Sağlık Rehberi

Özellikle miyokard infarktüsü sonrasında gelişen kimi  ventriküler kalp ritim bozukluklarının ani kalp ölümüne yol açtıkları bilinmektedir. 

Mitral balon valvüloplasti işlemi daralmış mitral kapağın balon yardımı ile genişletilmesidir. Mitral balon valvüloplasti işlemi; anjiyografi labaratuarında girişimsel kardiyologlar tarafından yapılmaktadır.

Azalmış akciğer kan akımı ile giden siyanotik kalp hastalıkları kalbin sağ tarafında değişik kısımlarının gelişme bozukluklarına bağlı olarak oksijenlenmek üzere akciğerlere gitmesi gereken kanın sistemik dolaşıma (yani vücudumuza) karışması sonucudur.

Ventriküler Septal Defekt kalbin iki karıncığı arasındaki duvarda bir açıklık (delik) olmasıdır. Bu açıklık vasıtasıyla kalbin sol tarafındaki temiz kanın bir kısmı sağ tarafa geçer.

Fallot Tetralojisinde kalp ve damarlarda birkaç problem bir arada bulunur. Akciğer atardamarında darlık (PS), kalpte karıncıklar arasında açıklık-delik (VSD) ve ana atardamarın yerinde olmayıp, sağ karıncığa doğru yer değiştirmesi.

Doğum öncesi her bebekte, kalpten çıkan iki büyük atardamar arasında bir ara damar vardır. Doğumdan sonraki ilk 3 gün içinde, bu damar kendiliğinden kapanır. PDA bu damarın doğumdan sonra da kapanmayıp açık kalmasıdır.

Aritmilerin detaylı bir şekilde, steril laboratuvar şartlarında kateterler vasıtasıyla incelendiği kapsamlı bir incelemedir. Kasıklarda bulunan damarlar yoluyla kalbe yerleştirilen elastik, ince ve uzun, kateter adı verilen cihazlarla kalbin elektriki faaliyetleri hakkında oldukça detaylı bilgi sahibi olunmaktadır.

Beyne giden anadamar hastalıklardır. Şahdamar (karotis) darlık ve tıkanıklıkları beyin fonksiyonlarının bazılarının kaybı ve geçici ya da kalıcı felç ile sonuçlanan inme ile direkt ilişkilidir.

Kalp ritminin sayısına göre bu belirtiler hafif veya ağır olabilir. Bradikardi nedeni ile olan bayılmanın diğer nedenlere bağlı özellikle nörolojik bayılmalardan ayırt edilmesi bazen güç olabilir.

Bacak atardamarlarının daralması ve tıkanması şeklinde görülebilir ve en sık görülen sebebi aterosklerozdur (damar sertliği). Eğer hastanın yürüme mesafesi 50 metrenin altına düşmüş ise, periferik atardamarlarda ciddi ateroskleroz vardır ve periferik by-pass adı verilen cerrahi girişim uygulanması önerilmelidir.

Allojenik kök hücre naklinde, hastalar bağışçının kök hücreleri ile birlikte, t-lenfosit denilen savaşçı hücrelerini de almış olurlar. Bazen hastaya aktarılan bağışçının lenfositleri hastanın doku ve organlarını yabancı olarak algılayıp, onlara saldırabilir.

Otolog kök hücreler kemik iliğinden ve periferik kandan (çevre kanından/damarlarımızda dolaşan kandan) elde edilebilir. Kemik iliğinden kök hücre toplama nadir başvurulan bir yöntem olup günümüzde otolog nakil için yüksek oranda çevre kanı kök hücreleri kullanılmaktadır.

Vücudumuzdaki her doku "kök hücre" denilen ana hücrelerden üretilmektedir. Tüm kan hücrelerimiz de kök hücrelerden üretilir. Kan hücrelerinin üretildiği bu kök hücreler vücudumuzda "kemik iliği"nde yer almaktadır.

İnsanoğlunun kök hücreler ile tanışıklığı 1960’lı yıllara kadar uzanmaktadır. O yıllarda kemik iliğimizde bulunan bir grup hücrenin kan sistemini oluşturan hücreleri yaptığının belirlenmesiyle, “kök hücre” terimi tıp terminolojisine girdi.

Deride döküntü, nefes darlığı ve iştahsızlık enfeksiyon belirtilerinden bazılarıdır.