Erkek çocuklarında ergenlik belirtileri

Erkek çocuklarında ergenlik belirtileri

Kategoriler

Erkeklerde ergenliğin ilk belirtisi testislerin büyümeye başlamasıdır. Ortalama yaş 12 olarak kabul edilmektedir.

Erkek çocuklarının ergenliğe girdiği nasıl anlaşılır?

Erkeklerde ergenliğin ilk belirtisi testislerin büyümeye başlamasıdır. Ortalama yaş 12 olarak kabul edilmektedir. Çocuk endokrin polikliniklerinde “orşidometre” dediğimiz aletle ölçüm yapıldığında, testis hacminin 4 ml’ye ulaşması, artık testosteron salgılanmasının başladığını ve ergenliğe girildiğini düşündürür. Testislerin büyümeye başlaması ile birlikte torba (skrotum) cildi kalınlaşır ve kızarmaya başlar. Genital bölgede kıllanma, testis büyümesinden 6 ay kadar sonra görülebileceği gibi, eş zamanlı da başlayabilir. Sadece genital bölgede tüylenme görülmesi, ergenliğe girildiğini göstermez. Erkek çocuğun ergenliğe girmesi için mutlaka testislerin büyümesi gereklidir. Testislerin büyümesi 3-5 yıl devam eder. Erişkin testisler 20 ml hacmindedir. Genital bölgedeki tüylenme de yıllar içinde artar ve bacak arasına da yayılabilir. Koltuk altında tüylenme, genital bölgedeki tüylenmeden ortalama 2 yıl sonra başlar ve genellikle 14–15 yaşlarında belirir. Yüz kıllarının çıkışı daha da geç dönemde gerçekleşir. Bir delikanlı her gün tıraş olmak zorunda kaldığında, genellikle artık tam erişkin olmuş demektir.

Erkek çocukların cinsel organlarında nasıl bir değişiklik görülür?

Penis boyunun büyümesi, ergenliğin ortalarında en üst düzeydedir. Genellikle 13,5–14 yaş grubunda gözlenir. Penis gevşek durumda iken uzatılarak bir cetvel yardımıyla boyu ölçüldüğünde, ergenlik öncesi ortalama 6,2 cm. olan penis boyu erişkinde ortalama 13,2 cm’e ulaşır. Penis boyu kısa ise, penis boyunun kısa olmasına neden olan pek çok endokrinolojik hastalık gözden geçirilmeli ve çocukta bunların olmadığı saptanmalıdır. Penis boyunun uzaması, penisteki reseptörlere testosteronun etkisi ile gerçekleşir.

Erkek çocukta sperm yapımı 12–15 yaşları arasında başlar. “Ejakulasyon”, diğer bir ifade ile meni fışkırtma 13,5 yaş civarında genellikle mastürbasyon sırasında meydana gelir. Daha sonra uykuda devam eder. Ergenlikte erkeklerde prostat, salgı kanalları gibi iç cinsel organlarda 7 misline varan artışlar gözlenir.

Erkek çocuklarında da ergenlik döneminde meme büyür mü?

Erkek ergenlerdeki meme büyümesine jinekomasti diyoruz. 10–16 yaş arasındaki çocuklarda yüzde 40 civarında rastlanır. En sık 14 yaşında yüzde 65 oranında tespit edilmiştir. Pubertal jinekomasti, vakaların yüzde 75’inde 2 yılda, yüzde 90’ında 3 yılda kendiliğinden geçmektedir. Kalıcı oran yüzde 10’dan azdır. Neden erkeklerde de mevcut olan düşük miktardaki östrojene karşı, meme dokusunun hassasiyetinin artması ve büyümesidir. Obezlerde daha sık rastlanır. Ergenlere kilo vermeleri tavsiye edilir, meme büyümesini önlemek ve küçültmek için bazı ilaçlar kullanılabilir. Çok fazla büyük ve psikolojik sıkıntı yaratan durumlarda, geç ergenlik döneminde plastik cerrahi operasyonu ile en son çare olarak yağ dokusu aldırılabilir. Ayrıca bazı ilaçlar, beyin tümörleri, karaciğer hastalığı gibi bazı kronik hastalıklar jinekomastiye yol açabilir. Bu durumları, ergenlik jinekomastisinden ayırt etmelidir.

Ergenlik çağında çocukların vücut yapılarında ne gibi değişiklikler olur?

Ergenlik döneminde vücut yapısında (kompozisyonunda) önemli değişiklikler meydana gelir. Vücut kompozisyonu başlıca üç bölümde düşünülebilir.

1. Vücuttaki kemik yapıların oluşturduğu iskelet kitlesi,
2. Özellikle deri altındaki yağ dokusundan oluşan yağ kitlesi
3. Kas yapılardan oluşan yağsız vücut kitlesi

Ergenlik tamamlandığında ise, erkeklerde yağsız vücut kitlesi artar. Bunun nedeni erkeklerdeki testosteron hormonudur. Kadınlarda ise farklılaşma yağ dokusu artışı şeklinde gerçekleşir. Ergenlik dönemi sonunda kadınlardaki yağ dokusu erkeklerin iki katıdır. Bunun da nedeni östrojen hormonudur. Kızlarda yağ dokusunda artma ilk adetten hemen önce başlar ve ondan sonra giderek hızlanır. Vücut ağırlığının genellikle yarısı ergenlikte kazanılır. Ergenlik çağındaki bir diğer önemli olay da boy uzunluğundaki artıştır. Ergenlikte kızlarda 20–25, erkeklerde ise 25–30 cm boy uzunluğu artışı olur.

Ergenlikte sesin kalınlaşması, erkek ergenlerde görülür. Genellikle 13 yaş civarında ses değişmeye başlar.

Ergenlikte ses kalınlaşması normal midir?

Ergenlikte sesin kalınlaşması, erkek ergenlerde görülür. Genellikle 13 yaş civarında ses değişmeye başlar. Beraberinde yağlı saçlı deride kepekler de oluşmaya başlayabilir. Bunun nedeni testosteron hormon düzeyinin artmasıdır. Ergenlik döneminde sadece gece salgılanan testosteron hormonu, ergenliğin ortalarına doğru hem gece hem de gündüz salgılanmaya başlar. Kan düzeyi yükselen testosteron hormonu etkisiyle, ses tellerinde kalınlaşma olur, ciltte yağlanma artar.

Ergenlikte aşırı terleme ve ter kokma normal midir?

Ergenlik başlamadan önce, ortalama 6-8 yaşlarında, böbrek üstü bezinden zayıf androjenik etkiye sahip hormonlar salgılanır. Bu hormonlar testosteron kadar güçlü etkisi olmayan hormonlardır. Ancak cilt altındaki, özellikle koltuk altındaki ter ve yağ bezlerinin sayıca ve hacim olarak artmalarına neden olurlar. Terleme artar ve özel bir kokusu vardır.

Bu hormonlar alında, bazen burun üstünde ve göğüste az sayıda sivilce gelişimine yol açabilirler. Bu sivilceler eğer enfekte olmazlarsa kendiliğinden geçerler. Bu nedenle çocukların yüz ve vücut temizliği ile ilgili alışkanlıkları çok önemlidir.

Ergenlik öncesi genital bölge tüylenmesi normal midir?

Bazı çocuklarda 6–8 yaşlarında, böbrek üstü bezinden salgılanan zayıf androjen etkili hormonlar nedeniyle, genital bölgede hatta koltuk altında tüylenmeler görülebilir. Bu tüyler zayıf, ince tüylerdir ve ailelerin korkmasına gerek yoktur. Ergenlikle ilgili tüylenme de ( testosteron etkisindeki tüylenme ) tüylerin özellikleri farklıdır. Bu tüyler kalın, kıvrımlı ve sert olurlar. Eğer erken yaşlarda genital bölge veya koltuk altı gibi vücudun başka yerlerinde, bu özellikte tüylenme görülürse mutlaka uzmanına danışılmadır. Çocuk endokrin uzmanı bu duruma neden olabilecek hastalık durumlarını araştırmalı, gerekli hormon incelemeleri yapılmalıdır.


*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş