Böbrek hastalarında beslenme rehberi

Böbrek hastalarında beslenme rehberi

Kategoriler

Diyet tedavisi..

Böbrekler vücudumuzun en önemli organlarındandır. Bel omurlarımızın her iki yanında yer alırlar. Erkeklerdeki ağırlığı 125-170 gr, kadınlarda 115-155 gr. arasında değişir. Boyu 11-12cm, kalınlığı 3.5-4cm, eni 5-7.5 cm olup fasulye biçiminde çift organlarımızdandır. Sağ böbrek sol böbrekten 1-2cm kadar aşağıdadır. Bu kadar küçük olan bu organların fonksiyonları ise düşünülemeyecek kadar büyüktür.

Böbreğin işlevleri:

  • Metabolizma sonucu meydana gelen artıkların, kandaki zehirli maddelerin atılma işlemidir ki, bu gerçek anlamda idrar yapma olayıdr.
  • Vücudun sıvı-iyon dengesini ayarlar.
  • Asit-baz dengesini ayarlar.
  • Vücutta kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan vücut için zararlı zehirli maddelerin atılmasını sağlar
  • Birtakım hormonlar salgılayarak vücudumuz için çok gerekli düzenlemeler yapar.

Bu düzenlemeler şunlardır:

  • Kan yapımını “eritropoetin” salgılayarak düzenler.
  • Kan basıncını “renin” salgılayarak ve onu kana vererek ayarlar.
  • Kemik mineral yapısını 1.25 dihidroksikolekalsiferol salgılayarak (Vitamin D’nin aktif metaboliti) dengede tutar. Bu hormonların yapım ve yıkım yeridir,
  • Vücudun tüm organlarıyla bir bütün olarak düzenli çalışmasını sağlar.

Böbrekler, bu fonksiyonları bozulunca görevlerini yerine getiremeyecek; kanda atılması gereken maddeler atılamayacak, kanda birikerek semptomlar verecek, idrar miktarında azalma olacaktır. Böbrek hastalıklarının çoğu sinsi ve ağrısız seyreder. Fonksiyonu bozulan böbrek idrarla atılması gereken zehirli maddeleri süzemeyecek ve kanda çeşitli semptomlar (belirtiler) verecektir. Böbreklerin fonksiyonlarının azalması ve kaybolması ani ise; Akut (geriye dönüşebilen), yıllar içinde sessizce devam ederek gelişiyorsa; Kronik (geri dönüşü olmayan) bir tablo ortaya çıkar.

Böbrek hastalıkları

Klinikte çok çeşitli böbrek hastalıkları vardır. Ancak, diyet tedavisine gerek duyulan böbrek hastalıkları şunlardır; Akut böbrek yetmezliği (ABY) .

Akut böbrek yetmezliğinin nedenlerinden bazıları şunlardır;

a. Ağır kanama, kusma, ishal, yanık sonucu kan basıncında düşme
b. Gebelik: Kanamalar, gebelik zehirlenmesi, sağlıksız koşullarda yapılan düşükler
c. Kalp yetmezliği
d Böbrek hastalıkları: Nefrit, böbrek damarının tıkanması
e. İdrar yollarında tıkanıklık: Kanser, prostat büyümesi, taşa bağlı tıkanma
f. Ameliyatlardan, özellikle büyük ameliyatlardan sonra böbrek işlevlerinde ki bozukluk
g. İlaçlar: İlaçlara bağlı akut böbrek yetmezliği sık karşılaşılan bir sorundur, bu nedenle ilaçlar kesinlikle doktor denetiminde kullanılmalıdır.

Kronik böbrek yetmezliği (KBY)

Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri ise şu şekilde sıralanabilir; Türk Nefroloji Derneğinin verilerine göre;

a. Nefrit: Böbrek iltihabıdır.
b. Şeker hastalığı
c. Hipertansiyon
d. Taş, tıkanma, tümör gibi idrar yolu hastalıkları
e. Böbrek kistleri
f. Diğer nedenler

Akut glomerulo nefrit (nefritik sendrom) (AGN)

Glomerül; böbreklerde kanın süzüldüğü kılcal damar yumağıdır. Hastalığın klinik belirtileri bir boğaz enfeksiyonu sonrası başlar.

a. Oligüri veya Anüri vardır.
b. Fazla su veya tuz birikimine bağlı olarak hücreler arasında su toplanması nedeniyle hafif ve ağır derecede ödem vardır.
c. Aşırı su ve tuz birikimi dolaşım bozukluğu, sol kalp yetersizliği, hipertansiyon ve dolaşım yetersizliği görülür.
d. Hematüri görülür. (idrar rengini değiştiren idrarda kan bulunması olayıdır.)
e. Proteinüri görülür. (İdrarda hafif veya seyrek olarak ağır derecede protein atımı görülebilir.)
f. Hafif bir anemi görülebilir.
g. Elektrolit bozuklukları oluşabilir.

Kronik glomerulo nefrit (KGN)

Glomerüler hastalıkların hemen hemen hepsi kronikleşerek KGN oluşturabilirler. Kronik böbrek yetmezliğinin en önemli nedenidir.

Nefrotik sendrom (NS)

Massif (çok fazla, şiddetli) idrarla protein atımı, kan protein seviyesinde düşüş, yaygın ödem , kan kolesterol seviyesinde artış ve idrarla yağ atımı ile karakterize bir tablodur. 

Böbrek taşları

Böbrek taşları üriner sistemin en sık görülen hastalıkları arasındadır. Böbrek taşlarının asıl tedavisi, taş cinsinin belirlenmesine ve cinsi belirlenen taşlara neden olan faktörlerin ortadan kaldırılabilmesine bağlıdır.

Böbrek hastalıklarının bazı belirtileri, tanı ve tedavi yöntemleri

Gece idrara kalkma, ağrılı idrara çıkma, halsizlik, nefes darlığı, çarpıntı, idrar miktarında azalma veya artma, hipertansiyon, el, ayaklar ve göz etrafında ödem (şişme) böbrek hastalıklarının belirtilerindendir. Böbrek yetmezliğinin erken dönemlerinde belirtiler çok silik olabilir. Yalnızca gece sık idrara çıkmak da böbrek hastalıklarının belirtisi olarak sayılabilir. Ancak noktüri (gece sık idrara çıkma); akşam çok sıvı (çay, su, karpuz...) alanlarda veya prostat hastalığı olanlarda da görülebilir. Dolayısıyla başka bir neden yoksa böbrek yetmezliğinden şüphelenilebilinir. Bu amaçla kan ve idrar incelemeleri yapılmalıdır.

Böbrek yeterince çalışmayınca; bulantı, kusma, uyuklama, halsizlik, nefes darlığı gibi şikayetlerin ortaya çıktığı görülmektedir. Böbreklerin çalışmaması halinde vücutta su ve yemek tuzunun birikeceğini, bunun da tansiyon yükselmesi, akciğerlerde su toplanması, nefes darlığı hatta kalp hastalığına neden olacağı da bilinmelidir.

Böbrek yetmezliğinin tanısı kanda üre veya kreatinin isimli maddelerin ölçülmesi ile mümkündür. İdrar incelemesi, radyolojik yöntemler, kanın biyokimyasal incelemesi ve diğer laboratuar incelemeleri böbrek yetmezliğinin nedenini anlamaya yöneliktir. Bu nedenle bu tip belirtilerin varlığını hisseden bireylerin bir doktora başvurmaları ve böbrek hastalıkları açısından araştırılmaları gereklidir.

Tedavi kesinlikle bir doktor denetiminde olmalıdır.

Tedavide önemli noktalardan biri eğer var ise kan basıncı düşüklüğü veya yüksekliğinin kontrol altına alınmasıdır. Diyaliz, uygun beslenme programı ve ilaçlar böbrek hastalıklarının tedavi yöntemlerindendir.

Böbrek hastalıkları ve beslenme

Böbrek hastalıklarının diyet tedavileri hastalığa ve tablosuna uygun olarak düzenlenmelidir. Böbrek hastalıklarnda önemli ve etkili bazı mikro ve makro besin öğelerini şu şekilde sıralayabiliriz;

Protein:

Büyüme ve gelişmenin sağlanması dokuların onarımı ve vücut savunması için en önemli besin türüdür. Proteinler aminoasit adı verilen küçük ünitelerin vücudumuzda bir araya getirilmesi ile oluşur. Bu aminoasitlerin bazıları vücut tarafından yapılır, bazıları yapılamaz (esansiyel aminoasitler) ve mutlaka dışarıdan hayvansal gıdalardan alınması gereklidir. Protein açısından en değerli gıda yumurtadır. Bunun yanı sıra süt, peynir, diğer hayvansal gıdalar ve kuru baklagillerde de protein bulunur. Proteinler vücutta değişik görevler için kullanıldıktan sonra yıkılır ve bunun sonucu protein yıkım ürünü olan üre, ürik asit, kreatinin gibi vücut için zararlı maddeler açığa çıkar ve sağlıklı kişilerde böbrek tarafından idrarla dışarı atılır. Böbrek yetersizliği varsa bu maddeler dışarı atılamaz ve buna bağlı hastalık belirtileri (halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ağızda kötü koku) ortaya çıkar. Böbrek yetmezliği hastalarında protein alımının kısıtlanması ile bu zehirli maddelerin üretimi de azaltılmış olur, Ancak hastanın alması gereken protein miktarı biyokimya bulgularına ve hastalığın seyrine uygun olarak gerekli formüllerle kişiye özgü olarak değerlendirilmelidir.

Potasyum:

Tuza benzeyen kan ve dokularda bulunan bir maddedir. Adelelerin ve kalbin kasılmasında çok önemli rol oynar. Böbrek yetersizliğinde potasyum böbrekler tarafından vücuttan uzaklaştırılamayabilir ve fazla alınması sonucu kandaki potasyumun yükselmesine yol açar. Bu çok tehlikeli bir durumdur ve aniden kalp durmasına sebep olabilir. Potasyumun en zengin kaynakları; kurutulmuş meyve ve sebzeler (üzüm,incir,bamya), taze meyve (muz,üzüm,erik vb.) ve sebzelerin birçoğudur. Bu yüzden yemeklerde kullanılan tüm sebzelerin önce haşlanmasını ve haşlama suyunun atılmasını önermekteyiz.

Kalsiyum ve fosfor: 

Kalsiyum ve fosfor dengesi de böbrek yetersizliğinde bozulmaktadır. Kan fosfor düzeylerinde yükselme ve kalsiyum düzeylerinde azalma görülmektedir. Ancak kalsiyumdan zengin gıdalar aynı zamanda fosforun da zengin kaynaklarıdır. Bazı durumlarda doktor tarafından önerilen fosfor bağlayıcı ve kalsiyumu yükselten ilaçlar kullanılabilmektedir. Bu nedenle böbrek için önemi olan bu minerallerin hastanın diyalize girme durumu , hastalığın aşaması ve seyri göz önünde bulundurularak düzenlenmesi gerekmektedir. Fosfor ve kalsiyum bakımından zengin gıdalar, tüm süt ürünleri ve balıklardır.

Tuz: 

Böbrek yetersizliğinde vücuda alınan tuzun atımı azalır ve vücutta birikir. Fazla miktarda tuz tansiyonu yükseltir vücutta su birikmesine ve kalp yetersizliğine yol açar. Bu nedenle hastanın alması gereken günlük tuz miktarı belirlenmelidir.

Yağlar: 

Besin öğeleri arasında vücuda en yüksek enerjiyi sağlayan gruptur. Günlük yaşamımızda yağ alımı dediğimiz zaman tereyağ, margarin, bitkisel yağlar ve çeşitli etlerde bulunan yağlar akılımıza gelir. Aldığımız kalorinin %20 ve %40’ı yağlardan sağlanır ayrıca A,D,E,K vitamini gibi yağda eriyen vitaminler de bu besinler ile birlikte emilir. Yağların kendi içinde pek çok alt grubu vardır. Bunlardan biri de kolesteroldür. Kolesterol çok önemli görevleri olan bir yağ türüdür. Bir kısmı karaciğerde yapılır, bir kısmı ise yiyeceklerle alınır. Uzun süreli olarak kanda belirli miktarın üzerinde olması (250 mg ve üzeri) damar sertliği, kalp krizi ve beyin inmelerinin nedenlerinden biridir. Böbrek rahatsızlığı olan hastalarda ise hastalığın daha hızlı ilerlemesine sebep olabilir, bu nedenle kişilerin diyetlerinde kolesterol alımı kısıtlanmalıdır. Bu hastalar özellikle zeytin, mısır, ayçiçek gibi bitkisel sıvı yağlar kullanmalı, hayvansal kaynaklı yağ ve kolesterolü yüksek oranda içeren besinlerden uzak durmalıdır.

Su: 

Böbrek yetersizliğinin ileri aşamalarına kadar genellikle hastalar içtikleri su ile orantılı miktarda idrar çıkarırlar. Böbrek yetersizliğinin erken dönemlerinde ise kanda üre ve diğer zararlı maddelerin çok yükselmemesi için alınacak en iyi önLem fazla miktarda su içmektir.

Ancak böbrek yetmezliğinin son dönemlerinde idrar miktarı iyice azalır ve su içmekle idrar miktar artmaz. Fazla suyun vücutta kalması ise tansiyon yüksekliğine, kalp yetersizliğine, nefes darlığına yol açar. Hastalığın bulunduğu aşamaya, seyrine göre ve günlük çıkardığı sıvıyla orantılı olarak alması gerekli sıvı miktarı hesaplanmalı ve hastanın bu miktara uygun olarak sıvı tüketimi ayarlanmalıdır. 

Bazı besinlerin potasyum miktarları

Sebze grubu

1. Grup sebzeler:

Potasyum düzeyi düşük derece olanlar
(1 porsiyonu 0-100mg potasyum içerir)

 Yiyecek adı   1 Porsiyon ölçüsü
 Kırmız Lahana    4 yemek kaşığı 
 Salatalık   1/2 orta boy 
 Taze fasulye   4 yemek kaşığı 
 Yeşil soğan   4 adet 
 Dolmalık biber  1 adet (60gr) 
 Sivri biber   8 adet (çiğ) 
 Kuru soğan  1 küçük boy (60gr) 
 Turp  2 küçük boy 
 Çarliston biber (çiğ)   3 orta boy 


2. Grup sebzeler:

Potasyum düzeyi orta derece olanlar

(1 porsiyon 100-200mg potasyum içerir)

 Yiyecek adı   1 Porsiyon ölçüsü 
 Lahana (pişmiş)  4 yemek kaşığı
 Havuç (çiğ)  1 küçük boy
 Havuç (pişmiş)  1/2 su bardağı  
 Bezelye  3 yemek kaşığı
 Kuşkonmaz (pişmiş)   4 yemek kaşığı
 Pancar   4 yemek kaşığı 
 Karnabahar  4 yemek kaşığı 
 Kereviz  4 yemek kaşığı 
 Kereviz sapı  5 küçük sap
 Patlıcan  4 yemek kaşığı
 Karalahana  2 yemek kaşığı 
 Şalgam  2 yemek kaşığı 
 Marul  2 orta boy yaprak 
 Bamya  4 yemek kaşığı 
 Ispanak (çiğ)  4 yemek kaşığı 
 Taze kabak  4 yemek kaşığı 

3. Grup sebzeler:

Potasyum düzeyi yüksek derecede olanlar

(1 porsiyon 200-300 mg potasyum içerir)

Yiyecek adı 1 porsiyon ölçüsü

 Yitecek adı 1 Porsiyon ölçüsü
 Enginar  2 yemek kaşığı 
 Brüksel lahanası  2 yemek kaşığı 
 Brokoli 2 yemek kaşığı 
 Mantar 2 yemek kaşığı 
 Bal kabağı  2 yemek kaşığı 
 Ispanak (pişmiş)  2 yemek kaşığı
 Pazı 4 yemek kaşığı 
 Semizotu 4 yemek kaşığı 
 Domates (çiğ) 1/2 orta boy 
 Pırasa 5 yemek kaşığı 
 Bakla 3 yemek kaşığı 
 Ebegümeci (pişmiş)  4 yemek kaşığı 
 Börülce (pişmiş-taze)  2 yemek kaşığı 

4. Grup sebzeler:

Potasyum düzeyi çok yüksek derecede olanlar

(1 porsiyon 300-(+) mg potasyum içerenler)

 Yiyecek adı 1 Porsiyon ölçüsü
 Kuru fasulye  2 yemek kaşığı 
 Mercimek  2 yemek kaşığı 
 Barbunya 2 yemek kaşığı 
 Patates (kızarmış-fırında pişmiş)  1/2 orta boy 
 Cips 10 adet
 Soya Fasulyesi 2 yemek kaşığı 
 Yerelması 2 yemek kaşığı 

Meyve grubu

1. Grup meyveler:

Potasyum düzeyi düşük derecede olanlar

(1 porsiyon 0-100 mg potasyum içerir)

 Yiyecek adı 1 Porsiyon ölçüsü
 Elma püresi   2 yemek kaşığı 
 Kiraz 12 adet
 Kızılcık 12 adet
 Kuş üzümü  2 yemek kaşığı 
 Üzüm (küçük çekirdeksiz)  15 adet
 Hindistan cevizi  30 gram
 Ananas 1/2 orta boy 

2. Grup meyveler:

Potasyum düzeyi orta derecede olanlar

(1 porsiyon 100-200 mg potasyum içerir)

 Yiyecek adı 1 Porsiyon ölçüsü
 Elma 1 orta boy
 Böğürtlen 4 yemek kaşığı 
 Ahududu 4 yemek kaşığı 
 Kavun 1/2 dilim  
 Hurma 4 adet
 İncir 3 adet
 Bektaşi üzümü 4 yemek kaşığı  
 Siyah üzüm 12 adet
 Tüysüz şeftali  1 orta boy
 Şeftali 1 orta boy 
 Kırmızı Erik   1 adet
 Mürdüm Eriği  2 adet
 Yeşil Erik  3 adet
 Kuru Üzüm  2 yemek kaşığı
 Çilek 12 adet
 Mandalina   1 orta boy
 Karpuz  1 ince dilim 
 Vişne 15 adet 
 Yeni Dünya (Malta Eriği)  6 adet


Meyve suları

1. Grup:

Potasyum düzeyi düşük derecede olanlar

(1 porsiyon 20 mg potasyum içerir)

 Meyve Suyu Adı   1 Porsiyon Ölçüsü 
 Kızılcık suyu  180 gram 
 Limon suyu  2 yemek kaşığı 
 Limonata 120 gram

2. Grup:

Potasyum düzeyi orta derecede olanlar

(1 porsiyon 100 mg potasyum içerir)

 Meyve Suyu Adı    1 Porsiyon Ölçüsü 
 Üzüm suyu   80 mg
 Şeftali nektarı   120 mg
 Elma suyu 120 mg 
 Elma şarabı 120 mg 
 Armut nektarı   240 mg

3. Grup:

Potasyum düzeyi çok yüksek derecede olanlar

(1 porsiyon 200 mg potasyum içerir)

 Meyve Suyu Adı    1 Porsiyon Ölçüsü 
 Erik suyu  80 gr
 Mandalina suyu  80 gr 
 Domates suyu 80 gr 
 Portakal suyu 80 gr 
 Kayısı nektarı 120 gr 
 Greyfurt suyu 120 gr 
 Ananas suyu 120 gr 

Bazı besinlerin fosfor miktarları

1. Grup:

Fosfor değeri düşük derecede olanlar

 Beslinler  Fosfor değeri (mg) 
 Yoğurt 
 Pirinç 80
 İnek sütü 94
 Kuru üzüm 95
 Lor 101
 Soya sosu 104
 Erik pestili 107
 Kuru kayısı 108
 Taze mısır 111
 Kereviz 115
 Dondurma 115
 Mantar 116
 Bezelye 116
 Ördek eti 139
 Cips patetes 139
 Kayısı pestili 139
 Galeta unu 141
 Çikolata 142
 Koyun eti 147
 Bütün tavuk 147
 Makarna 162
 Karides 166
 Taze börülce 173
 Karabiber 174
 Enginar 176
 Hindi eti 178
 Yumurta 180
 Levrek 180
 Tavuk eti 183
 Istakoz 183
 Şehriye 183
 Dana eti 193

2. Grup:

Fosfor değeri yüksek derecede olanlar

 Besinler Fosfor değeri (mg) 
 Nohut 312
 Karaciğer 330
 Fındık 337
 Soğan 340
 Kuru bamya 377
 Kurutulmuş taze fasulye  377
 Mercimek 377
 Ceviz 380
 Rokfor 392
 Otlu peynir 393
 Maya 394

3. Grup:

Fosfor değeri çok yüksek derecede olanlar

(Tüm yiyeceklerin miktarları 100mg üzerinden verilmiştir. 

Fosfor değeri miligram olarak belirtilmiştir.)

 Besinler Fosfor değeri (mg) 
 Börülce 425
 Badem 426
 Nescafe 457
 Kimyon 460
 Antep fıstığı 499
 Badem 500
 Chedar peyniri  508
 Soya fasulyesi   512
 Kars peyniri  536
 Kaşar peyniri  583
 Susam 532
 Gravyer peyniri  605
 Soya unu   634
 Kakao 648
 Tahin 732
 Ay çekirdeği 837
 Kabak çekirdeği   1144
 Maya 1291 
 Kepek 1276
 Kabartma tozu   1450
 Balık unu 3100


Potasyum ve fosfor miktarları ile ilgili çizelgeyi kullanırken dikkat edilmesi gerekenler:
  • Potasyum ve fosfor miktarı çok yüksek olan sebze ve meyveler tüketilmelidir.
  • Potasyum ve fosfor miktarı yüksek olan sebze ve meyveler sık tüketilmelidir.
  • Genellikle potasyum ve fosfor miktarı düşük olan sebze ve meyveler tercih edilmelidir.
  • Potasyum ve fosfor miktarı yüksek ve çok yüksek olan sebze ve meyveler bir arada tüketilmemelidir. Örneğin enginar ile ıspanak veya mantar ile patates aynı gün içerisinde tüketilmemelidir.
  • Potasyum ve fosfor miktarı yüksek de olsa düşük de olsa tüm sebze ve meyveler önerildiği miktarda tüketilmelidir.

Öneriler:

  • Tuzsuz ekmek tüketiniz.
  • Öğün atlamayınız, az ve sık beslenmeye özen gösteriniz.
  • Sıvı kontrolü için daima küçük bardakları kullanınız.
  • Spor ve egzersiz yapmaya özen gösteriniz.
  • Potasyum-fosfor-sodyum ve protein içeren besinleri size belirtilen miktarlardan fazla tüketmeyiniz.
  • Sebzelerinizi haşladıktan sonra haşlama suyunu süzerek tüketiniz.

Yasaklar:

  • Konserve, salamura tuzlu et, balık
  • Sucuk, salam, sosis gibi şarküteri ürünleri
  • Et suyu tabletleri
  • Sakatatlar (böbrek, beyin, dalak, ciğer, dil, yürek gibi)
  • Kakao - çikolata ve bunları içeren besinler
  • Kola
  • Salça
  • Mayalı yiyecekler
  • Yağlı tohumlar ve kuruyemişler (ceviz, fındık, fıstık, badem, yer fıstığı gibi)
  • Kepekli tahıllar
Tarih 6.10.2016 editor@florence.com.tr
Paylaş