Basit bir KOAH testine ne dersiniz?

Basit bir KOAH testine ne dersiniz?

Kategoriler

Aşağıdaki soruları yanıtlarsanız, siz de KOAH olup olmadığını anlayabilirsiniz:

1. Haftanın çoğu günü sık sık öksürüyor musunuz? 
2. Haftanın çoğu günü balgam çıkarıyor musunuz?
3. Yaşıtlarınıza  göre nefesiniz daha kolay mı daralıyor? 
4. Yaşınız 40´ın üstünde mi? 
5. Halen sigara içiyor  musunuz ya da eskiden içtiniz mi? 

Yukarıdaki sorulardan en az üçüne EVET yanıtı verdiyseniz, doktorunuza başvurarak KOAH olup olmadığınızı  sorun ve basit bir solunum fonksiyon  testi  yaptırın.

KOAH erken dönemde saptanırsa, akciğerinizin daha fazla zarar görmesini engelleyecek ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak önlemleri alabilirsiniz.

KOAH’ın en önemli sebebi SİGARADIR, düzenli sigara içiyorsanız MUTLAKA DOKTORUNUZA KONTROL OLMALI ve SİGARAYI BIRAKMALISINIZ.

Sigara içenlerin çoğu TEHLİKENİN FARKINDA DEĞİL, Hastaların çoğuna TANI KONAMIYOR ya da GEÇ TANI KONABİLİYOR.

"Benim ÖKSÜRÜK VE BALGAMIM sigaradan! Ben sağlıklı mıyım?"

Hayır, SAĞLINIZI KAYBEDİYORSUNUZ; öksürük ve balgam çıkarma HASTALIĞIN EN ERKEN BELİRTİLERİDİR!

Bu yakınmalarınız varsa, hemen GÖĞÜS HASTALIKLARI BÖLÜMÜNE BAŞVURMALISINIZ.

KOAH ile ilgili bazı önemli rakamlar

KOAH;

Günümüzde dünyada en ölümcül 4. hastalık.
Ülkemizde en ölümcül 3. hastalık. 
Dünyada 65 milyon KOAH hastası mevcut.
Her yıl 2.7 milyon kişi KOAH nedeniyle hayatını kaybediyor.
Ülkemizde tahmini hasta sayısı 3 milyon.
Ülkemizde her 10 KOAH’lı hastadan 9’u kendisinde hastalık olduğunu bilmiyor.

KOAH İLE İLGİLİ EN ÖNEMLİ SORULAR: 

Kronik: uzun süreli devam eden demektir. Obstrüktif: tıkayıcı demektir. Akciğer: nefes alıp vermemizi sağlayan organımızdır. Hastalık: Hem hava yolu olan bronşlar, hem de bu yolların en ucunda bulunan ve “alveol “olarak adlandırılan akciğerin oksijeni kana taşıyan bölümlerinde hasar meydana gelmesiyle oluşan bir hastalıktır. Bu hasar zararlı gaz ve partiküllere, özellikle sigara dumanına karşı oluşan reaksiyon sonucu gelişir. Bu hasar sonucunda bronşlarda tıkanma, oksijen alımında güçlük meydana gelmektedir. Aynı zamanda vücudumuzun oluşturduğu zehirli gaz olan karbondioksit atılımı azalmakta ve bunun sonucunda vücudumuzda birikimi artmaktadır.

Kronik Bronşit: Bir başka neden bulunmaksızın, birbirini izleyen iki yıl ve her yıl üç ay süre ile öksürük balgam çıkarmaktır. Daha çok hava yolu olarak adlandırılan bronşlardaki hasar sonucu ortaya çıkar. Amfizem: Uç hava yolları ve alveollerde meydana gelen hasarı anlatmaktadır. Amfizem ve kronik bronşit tanımı yerine artık KOAH tanımı kullanılmaktadır.

Evet, aslında tüm yumurtalık kistleri hatta fonksiyonel olanlar bile kısırlıkla yakın ilişkilidir. Tümoral kistler yumurtalığı yok ederek hacmini azaltırlar ve geç kalındıkça yumurtalık rezervleri azalır. Özellikle halk arasında çikolata kisti denilen endometriomalar hem yumurtalık hacmini azaltarak, ilaveten tüplerde yapışıklık yaparak kısırlık riskini arttırırlar. Sık sık fonksiyonel kistleri olan kadınlarda da yumurtalık rezervleri araştırılmalı ve erken menopoz riski açısından dikkat edilmelidir. Çünkü yumurtalık kalitesinin azaldığı menopoz öncesi dönemde fonksiyonel kistleri daha sık görürüz.

ÖKSÜRÜK: Öksürük başlangıçta rahatsız edici değildir. Genellikle sabahları şiddetlenir ve balgamla birliktedir (prodüktiftir). Gece boyunca alt solunum yollarında biriken balgam sabah öksürükle atıldıktan sonra hasta kısmen rahatlar. Bunun patolojik bir davranış olduğunun genellikle farkına varılmaz ve sigaradan kaynaklanan normal bir vücut reaksiyonu olarak algılanır. İlerleyen yıllarda, hastalığın ilerlemesiyle veya akut alevlenme dönemlerinde şiddetlenir. BALGAM: Akut alevlenme dönemlerinin dışında yapışkan (mukoid) karakterli ve az miktardadır. Beyaz veya kahverengimsi ve köpüklüdür ve nispeten kolay atılır. Hastalığın ilerlemesi ile günlük miktarı 50-60 ml’ye ulaşır. KOAH ‘lı hastaların bir kısmı bol balgam çıkarmaktan yakınırken, bir kısmı da balgam çıkaramamaktan yakınırlar. NEFES DARLIĞI: Başlangıçta hareketle gelen nefes darlığı hastalığın ilerleyen aşamalarında istirahatte de devam etmeye başlar. Özellikle solunum fonksiyon testiyle belirlenen birinci saniye zorlu vital kapasite değeri (FEV1) %50-70’İN ALTINA DÜŞÜNCEYE KADAR nefes darlığı ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle nefes darlığı yakınması olmadan da KOAH olunabileceği unutulmamalıdır. HIRILTILI SOLUNUM: Hava yollarındaki tıkanma sonucunda gelişmektedir. Hastalık ilerledikçe özellikle akut ataklarda artış gösterir. SİYANOZ: Kan oksijen seviyesi azaldıkça ve buna bağlı olarak karboksihemoglobin miktarı arttıkça dudak, parmaklar ve deride morarma meydana gelir. ÖDEM: Akciğeri besleyen damarlarda yapısal değişme meydana geldikçe (Pulmoner hipertansiyon) sağ kalp yetmezliği meydana gelir. Bunun neticesinde de önce bacaklarda, sonra da vücutta sıvı toplanır..

a- Geniş (santral) hava yolları b- Küçük (periferik) hava yolları (bronş tıkanıklığının oluşumunda en önemli bölge) c- Akciğer dokusu d- Akciğer içindeki damarlar

KOAH’ ın önemini anlayabilmemiz için hastalığın dünyada kaç kişiyi etkilediği, ne kadar ölümcül olduğu gibi bilgileri içeren epidemiyolojik verileri incelememiz gerekmektedir. Tüm dünyada 65 milyon KOAH’ lı hasta bulunmaktadır. Her yıl 2,7 milyon kişi, ülkemizde 40.000 kişi ölmektedir. Dünyada en sık görülen 4. , ÜLKEMİZDE İSE 3. ölüm nedenidir. Son yıllarda ölüm oranları % 163 artmıştır. Bu artışta sigara tüketiminin artması önemli bir rol oynamaktadır Ülkemizde 3 milyon hasta olduğu tahmin edilmekte ve bunların sadece % 8.4’ üne tanı konabilmektedir.

• Aktif sigara içimi, • Meslek • Kalıtsal alfa 1 antitripsin eksikliği, • Ev içi hava kirliliği

Günümüzde KOAH gelişiminde en önemli risk faktörü sigara içimidir. Gelişmiş ülkelerde KOAH gelişiminden % 80 oranında sigara içimi sorumludur. Sigara içicilerinin % 50’sinde öksürük ve balgam yakınması ortaya çıkarken, ancak % 20’sinde KOAH gelişmektedir. Bu durum bazı kişilerin daha duyarlı olduğunun bir göstergesidir. Normalde yaş ile birlikte solunum fonksiyonlarımızda FEV1 (Zorlu vital kapasite birinci saniye) azalma meydana gelmektedir. Ancak sigara içimi bu azalmayı hızlandırmaktadır. Bu azalmadaki hızlanma herkeste farklıdır. Sigara içiminin bırakılması durumunda FEV1’deki yıllık azalmada küçülme meydana gelmektedir..

Mesleki tozlar ve kimyasallarla (buharlar, irritanlar, gazlar) yeterli yoğunluk ve süre maruz kalındığında sigara içiminden bağımsız olarak KOAH gelişebilir. KOAH riski yüksek olan meslekler arasında maden işçiliği (silika, kadmiyum ve kömür gibi), metal işçiliği, ulaşım sektörü ve odun / kağıt üretiminde çalışma, çimento, tahıl ve tekstil işçiliği gelmektedir.

KOAH’ a yol açtığı bilinen tek genetik anormalliktir. Serum alfa 1 antitripsin (AAT) düzeylerinde belirgin azalma sonucu 30-40 yaşlarında (normalde KOAH daha ileri yaşlarda ortaya çıkmaktadır) amfizem gelişimi ile ortaya çıkan bu hastalıkta karaciğer ve deri de etkilenmektedir. KOAH’ lı hastaların % 1’inden azında AAT eksikliğinin hastalık gelişiminden sorumlu olduğu bildirilmiştir.

Evlerde ısınma ve yemek pişirme amacıyla kullanılan çeşitli bitkisel ve hayvansal yakıtların KOAH gelişiminde etkisi olabileceği düşünülmektedir.

KOAH’ lı hastaların başlıca yakınmaları, öksürük, balgam çıkarma, nefes darlığı ve hışıltılı solunumdur (wheezing). Hastalığın erken dönemlerinde genelde bir şikayet bulunamaz. Öksürmek ve balgam çıkarmak ise sigara içiminin normal bir reaksiyonu olduğu düşünülerek önemsenmez. Genellikle solunum fonksiyonları % 50 ve daha fazlası etkilendikçe nefes darlığı daha fazla hissedilmeye başlanır (Şekil 2). Hastalar hekime başvurduklarında FEV1 değeri genellikle 1.5 litrenin altındadır. Hastaları hekime getiren en önemli nedenlerden biri de hastalığın seyri sırasında görülen ani ataklardır. (Kısa sürede nefes darlığının ve balgam miktarının artması)..

“Spirometri” isimli cihaz ile yapılan SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ’dir. Tanı dışında hastalığın şiddetinin belirlenmesi ve hastanın takibinde de kullanılmaktadır. Bu test için, bütün gücünüzle doktorunuzun anlattığı şekilde bir cihaza üflemeniz yeterli olacaktır.

PA AC grafisi, yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı tomografi, arter kan gazı ölçümü, ekokardiyografi KOAH tanısında ve ayırıcı tanısında önemlidir..

• Hastalığın ilerlemesinin önlenmesi • Yakınmaların düzeltilmesi • Egzersiz toleransının artırılması • Genel sağlık durumunun düzeltilmesi • Komplikasyonların önlenmesi ve tedavisi • Alevlenmelerin önlenmesi ve tedavisi • Ölüm riskinin azaltılması

• Risk faktörlerinin (sigara içilmesi, mesleki maruziyet vb.) kontrolü • Uzun süreli ilaç tedavisi • Akut atakların (ani kötüleşmelerin) tedavisi • Uzun süreli oksijen tedavisi • Solunum yetmezliğinde non-invaziv mekanik ventilasyon • Rehabilitasyon.

17. İlaç Tedavisinin KOAH’ taki Yeri Nedir?

Ağızdan veya damardan alınan ilaçların yan etki riski yüksektir. İnhaler yani nefes yoluyla alınan tedavinin etkinliği yüksek ve yan etki gelişme riski düşüktür. İnhaler tedavinin kullanımı özellik gösterebilmektedir. Doğru kullanılmadığı takdir de, ilaçlar solunum yoluna yeterince ulaşmadığından etkisi azalır. Bu nedenle doktorunuzun size vakit ayırabilmesi ve ilacın kullanımını ayrıntılı bir şekilde anlatması önemlidir. Doktorunuz anlattıktan sonra, sizin de aynı işlemi doktorunuzun gözetiminde yapmanız gerekmektedir. .

Akut atak yakınması belli bir düzeyde olan KOAH hastasında nefes darlığında artış ve günlük aktivasyonda azalma ile kendini gösteren ve bu tabloya balgam hacim ve renginde değişiklik, öksürükte şiddetlenme, bilinç bulanıklığı gibi bulguların da eklenebildiği ani gelişen bir kötüleşme dönemidir. Basitçe hastalık bulgularının kısa bir zaman içinde şiddetlenmesidir. Sebepleri içinde en önemlileri; infeksiyonlar (solunum yollarında mikropların olması), hava kirliliğinde artış, ilaçların eksik veya hatalı kullanımı, pulmoner emboli (akciğere pıhtı atması), pnömotoraks (akciğer zarına aşırı hava kaçması) vb.dir. Tedavide: - BRONŞ GENİŞLETİCİ İLAÇLARIN DOZU VE SAYISI ARTTIRILIR - NEBULİZE TEDAVİ (NEFES AÇICI İLAÇLARIN DAHA YÜKSEK DOZLARDA VERİLMESİNE OLANAK TANIYAN CİHAZLAR) - SİSTEMİK STEROİDLER (KORTİZON) - GEREĞİNDE ANTİBİYOTERAPİ - NON İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON: Burun ve/veya ağız yoluyla basınçlı hava verilerek yapılan tedavidir. Özellikle karbondioksit gazı birikiminde kullanılır. Hava yollarının açık kalmasını sağlayarak karbondioksit atılımını kolaylaştırır ve solunum kaslarının dinlenmesini sağlar.

KOAH’ lı hastalarda verilen tüm tedavilere rağmen kan oksijen düzeyi belli bir düzeyden aşağıda kalırsa uzun dönem oksijen tedavisi gerekir. Bu tedavide hastalara günde en az 16-20 saat oksijen almaları önerilir. Bu tedavi için özel hazırlanmış oksijen konsantratörleri kullanılmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü KOAH olan hastalarda her yıl grip aşısı ve bir kez pnomokok aşısı yaptırılmasını önermektedir..

Tarih 19.4.2017 editor@florence.com.tr
Paylaş