Diyabette aile ve hasta nasıl etkileniyor?

Diyabette aile ve hasta nasıl etkileniyor?

Kategoriler
Diyabetin en kötü anı hastaya diyabetli olduğunu söylediğimiz andır. Özellikle çocuksa, o ana kadar tamamen normal bir birey olarak hayatını sürdüren hasta, insüline bağımlı bir hale gelir. Aslında bunu bir yaşam tarzı olarak kabul edebilirsek, bir hastamın dediği gibi, erken yaşta diyet ve egzersiz programına girmek olarak algılanabilir. Herkesin diyabet tanısında verdiği tepki farklıdır. Bazıları hastalığı hemen kabul edip, tedaviye uyum gösterirler. Bazıları hastalığı inkar edip, başka bir doktora başvurup tanıyı teyit ettirmek isterler. Çocuk diyabetinde anne ve baba da depresif bir tablo oluşur. Ebeveynlerin psikolojisi ile de uğraşmak gerekir.

Genellikle diyabetliler , siz tanıyı söylediğinizde nasıl davranıyorlar?

İnişli, çıkışlı bir tablo sergiliyorlar. Bazen çok itaatkar, bazen de kabul etmeme durumu söz konusu oluyor. Aslında bu kişilerin diyabet tanısı konmadan önceki sorunlarla nasıl başa çıktığı ile ilişkili.Günlük hayattaki karşılaşılan sorunları çözme tarzı, diyabet ve tedavisine dair yaklaşımı belirler. Tabii tanı konduğunda andaki yaş da reaksiyonların derecesinde önemlidir. 6 yaşında tanı konmuş Tip 1 diyabetli bir çocukla, 50 yaşında Tip 2 diyabet tanısı konmuş bir hastanın gösterdiği tepki farklıdır.

Tanı konduktan sonra insanlar kısa süreli bir şok hali yaşarlar. Ne yapacaklarını bilemeyerek keder, üzüntü, korku gibi karmaşık duygular içine girerler. Bir süre sonra bu kriz dönemi sona erer ve bu durumu hayatlarının bir parçası haline nasıl getireceklerini düşünürler. Bu kriz döneminin süresi kişiden kişiye değişir. İnsanlar hastalıklarda değişik rollere bürünürler. Bazıları kaderci olur, bazıları hastalığın oluşma nedeni hakkında geriye dönük araştırmaya girer ve suçlayacağı kişi veya kişileri araştırır. Bazıları da doktorun tanısını inkar edip, yeni arayışlara girer. 

Ancak bütün bunlar geçicidir ve bir süre sonra kan şekeri yüksekliği devam edip, tedaviye ihtiyaç bariz hale gelince hastalığı kabullenme durumu ortaya çıkar.

Erişkin Tip 2 diyabetlilerde hastanın kendini sorumlu tutması da söz konusudur. Eğer kiloma daha fazla dikkat etseydim, bu hastalığa yakalanmazdım şeklinde bir görüş oluşabilir. Aslında sigara içmek, kötü beslenmek, egzersiz yapmamak gibi hastalıklar bazı hastalıklara zemin hazırlar. Kendini suçlamak devam ederse bu hem depresyona zemin hazırlar, hem de tedaviye bir faydası yoktur. Onun için hastanın hastalığını bir an önce kabul edip, tedaviye başlaması gereklidir. 

*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş