Böbrek hastası olabilir miyim?

Böbrek hastası olabilir miyim?

Kategoriler

Çeşitli nedenlere bağlı olarak böbreklerimiz zarar görebilir ve böbrek işlevlerinde giderek azalmaya yol açan bir klinik tablo ile karşılaşılabilir. Böbreklerimizi yıllar içinde etkileyen ve müzmin (kronik) bir seyir gösteren bu tabloya kronik böbrek hastalığı adı verilir. Bir kronik böbrek hastalığının zamanla böbrek işlevlerini bozması durumuna da kronik böbrek yetersizliği denir. Kronik böbrek hastalığına yol açan nedenlerin başında şeker hastalığı (diyabet) ve yüksek tansiyon (hipertansiyon) gelmektedir. Ayrıca kronik glomerülonefrit adı verilen böbreğin bazı iltihabi hastalıklarında da benzer bir tablo oluşabilir. 

Kronik böbrek hastalarında yıllarca hiçbir şikayet ve belirti olmayabilir. Bazen altta yatan hastalığa özgü bulgularla karşılaşılabilir. Örneğin, kronik glomerülonefriti olanlarda idrarda kanama veya göz kapaklarında ve bacaklarda şişlikler görülebilir. Eğer araştırılacak olursa, kan basıncında (tansiyonda) yükseklik, idrar ve kan tahlillerinde bozukluklar saptanabilir. Hastalarda geceleri sık idrara çıkma görülebilir. 

Kronik böbrek hastalıklarının erken dönemde fark edilebilmesi için toplumda herkesin kan basıncını kontrol etmesi ve periyodik olarak sağlık taraması yaptırması çok önemlidir. Kronik böbrek hastalığının yıllar içinde ilerlemesi ve böbrek işlevlerinin giderek azalması sonucunda bazı şikayetler ve bulgular ortaya çıkar. Böbreklerimizin atılması gerekli zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştıramaması ve bu maddelerin kanda birikmesi ile halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, kaşıntı ve uykuya meyil gibi şikayetler görülebilir. Kronik böbrek yetersizliğinin daha ileri aşamalarında ise vücudumuza alınan su ve tuz yeteri kadar atılamaz. Bunun sonucunda göz kapaklarımızda, ayaklarımızda ve bacaklarımızda şişmeler olabilir. Buna tansiyon yüksekliği eşlik edebilir. Akciğerlerimizde sıvı birikerek nefes darlığına yol açabilir. Ayrıca, vücuttaki potasyumun atılamamasına bağlı olarak halsizlik, felçler ve kalp durmasına kadar gidebilen ölümcül bir tablo ortaya çıkabilir.  

Kronik böbrek yetersizliği olan hastalarda böbreklerin işlevlerini yerine getirememesi sonucunda oluşabilecek önemli sorunlardan biri de anemi (kansızlık) gelişmesidir. Anemi, halsizlik, çabuk yorulma, baş dönmesi, konsantrasyon güçlüğü, çarpıntı ve nefes darlığına neden olabilir. Ayrıca, bu hastalarda, D vitamininin yapılaması ve fosforun vücuttan atılamamasına bağlı olarak kalsiyum ve fosfor dengesinde bozukluk ortaya çıkar. Bunun sonucunda, boyundaki tiroid bezinin arkasında yer alan ve kalsiyum-fosfor dengesini düzenleyen paratiroid bezlerinin fazla çalışması ile ortaya çıkan bir tablo gelişir. Buna ikincil hiperparatiroidi adı verilir. Tüm bunlara bağlı olarak kemik yapımında bozulma, kemiklerin direncinde azalma ve kolay kırılmalarla karşılaşılabilir.   

Kronik böbrek hastalarında kullanılan bazı ilaçlar ve bunların atıkları vücutta birikebilir. Bu nedenle bu hastalarda ilaç tedavisi çok dikkatli bir şekilde planlanmalı ve bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınmalıdır.      


Böbrek hastalıklarını önlemek veya ilerlemesini geciktirmek üzere, bireysel olarak alınabilecek önlemler nelerdir?

Kronik böbrek hastalığı tüm dünyada ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Günümüzde çeşitli nedenlere bağlı olarak kronik böbrek hastalığında artış görmekteyiz. Özellikle gelişmiş toplumlarda yaşam süresinin uzaması nedeniyle kronik hastalıklar da artmaktadır. Kronik böbrek hastalığının en sık nedeni olan diyabetin artışı, kronik böbrek yetersizliği olan hastaların artmasına neden olmaktadır. Türkiye’de diyabet son 12 yılda %90 artarak, %7.7’den %13.7’ye çıkmıştır. Bunun en önemli nedeni şişmanlık (obezite) ve sağlıksız yaşam tarzıdır. Kronik böbrek yetersizliğinin ikinci sıklıktaki nedeni hipertansiyondur. Ayrıca kronik glomerülonefrit adı verilen böbreğin bazı iltihabi hastalıkları ve irsi (genetik) olan polikistik böbrek hastalığı da kronik böbrek yetersizliğine yol açabilir.  

Kronik böbrek hastalığı açısından risk altında olan kişiler fazla kilolu olanlar, yüksek tansiyonu olanlar, diyabetikler ve ailesinde böbrek hastalığı olanlardır. Yaş ilerledikçe damarlar yaşlandığı ve böbrek yetersizliği riski de arttığı için ileri yaştakiler de kronik böbrek hastalığı açısından risk altındadır. 

Kronik böbrek hastalığı ile ilgili önemli bir sorun, bu hastalığın bir çok hastada ileri aşamalara kadar herhangi bir belirti vermemesidir. Oysa, ucuz ve basit testlerle gerçekleştirilen taramalarla kronik böbrek hastalığı erken dönemlerde tanınabilmektedir. İdrar tahlili ve kanda kreatinin tayini erken tanıdaki en temel tetkiklerdir. Ayrıca kan basıncının ölçülmesi ile yüksek tansiyonun fark edilmesi önemlidir. 

Kronik böbrek hastalığının ilerlemesinin geciktirilmesinde yaşam tarzı değişikliklerinin büyük önemi vardır. Böbreklerimiz kan damarlarından çok zengin olduğu için kalp ve damar sistemimizi koruyucu tüm önlemlerin böbreklerimizi de koruyucu etkisi vardır. Ayrıca, kronik böbrek hastalarında, kalp ve damar hastalığı riski yüksektir. Bu nedenle, bu hastalara önerdiğimiz yaşam tarzı değişiklikleri ile hem kronik böbrek yetersizliğinin ilerlemesini geciktirmek, hem de kalp-damar hastalığı riskini azaltmak mümkündür. Bu amaçla alınması gereken önlemler, düzenli egzersiz yapmak, ideal vücut ağırlığında olmak, asla sigara içmemek, tuz tüketimini azaltmak, yeterli sıvı almak, aşırı alkolden uzak durmak ve hekim tavsiyesi olmadan bilinçsiz ilaç kullanmamaktır. Toplumda, özellikle bazı ağrı kesicilerin bilinçsiz bir şekilde kullanılması böbrek fonksiyonlarındaki bozulmayı hızlandırmaktadır. Bazı bitkisel ürünlerin de böbrekler ve karaciğer üzerine zararlı etkilerinin olabileceği unutulmamalıdır.   

Kronik böbrek hastalarında kan basıncının kontrol altına alınmasının hem böbrek yetersizliğinin ilerlemesini geciktirici, hem de kalp ve damar hastalığı riskini azaltıcı etkileri vardır. Bu nedenle, tüm kronik böbrek hastaları hekimleri tarafından önerilmiş olan tansiyon düşürücü ilaçları düzenli olarak ve önerilen dozlarda kullanmalıdır. Ayrıca, tüm hastalar, hekiminin önerdiği sıklıkta kontrollerini yaptırmalıdırlar. 


Tarih 15.5.2016 editor@florence.com.tr
Paylaş
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.