Çocukluk çağı diyabeti, erişkin diyabetinden farklı mıdır?

Çocukluk çağı diyabeti, erişkin diyabetinden farklı mıdır?

Kategoriler

Evet farklıdır. Tip 1 diyabette çocuk ancak düzenli olarak insülin iğnesi kullandığında sağlıklı kalabilir.

Bu kişilerin vucutları insülin üretemediği için, kan şekeri düzeyleri kontrol altında tutulamaz ve diyabet belirtileri çok hızlı ortaya çıkar. İnsülin kaslardaki protein ve yağların parçalanmasını önleyerek vucut dengesinin korunmasında çok önemli bir rol oynamaktadır. İnsülin yokluğunda parçalanan yağ ve kasların yan ürünleri kanda birikir ve keton denilen maddeler üretilir. Bu üretimin önüne geçilemezse yani hastaya erken tanı konamazsa keton seviyesi yükselir ve diyabet koması oluşabilir. 

Çocukluk çağı diyabetinin çok büyük kısmı genetik değildir.Yani akrabalarda diyabet olması ile ilgisi yoktur, ancak son yıllarda çocuklarda da erişkin diyabetine benzer, şişmanlığın tetiklediği diyabet  tanısında artış gözlenmektedir. Çocukluk çağı diyabeti en sık 6-7 yaşları ve 13-14 yaşlarında gözlenmektedir. Fiziksel veya ruhsal stresler, bazı virutik enfeksiyonlar pankreas insülin salgılayan hücre tahribatını tetikleyebilir. Hastanın, herhangi bir anda alınan kan şekerinin 200 mg/dl üstünde olması ve idrarda şeker mevcudiyeti tip1 diyabet tanısını koydurtur. Tip 1 diyabette insülin vücutta olmadığı için, mutlaka dışarıdan insülin verilmesi gerekir. Ancak yalnız insülin verilmesi ile tedavi sağlanamaz ,  mutlaka kalori ayarlanması yani diyet tedavisi ve egzersiz yapılması gerekir. 

Dolayısıyla çocukluk çağı diyabet ailenin katılımı ve diyabet eğitimini çok iyi öğrenmesi şartı ile; hekim, diyetisyen, hemşire, psikologdan oluşan bir ekip tarafından tedavi edilir. Hasta mutlaka hipoglisemi yani kan şekeri düşüklüğü belirtilerini öğrenmelidir, çünkü akut dönemde en sık rastlanılan komplikasyon hipoglisemidir. Bu durumda ağza birkaç kesme şeker atmak veya meyve suyu içmek yeterlidir. Okuldaki öğretmen mutlaka öğrencisinin diyabetli olduğunu bilmelidir ve ara öğün, insülin yapma zamanlarında toleranslı olmalı; hipoglisemi durumlarında müdahale edebilmelidir.

*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş