Ergen çocukların beslenmesi nasıl olmalı?

Ergen çocukların beslenmesi nasıl olmalı?

Kategoriler

Bebeklik döneminden itibaren alınan mineraller sağlığı etkiliyor.

Soframızdan eksik etmediğimiz tuzun yani iyotun vücut için önemi nedir?

Ülkemiz iyot eksikliği bölgesindedir. Toprakta ve suda yeterince iyot yoktur. İyot tiroid hormonu için gerekli olduğundan ve tiroid hormonları metabolizmayı düzenlediğinden dolayı, ergenlikte artmış metabolik faaliyetler için mutlak surette iyoda ihtiyaç vardır. İyot eksikliği nedeniyle guatrlı veya guatrsız olarak görülen hipotiroidi de; ergende halsizlik, yorgunluk, tembellik, obezite, boy kısalığı gibi belirtiler gözlenir. İyot eksikliğini yerine koymak için en uygun yol, iyotlu tuz kullanımıdır. Evlerde iyotlu tuz kullanımı arttırılmalıdır.

Kansızlık günümüzde ailelerin en yakındığı sorunların başında geliyor. Ergenlerde kansızlığın önlenmesi için ne yapılmalıdır?

Hayvansal kaynaklı besin tüketimine ergenlik döneminde özen gösterilmelidir. Kırmızı et en önemli demir kaynağıdır. Özellikle kız çocuklarında adetlerle kaybedilen kan nedeniyle, demir alımına dikkat edilmelidir. Tekrarlayan üst solunum yolları enfeksiyonları, ishal ve paraziter hastalıklar da kansızlığın ( demir eksikliği anemisi) oluşmasına yol açar. Diyetle C vitamini yetersiz alınırsa, ekmek gibi bitkisel kaynaklardan gelen demir yeterince kullanılamaz. Yemekle çay tüketilmesi de demir emilimini azaltır. Kansızlık; tembellik, okul başarısında düşüklük, yorgunluk, dikkat azlığı gibi belirtilere yol açar. Okul çocuklarında yüzde 20-35 oranında kansızlık saptanmıştır.

Ergenlerde kemiklerinin güçlenmesi için ne yapılmalıdır?

Çocukluk ve ergenlik dönemi kuvvetli ve sağlıklı iskelet oluşumunun gerçekleştiği önemli yıllardır. Kemiklerin büyüdüğünü boy uzaması ile anlarız, ancak kemiğin içyapısının kuvvetlenmesinin ve büyümesinin belirli bir dengesi yoktur. Kemik çok kuvvetli bağ dokusundan yapılmıştır. Kemiği sertleştirmek için bağ dokusunun üstünde kalsiyum depolanır. İskelet sisteminin birçok yerinde kemik parçalayan hücreler (osteoklast) eski kemiği yok ederken, kemik yapan hücreler (osteoblast) yeni kemik oluştururlar. İskeleti oluşturan kemiklerin kuvveti, genetik yapımızla ilgilidir, ancak yaşam şeklimiz oluşan kemik miktarını ve gücünü belirler. Kalsiyum içeren dengeli bir beslenme, kemiğe yük bindiren fiziksel aktiviteler, sağlam kemik yapımına yardımcıdır.

Çocuklarda yeni kemiği yapan hücreler çok hızlı çalışırlar, böylece iskelet yoğunluğu ve kuvveti artar. Genç erişkinlerde, yapılan ve yıkılan kemikler arasında bir denge vardır. Ancak 35–40 yaşından sonra kemik kaybı artar, kemik erimesine (osteoporoz) neden olabilir. Çocuk ve ergenlik çağında ne kadar iyi kemik kütlesine ulaşılabilirse, erişkin dönemde osteoporoz gelişme riski azalır. Kemik kütle artışı ve yoğunluğu en hızlı ergenlikte artar ve 18–20 yaşlarında maksimuma ulaşır. Bu olayda seks hormonlarının da rolü vardır.

Ergenlerin düzenli fizik aktivite yapmaları kemik sağlığı için gereklidir. Kemikler eğer kullanılmazlar ise sorun yaşarlar. Kemiklere kuvvet uygulayarak yapılan fizik aktiviteye ihtiyaç vardır.

Kalsiyum en çok hangi yiyeceklerde bulunur?

Çocukluk çağı ve ergenlikte, vücut kemik ve dişlerde yerleşecek şekilde kalsiyum biriktirir. Kalsiyumdan zengin kaynaklar süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleridir ancak kalsiyum yeşil yapraklı sebzeler ve pişmiş tahıllarda da bulunmaktadır. 3–12 yaş arasındaki çocukların günde ortalama 800 mg kalsiyum ihtiyacı vardır. Bu miktarı bir bardak süt, bir bardak yoğurt ve bir kibrit kutusu kadar peynirden elde edebiliriz. Gençlerin ise kalsiyum ihtiyacı yaklaşık 1300 mg’dır.

Kemiklerin gelişimi için sadece yiyeceklere bel bağlamamak gerekir değil mi?

Ergenlerin düzenli fizik aktivite yapmaları kemik sağlığı için gereklidir. Kemikler eğer kullanılmazlar ise sorun yaşarlar. Kemiklere kuvvet uygulayarak yapılan fizik aktiviteye ihtiyaç vardır. Zıplamak, seksek atlamak, koşmak, ip atlamak kemiğe en yararlı egzersizlerdir. Yüzme, bisiklet kullanma gibi hareketler ise, kasları geliştirirken kemiğin kuvvetlenmesine katkıda bulunmamaktadırlar çünkü kemiğin üzerine uygulanan bir kuvvet yoktur. Kemik sağlığı bazı durumlardan olumsuz etkilenmektedir. Uzun süreli kötü beslenme, normalin üzerinde fiziksel aktivite veya sigara içmek kemik gelişimini olumsuz etkiler.

Dengesiz beslenmek kemik gelişimi üzerinde nasıl bir etki yaratır?

Uzun süreli gereğinden az miktarda beslenmek sadece kalsiyum alımının yetersizliğinden değil, hormon seviyelerini etkilemesinden dolayı da kemiği olumsuz olarak etkilemektedir. Ergenlik dönemi ve sonrasında kız çocukları kemik sağlığını koruyabilmek için yeterli miktarda cinsiyet hormonuna ihtiyaç gösterir. Kötü beslenme sonucu oluşan aşırı zayıflama ile östrojen salınımı yeterli derecede olmaz ve adet düzensizliği görülebilir. Yaklaşık altı ay kadar adet görmeyen kız çocuklarında, osteoporoz riski artmaktadır. Buna benzer olarak eğer ergenlik gecikmesi olursa, yine iskelet sistemi olumsuz etkilenebilir. Gereğinden fazla fiziksel aktivite eğer uygun beslenme sağlanamazsa, sorunlara yol açabilir. Ayrıca sigara kemiklerden kalsiyumu çalar ve büyüme için gerekli olan vitamin ve mineral kaybına neden olur. Gazlı içecekler (meşrubatlar) kemikten kalsiyum kaybına neden olur. Gazlı içecekler yerine süt, ayran ve su tüketilmelidir.

Ergenlik dönemindeki kemik gelişimi ileriki yıllara nasıl yansıyor?

Çocukluk ve tabii ki ergenlik döneminde kemik gelişiminin en iyi dereceye ulaşması ileri yaşlarda kemik erimesi hastalığı (osteoporoz) riskini azaltacaktır. Osteoporoz sonucunda kemikler küçük darbelerle bile kırılgan hale gelmektedir. Kalça, el bilek kemiği ve bel kemiği en sık kırıkların oluştuğu yerlerdir. Bel kemiğinde meydana gelen kırıklar boy kaybına, kamburluğa ve ağrıya neden olmaktadır. Osteoporoz, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ancak erken önlem alınmalıdır. Çocukluk ve ergenlikte kuvvetli kemik yapısı oluşması, ileri yaşlarda kemik kaybı ve osteoporozu engellemek için şarttır. Yaşamın erken döneminde iyi beslenme ve fizik aktivite alışkanlıklarının oluşması erişkin dönemde bunun devamının sağlanması, çocuğun ileride osteoporoz geliştiren yetişkinlerden olmayacağının göstergesidir. Aslında ergenlerde de osteoporoz, çok nadir de olsa görülebilir. Bazı ergenlerde kemik kaybı ve kırıklar başka sağlık sorunları sonucu ortaya çıkar ancak nedeni bulunamayan kemik erimeleri de gözlenebilir. Bu durum özellikle ergenliğe girişi fazla gecikmiş (örneğin 15–16 yaş) ve seks hormonları salgılanması olmayan çocuklarda daha sık gözlenir. Başka sağlık sorunları sonucu ortaya çıkan kemik erimeleri; barsak sisteminden gıdaların emilemediği barsak hastalıkları, uzun süre yatağa bağımlı kalmak, uzun süreli yüksek doz steroid (kortizon) almak, bilinçli olarak yapılan aşırı zayıflama çabası, tiroid hormonlarının fazla çalışması ve osteogenezis imperfekta da (cam kemik hastalığı) gözlenir. Doktor muayene ve tetkikleri sonucunda kemik erimesine neden olan hastalık saptanır.


*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş