Çocuklarda metabolik sendrom ve beslenme önerileri

Çocuklarda metabolik sendrom ve beslenme önerileri

Kategoriler
Metabolik sendrom dediğimiz obezite ve insülin direnci veya obezite, diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol çağımızın hastalığıdır, yaşam süresi ve kalitesini azaltır. Ergenlikte kilolardan kurtularak, erişkinde gözlenebilecek bu sağlık risklerinden uzaklaşılabilir. Diyet ve fizik egzersiz tedavinin en önemli bileşenleri olmakla beraber, yeterli değildir. Eğitim ve davranış değişikliği de mutlaka gereklidir. Obezite tedavisinde kullanılan diyetler çeşitlilik arz ederler ancak ergen gelişim çağında olduğu için mutlaka kontrollü diyet yapması gerekir. Ergenin kendi başına, kontrolsüz diyet yapması çok sakıncalıdır. Obezite gelişiminde enerji dengesi çok önemlidir. Erişkinde bir yılda 5 kilo vücut artışı temin edilebilmesi için, fazladan 30.000 kilokalori alınmalıdır. Çocuklarda ise, bir yılda fazladan 2 kg artışı için, günde fazladan 33 kilokalori alınması yeterlidir. Çalışmalar obezlerin daha az aktif olduklarını belirlemiştir. Bunun neden mi yoksa sonuç mu olduğu tartışmalıdır. Obezite gelişiminde fazla yemek yeme başlıca faktör olsa da, gün içinde fazla öğün sayısının arttırılması ve 3 ana 3 ara öğün şeklinde sık ve az yemek yenilmesi obezite riskini azaltır. Bu nedenle, ergenlik döneminde sık görülen bir davranış olan öğün atlamanın sakıncaları ergene iyice anlatılmalıdır.
 
Ergenler için dengeli beslenme, toplam kalorinin takriben yüzde 50’sinin karbonhidratlardan, yüzde30’unun yağlardan ve yüzde 20’sininde proteinlerden alındığı, vitamin ve mineralleri kapsayan bir beslenme şeklidir.

Ergenlik döneminde beslenmenin çok önemli olduğunun farkındayız. Dikkat edilmesi gereken hususları tekrarlamak gerekirse hangi uyarılarda bulunursunuz?

Ergenlik döneminde beslenme çocuğun fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden önemli değişiklikler yaşadığı bir dönemi içine almaktadır. Büyümenin çok hızlandığı bu dönemde enerji ve besin maddelerine ihtiyaç çok fazladır. Ancak dönemin özelliğinden dolayı ergen sıklıkla ya kendi başına ya da arkadaşları ile birlikte yemek yer; aile ile birlikte olunan süre azalır. Bu durum yanlış beslenme alışkanlıklarına yol açar. Bu dönemde ergen yeterli ve dengeli beslenmesinin yanında, tükettiği besinlerin hijyenik olmasına da dikkat etmelidir. Bu dönemde kazanılacak en önemli alışkanlık olan spor yapmayı düzenli sağlayabilmek için de,  yine yeterli ve dengeli beslenmelidir.

Aşırı beslenmenin yanında yetersiz beslenme de gelişimi olumsuz etkiliyor değil mi? 

Özellikle ergenlik dönemi öncesi yetersiz ve dengesiz beslenen çocuklar, ergenlik döneminde bu alışkanlıklarını sürdürürlerse sağlık sorunları ile karşılaşabilirler. Vücudumuzun düzenli çalışması, hücrelerin yenilenmesi, kan ve kemik yapımı, metabolik faaliyetlerin düzenlenebilmesi için protein, yağ, karbohidrat, vitamin ve minerallere ihtiyaç vardır. Ayrıca, özellikle ergenlerde terleme arttığı için kaybedilen suyun da yerine konması gerekir. Bu nedenle bol su içilmelidir. Birçok gelişmiş ülke başta Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada olmak üzere, ergenlere D vitamini desteği önermektedir. Bunun nedeni, kemik gelişiminin en fazla ergenlik döneminde olması ve D vitaminine ihtiyacın artmasıdır. D vitaminin en önemli kaynağı, vücudumuzdaki cilt altı D vitamini depolarıdır. Bu öncül D vitamininin aktif hale gelmesi için güneş ışığına ihtiyaç vardır. Ergenler güneş ışığından yeterince faydalanmalıdır.
 
Dengeli beslenmede nelere dikkat etmeliyiz?

Ergenlik döneminde boy ve ağırlıklar fark ettiğinden genelde kızların enerji ihtiyacı 1800–2500 kalori, erkeklerinde 2500–3500 kalori kadardır. Burada önemli olan alınan enerjinin protein, yağ ve karbonhidratlardan gelen oranıdır. Beslenmemizin büyük kısmını bunlar oluşturur ve hücre ve dokularımızın gelişimi ve korunması için gerekli maddelerle birlikte vücudumuza enerji sağlarlar. Vitamin ve mineraller de eşit derecede önemlidir fakat sadece küçük miktarlarına gerek duyulur ve enerji olarak kullanılmazlar. Ergenler için dengeli beslenme, toplam kalorinin takriben yüzde 50’sinin karbonhidratlardan, yüzde30’unun yağlardan ve yüzde 20’sininde proteinlerden alındığı, vitamin ve mineralleri kapsayan bir beslenme şeklidir. Ergenlik döneminde enerji gereksinimindeki artışa paralel olarak tiamin, riboflavin, niasin, folik asit ve B12 vitaminlerine ihtiyaç artar. Cinsel olgunluk dönemine geçilen bu safhada ayrıca A, C, E vitaminleri ve kemik yoğunluğunun yeterli hale gelebilmesi için D vitaminine ve özellikle kalsiyum ve demire ihtiyaç da artmıştır. 

Yeterli ve dengeli beslenmek için besinleri kaç gruba ayırıyorsunuz?

Dört gruba ayırıyoruz.

Birinci grup, et, balık, tavuk, yumurta ve kuru baklagiller grubudur. Bu grup protein, B grubu vitaminleri, demir ve çinko gibi mineralleri sağlar. Bu gruptan günde en az iki porsiyon almak gerekir. Bir öğünde balık, et, tavuk veya yumurta diğer öğünde de baklagiller tercih edilirse, günlük ihtiyaç karşılanmış olur.
İkinci grup, süt, yoğurt ve peynir grubudur. Vücudumuza kalsiyum, riboflavin ve protein sağlar. Bu gruptan günlük alınması gereken miktar iki su bardağı kadardır. Her gün iki su bardağı süt almak dengeli beslenmek için ilk koşuldur. Süt yerine aynı miktar yoğurtta yenebilir. İki kibrit kutusu kadar beyaz peynir bir su bardağı sütle eşdeğerdir. Bir öğün peynir, bir öğün süt veya yoğurt alınarak bu gruba olan gereksinim karşılanabilir.
Üçüncü grup sebze ve meyve grubudur. Başta A vitamininin ön maddesi olan karoten ve C vitamini olmak üzere pek çok vitamin ve mineral bu gruptan sağlanır. Sebze ve meyve grubundan günde en az üç porsiyon alınması gereklidir. Bir günde iki adet meyve ve bir salata yendiğinde bu gruba olan gereksinim karşılanmış olur. Sebze yemekleri de sıklıkla tüketilmelidir. Turunçgiller ve yeşil yapraklı sebzeler pek çok vitamin ve mineral yönünden zengin besinlerdir.
Dördüncü grup ekmek ve tahıl grubudur. Bu grup  niasin ve tiamin gibi B grubu vitaminleri sağlar ve önemli bir enerji kaynağıdır. Bu gruptan günde 3–5 porsiyon almak yeterlidir. Her öğünde bir-iki dilim ekmek ve öğünlerden birinde pilav veya makarna yendiğinde bu gruba olan gereksinim karşılanmış olur.

Okul başarıları ile kahvaltı yapmak arasında doğrudan ilişki vardır. Sabah kalkıldığında kahvaltı yapılmazsa beyinde yeterince enerji oluşmaz.

Ergenlik dönemindeki kas gelişimi için nelere dikkat edilmelidir?

Ergenlik döneminde kemik gelişimi ve kas yapımı söz konusudur ve gıda ile alınan protein, kalsiyum ve demir kullanılır. Vücudun bu işlemleri yeterince yapabilmesi için besinlerin kısa aralıklarla alınması gerekir. Besinler uzun aralıklarla alındığında vücutta proteinden çok yağ yapımı olur. Bu nedenle öğün aralıkları çok önemlidir ve en çok dört saat olmalıdır. En önemli öğün kahvaltıdır. Okul başarıları ile kahvaltı yapmak arasında doğrudan ilişki vardır. Vücudumuz uyurken bile çalışmaya devam eder. Akşam yemeği ile sabah kahvaltısı arasında geçen 12 saatlik sürede vücut besinlerin tümünü kullanır. Sabah kalkıldığında kahvaltı yapılmazsa beyinde yeterince enerji oluşmaz. Bu durumda yorgunluk, baş ağrısı, dikkat azlığı gibi sıkıntılar yaşanır. Kahvaltı yapmayan beden kendi deposundan kullanır ve hastalıklar karşısında direnci düşer. Kahvaltıda günlük enerjinin dörtte birinin karşılanması gerekir. Günlük 2200 kalori alması gereken bir çocuğun kahvaltıda alması gereken kalori miktarı 400-500’dür. Özellikle aile ve eğitmenler, ergenleri bu konuda bilinçlendirmelidirler. Yapılan araştırmalar, öğrenilen bilgilerin beyinde korunabilmesi için öğrenimden sonra yeterli ve dengeli beslenmenin gereğini ortaya koymaktadırlar. Bu da ikindi kahvaltı veya öğünü ile sağlanabilir.
 
Üç beyazdan uzak durmanın önemini artık biliyoruz. Anneler bu konuda hangi noktaları önemsemeli?

Annelerin yemeklere fazla yağ koymamaları, zeytinyağı gibi bitkisel yağları tercih etmeleri, yemek pişirmede yağda kızartma ve yağda kavurmadan sakınmaları, yemeklere aşırı tuz eklememeleri, tuzlu olarak hazırlanan turşu, salamura balık gibi besinlerden kaçınmaları sağlıklı beslenme için gereklidir. İçlerinde katkı maddeleri bulunan hazır besinlerde fazla tüketilmemelidir. Sebze ve meyve yetiştirmede kullanılan böcek öldürücü ilaç kalıntılarından temizlenmesi için meyve ve sebzeler bol suda yıkanmalıdır. Kolalı içeceklerden sakınılmalı, ayran, süt, taze sıkılmış meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Pasta, tatlı, dondurma, cips, kek gibi fazla yağlı ve şekerli yiyecekler çok tüketildiğinde obeziteye neden olurlar. Gıda hijyenine dikkat etmeli, açıkta satılan yiyecek ve besinleri tüketilmemelidir.
Tarih 1.6.2017 editor@florence.com.tr
Paylaş