mide ve barsak hareketleri yavaşlar ve mide ile yemek borusu arasındaki kapakcığın gevşemesi nedeniyle reflüye eğilim artar. Reflüyü önlemek için, yemekten hemen sonra yatar pozisyona geçilmemeli, yatarken yüksek yastık kullanılmalıdır. Gebelikte mide asidinde azalma nedeniyle gastrit şikayetleri azalır. Barsak hareketlerinin yavaşlaması nedeniyle tüm gebelik boyunca kabızlık sorunu artabilir. Gebelikte kullanılan demir ve vitamin ilaçları kabızlık sorununu arttırabilir. Kabızlığı önlemek için, bol sıvı alınmalı, posalı ve lifli gıda tüketilmeli, meyve tüketilmeli, günde birkaç adet kuru kayısı bu sorunun önlenmesine yardımcı olabilir.
 
6- Tarama testleri yaptırılmalı mı?

Gebelik tanısı konulduğu zaman, anne ve bebek için riskleri ortaya koymak için; tiroid fonksiyon testleri, kan sayımı, idrar analizi, hepatit, demir- B12 vitamini seviyeleri ve bebekte anomalilere yol açabilecek enfeksiyonlar için tarama yapılmalıdır.

Gebeliğin 11-14 haftaları arasında Down sendromu tarama testi olan İkili test, bebeğin ense kalınlığı ve burun kemiği incelemeleri yapılmalıdır. 16-18. haftalarda yine Down sendromu tarama testi olan dörtlü test yapılmalıdır.

18-22. haftalar arasında ikinci düzey detaylı ultrasonografik tarama yapılmalıdır.

24-28. gebelik haftaları arasında ise, şeker yükleme testi tüm gebelere uygulanmalıdır.
 
7- Hamileyken egzersiz yapılabilir mi?

Gebeliğin ilk 3 ayından sonra, tıbbi açıdan bir sakınca yoksa gebeler egzersiz için cesaretlendirilmelidir. Aerobik egzersizler ve kardio egzersizleri önerilir. Hafta 2-3 gun, 45-60 dk yürüme, yüzme, gebeliğe özel yoga veya pilates yapılabilir. Kilo kontrolü ve rahat bir gebelik açısından doğuma birkaç hafta kalana dek egzersizler sürdürülmelidir.
 
8- Kanama varsa ne yapmalı?

Gebelik süresince, vaginal kanama hiçbir zaman normal olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle gebeliğin ilk günlerinde, embriyonun yerleşmesi esnasında lekelenme tarzı kanamalar soruna neden olmaz ancak kanama durumunda mutlaka ultrasonografi ile kontrol edilmelidir.
Gebeliğin son 3 aylık dönemindeki plasenta kaynaklı kanamalar son derece önemlidir ve anne ile bebeğin hayatını riske edebilir.
 
9- Gebelikte cinsel ilişki doğru mudur?

Tıbbi olarak yasaklanmadığı sürece son 3 haftasına kadar cinsel ilişkide sakınca yoktur.
 
10- Karın çatlaklarından kurtulunabilir mi?

Gebelik ilerledikçe ciltte artan gerilim neticesinde karın, bacaklar ve göğüslerde çatlaklar oluşabilir. Çatlak oluşumunu önlemek için, gebelikte kilo alımına dikkat edilmeli, dengeli ve özellikle C vitamininden zengin diyet ile beslenilmeli ve 20. gebelik haftasından sonra cildi nemlendirmek için gebeliğe özel kremler, zeytinyağı, badem yağı, kakao yağı yada susam yağı her gün cilt üzerine uygulanmalıdır.
 
11- Ultrason bebeğe zarar verir mi?

Gebelikte 2 boyutlu (siyah beyaz) ultrasonografi, 3 ve 4 boyutlu ultrasonografi uygulanmasının bebek ve anne açısından herhangi bir sakınca yoktur, güvenle yapılabilir.
 
12- Ne sıklıkta muayene olmalı?

Gebelikte 32. haftaya kadar 4 haftada bir, 32-36. haftalar arası 2 haftada bir, 36. haftadan doğuma kadar haftada bir muayene olmalıdır.
 
13- Bebeğin hareketleri nasıl gözlemlenecek?

Bebek hareketleri ilk olarak 18-20 haftada hissedilmeye başlanır, daha önce doğum yapmış bayanlar 16. haftadan itibaren hareketleri hissedebilir. Bebek hareketleri, bebeğin iyilik halini gösteren en önemli parametrelerden biridir. Bebekte sıkıntı veya sorun olduğunda bebek hareketlerinde azalma olacaktır. 20. haftadan sonra bebek hareketlerinde azalma hissedilirse hemen doktora başvurulmalıdır.
 
14- Kaç kilo alınmalı?

Tüm gebelikte 11-14 kg alması normaldir. Gebeliğin ilk 6 ayında, ayda 1 kg, sonraki 3 ayda ise ayda 2 kg alması gerekmektedir. Aşırı kilo alımı diyabet, hipertansiyon ve normal doğumun engellenmesi gibi sorunlara yol açabilirken yetersiz kilo alımı düşük doğum ağırlıklı bebek ya da erken doğuma sebep olabilir.
 
15- Gebelikte eşin rolü nedir?

Gebelik, bayanda fiziksel değişimler yanı sıra psikolojik olarak da bir takım değişiklere yola açabilir. Duygusal değişikler, hüzün, endişe, alınganlık, duygu durum değişiklikleri olabilir. Erkek her zaman anlayışlı ve destekleyici olmalıdır. Özellikle gebeliğin ilk 3 ayında koku hassasiyeti nedeniyle mutfak ve yemek işlerini ele almalıdır. Gebelik sürecinde, gebelik ile ilgili aktiviteler ve muayenelere katılmalıdır. Doğum ve bebek bakımı ile ilgili kurslar ve kitaplar okumalı ve sürece her aşamada aktif olarak katılmalıdır.
  


*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Bu Sayfayı Okuyan Şu Sayfaları da Okudu

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş