Sağlık Rehberi

Bacak atardamarlarının daralması ve tıkanması şeklinde görülebilir ve en sık görülen sebebi aterosklerozdur (damar sertliği). Eğer hastanın yürüme mesafesi 50 metrenin altına düşmüş ise, periferik atardamarlarda ciddi ateroskleroz vardır ve periferik by-pass adı verilen cerrahi girişim uygulanması önerilmelidir.

Allojenik kök hücre naklinde, hastalar bağışçının kök hücreleri ile birlikte, t-lenfosit denilen savaşçı hücrelerini de almış olurlar. Bazen hastaya aktarılan bağışçının lenfositleri hastanın doku ve organlarını yabancı olarak algılayıp, onlara saldırabilir.

Otolog kök hücreler kemik iliğinden ve periferik kandan (çevre kanından/damarlarımızda dolaşan kandan) elde edilebilir. Kemik iliğinden kök hücre toplama nadir başvurulan bir yöntem olup günümüzde otolog nakil için yüksek oranda çevre kanı kök hücreleri kullanılmaktadır.

Vücudumuzdaki her doku "kök hücre" denilen ana hücrelerden üretilmektedir. Tüm kan hücrelerimiz de kök hücrelerden üretilir. Kan hücrelerinin üretildiği bu kök hücreler vücudumuzda "kemik iliği"nde yer almaktadır.

İnsanoğlunun kök hücreler ile tanışıklığı 1960’lı yıllara kadar uzanmaktadır. O yıllarda kemik iliğimizde bulunan bir grup hücrenin kan sistemini oluşturan hücreleri yaptığının belirlenmesiyle, “kök hücre” terimi tıp terminolojisine girdi.

Deride döküntü, nefes darlığı ve iştahsızlık enfeksiyon belirtilerinden bazılarıdır. 

Smear işlemi (Papsmear) jinekolojik muayenenin bir parçası olarak, muayene esnasında spekulumla rahim ağzından fırça şeklindeki özel bir çubuk yardımıyla serviks salgısı ve beraberinde hücre alınması işlemidir. İşlem ağrısızdır ve 15-30 saniye sürer.

Mesane, böbrekten süzülen idrarın depolandığı ve dışarı atıldığı, adalelerden oluşmuş içi boş bir organdır. Mesane kanseri en sık olarak, mesanenin iç yüzeyini döşeyen (değişici epitel) hücrelerden kaynaklanmaktadır.

Melanom en tehlikeli deri kanseri türüdür. Melanosit adı verilen deri hücrelerindeki değişiklik sonucu ortaya çıkar. Normal deri üzerinde veya benlerden gelişebilir.

Kanser Merkezimizde, cilt sağlığı merkezimiz kapsamındaki onkolojik dermatoloji bölümümüz ile koordineli olarak, tüm deri kanserlerinin tanı, tedavi ve takibini gerçekleştirmekteyiz.

Rahim kanserinde, hiçbir şikayeti olmayan ya da belirgin bir risk faktörü olmayan kadınlara yönelik olarak erken tespit amacıyla kullanılacak tarama yöntemi bulunmamaktadır.

Endometrium (rahim), over (yumurtalık) ve serviks (rahim ağzı) kanserleri kadınlarda en sık görülen 3 jinekolojik kanserdir ve cerrahi tedavi yanında kemoterapi ve radyoterapi gibi ek tedavi yaklaşımları ile başarıyla tedavi edilmektedir. 

Tedavi şekli aynı olmasına rağmen her hastada aynı etki ve yan etki profilinde görülmemektedir. Hastalıkların özelliklerine göre geliştirilen hedefli (targeted) tedaviler kişiselleştirilmiş tedavinin prensibini oluşturur.

Göğüs duvarı kanserleri, göğüs kafesini oluşturan kaburgalar ve iman tahtası kemikleri, kıkırdaklar ve kas, bağ dokularından köken alan tümörleri ifade eder. Bunlar içinde kemik ve kıkırdaklarda oluşan tümörler sıklıkla görülürken, kaburgalar en sık tutulan yerdir.