Damar tıkanıklıklarının en önemli nedeni; Homosistein

Damar tıkanıklıklarının en önemli nedeni; Homosistein

Kategoriler

Ailesinde kalp-damar hastalığı olanlar; kolesterol, diyabet, yüksek kan basıncı olmadığı halde kardiyolojik check-uplarını mutlaka yaptırmalı, özellikle homosistein düzeylerini takip etmelidirler. Çünkü homosistein damar tıkanıklıklarının en önemli nedeni.

Homosistein, özellikle et tüketimi ile birlikte kandaki seviyesi artan bir aminoasittir. Kan damarlarının iç yüzeyini döşeyen hücrelere zarar verir, kanın pıhtılaşma mekanizmasını etkileyerek kalp krizi ve üreme riskini arttırır. Yeşil yapraklı sebzeler ve mercimek gibi hububatlar folik asit, B6, B12 vitamini türevlerini içerir. Bunların yenilmesi ile birlikte et tüketimini azaltmak homosistein seviyesinin yükselmesini önlemektedir.

Homosistein hangi sorunlara sebep olur?

30 yıldan fazla süredir yapılan çalışmalar ve klinik deneyler, kandaki homosistein artışının, erken yaşta başlayan ve tekrarlayıcı nitelikte olan tromboembolik damar hastalıklarının zeminini “tek başına” oluşturduğunu göstermiştir.

Vücutta homosistein düzeylerinin artmasındaki en önemli sonuç, erken denebilecek yaşlarda gelişen ve hayatı tehdit edecek kadar tehlikeli olabilen damar tıkanıklarına yol açmasıdır. Homosistein düzeyinin hafif düzeyde artması bile bu tıkayıcı mekanizmaları uyarabilmektedir. Homosistein normal plazma düzeyi 5 - 15 promil olarak kabul edilmektedir. Bu düzey; gerek metabolizmadaki genetik bozukluklara (enzim defektleri gibi), kronik hastalıklar; yaş cinsiyet gibi kişisel özellikler, gerekse vitamin ve beslenme eksiklikleri ve bazı ilaçların alımından etkilenmektedir.

Hiperhomosisteinemi, homosisteinüriye de neden olmaktadır. Artan plazma homosistein düzeyi arteriyel ve venöz trombozis, miyokardial infarkt ve kronik renal yetmezlik gibi birçok hastalıklar için risk oluşturur. Bu artmış düzeyi, folik asit alımı ile normal seviyelere indirebilmek mümkündür. İşte bu nedenle birçok hastalık için risk faktörü olan plazma homosisteinindeki artışın olup olmadığının araştırılması ve diyetle normal düzeylere çekilmesi gerekmektedir.

Özellikle aşırı kırmızı et tüketimi ve sebzelerin az yenmesi homosistein yükselmesi riskini artırabilmektedir. Bununla beraber egzersiz yapmamak ve hareketsiz yaşam da homosisteini yükseltmektedir. B6, B12 ve folik asit kullanmak ise homosisteini düşürmeye yardımcı olmaktadır. B6 meyve, balık, fındık, fıstık ve sebzelerden; B12 ise mutlaka ilaç takviyesi olarak alınmalıdır. Folik asit, meyve ve fındıkta yüksek oranda bulunmaktadır. Ayrıca ilaç olarak da alınabilir.

Artık tıp dünyasında kolesterol kadar, hatta ondan daha tehlikeli görülen homosistein henüz halk arasında yaygın olarak bilinmemektedir. Ancak giderek öğrenilmekte ve önem verilmektedir.

Tarih 3.3.2017 editor@florence.com.tr
Paylaş