Yararlı Bilgiler

• dişler düzenli fırçalanmalı

• tuzlu-karbonatlı gargaralarla düzenli ağız bakımı yapılmalı,

• pamukçuk gelişirse tedavi edilmeli,

• dil pası temizlenmeli,

• günde 8-10 bardak su içilmeli,

• sigara ve alkol kesinlikle kullanılmamalı,

• yan etkiler ortaya çıkana kadar normal beslenmeye devam edilmeli ancak mukozayı tahriş edecek asitli ve acı-baharatlı vb. yiyeceklerden uzak durulmalı,

• sulu yumuşak gıdalar tercih edilmeli

• Her gün en az bir yumurta tüketilmesi tavsiye edilir. Yumurta saf protein kaynağıdır ve kolesterolü yüksek olan olgular bile güvenle tüketebilir.

• Gıdalar oda sıcaklığında olmalı, çok soğuk veya kaynar tavsiye edilmez.

Diyetisyen kontrolünde, haftalık kilo ve vücut-kitle indeksi, vucüt yağ, protein ve su oranları takip edilmeli, gereklilikte protein ve kalori desteği amacı ile sıvı veya toz formda bulunan hazır mamalar kullanılmalı.

Glutamin adlı aminoasitin mukoza hasarını ve yutma güçlüğünü azaltan katkısı klinik çalışmalarda kanıtlanmış olduğundan doktorunuza danışarak kullanabilirsiniz.

Baş-boyun bölgesinden radyoterapi alacak olgular radyoterapi öncesi mutlaka diş hekimine giderek diş ve dişeti hastalıklarını tedavi ettirmelidir.

Radyoterapi sırasında beslenme tedavi alanının büyüklüğüne,toplam ve günlük tedavi dozlarına, radyoterapinin kaç hafta süreceğine, hastanın genel performans durumuna, hastanın kanser dışı eşlik eden hastalıklarına (örn: diabet, ülseratif kolit vb.) ve hastaya ait radyasyon duyarlılığına göre farklılıklar gösterir.

Günümüzde radyoterapi teknik ve cihazlarındaki modern gelişme sayesinde yan etkilerin azaltılması mümkündür. Üç boyutlu ve yoğunluk ayarlı radyoterapi ile kanserli dokularda yüksek dozlara çıkılırken, doz boyama teknikleri ile sağlam komşu organlara daha düşük dozlar verilebilmektedir. Bu teknolojik ilerlemelere rağmen ardışık veya eşzamanlı kemoterapi uygulamalarının da eklenmesiyle yan etkiler hastanın yaşam kalitesinde ciddi bozulmalara yol açabilmektedir.

Baş-boyun, akciğer, yemek borusu gibi organların ışınlanması, ağız içi ve yemek borusu mukozasında bozulma, yutma güçlüğü, ağız kuruluğu, tat değişiklikleri gibi yan etkiler oluşturmaktadır.

Tedavi öncesi ağız hijyeni bozuk olan ve tedavi sırasında özenli ağız bakımı yapmayan kişilerde bu yan etkiler daha kısa sürede ve daha şiddetli gözlenmektedir.

Sindirim sistemi ve genitoüriner sistem tümörlerine ait batın ve pelvis bölgesi ışınlamalarında ise bulantı, kusma, ishal, kramp tarzı karın ağrısı, idrar ve dışkılamaya ait yan etkiler ağırlık kazanmaktadır.

Mesane ve barsağın son kısmı olan rektumun duyarlılaşmasına bağlı bulgular ilaç tedavisi gerektirebilmektedir. Bu durumda hastanın beslenmesi de gelişen yan etkilere bağlı olarak bozulmaktadır.

Yapılan klinik çalışmalarda, radyoterapi öncesi vücut ağırlığı ve genel performans durumu iyi olan olguların tedavi uyumunun daha iyi olduğu gösterilmiştir.

Radyoterapi sırasında diyetisyen takibinde besin desteği alan baş-boyun tümörlü hastalarda yan etkilerin anlamlı ölçüde azaldığı kaydedilmiştir. İleri evre baş-boyun tümörlü hastalarda tedavinin ilerleyen günlerinde beslenme güçlüğü kaçınılmaz olacağından bu hastalara tedavi öncesi mide tüpü takılarak enteral beslenme önerilmektedir. Beslenmenin ağız yolu ile yetersiz kaldığı olgulara mutlaka nasogastrik sonda veya damar yoluyla ek sıvı ve besin takviyesi yapılmalıdır.

Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi, çevre sağlıklı organları koruyarak kompleks tümör volümlerine yüksek doz verilmesine olanak tanımış ve böylece modern radyoterapide yeni bir çağın başlangıcının habercisi olmuştur. Bilgisayar ve görüntüleme teknolojilerindeki hızlı gelişmeyle beraber tümörün ve risk altındaki organların lokalizasyonu daha iyi belirlenmiş ve kompleks radyoterapi planları daha çabuk oluşturulmaktadır. Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi ile beraber radyoterapinin temel basamaklarında da büyük değişiklikler olmuş, dozun tanımlanmasından tedavi planlamasına, tedavinin uygulanmasından verifikasyonuna kadar yeni konseptler doğmuştur.

Planlama fazında bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme teknikleri tedavi pozisyonunda kullanılarak hedef volümlerin belirlenmesinde yardımcı olmaktadır. PET/CT tomografiden alınan anatomik bilgiye tümör metabolizması hakkında fonksiyonel bilgiyi de ekleyerek hedefin daha da iyi belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Özellikle akciğer, özafagus ve serviks kanserlerinde PET/CT sadece tomografiye göre tümör hakkında daha spesifik bilgi vererek radyoterapi alanlarında anlamlı küçülmelere neden olmuştur. Böylelikle çevre sağlıklı doku daha az ışına maruz kalacağından radyoterapiye bağlı yan etkilerin görülmesinde de azalmalar beklenmektedir.

Görüntüleme teknikleri radyoterapinin sadece planlama fazında tümörün belirlenmesi için değil, aynı zamanda tedavinin de görüntü rehberliğinde verilmesine yardımcı olmaktadır. Böylelikle tedavinin her seansında hedef tedavi öncesi görüntülenmekte, plana göre kaymalar varsa bunlar düzeltilmekte ve hergün tedavi doğru hedefe yönlendirilmektedir. Bunun için ultrason sistemleri, elektronik portal görüntüleme cihazları ve tedavi cihazına takılan tomografi cihazlarından faydalanılmaktadır. Kliniğimizde de 2.5 senedir elektronik portal görüntüleme cihazları ile görüntü kılavuzluğunda yoğunluk ayarlı radyoterapi uygulanmaktadır. Özellikle prostat kanserli hastaların tedavisinde prostat içine tedavi öncesi ultrason eşliğinde biopsiye benzer bir prosedürle üç adet altın işaretleyici yerleştirilmekte ve bu işaretleyicilerin lokalizasyonu elektronik portal görüntüleme sisteminin yardımıyla her tedavi öncesi tespit edilmekte ve ışınlar bu hedeflere göre yönlendirilmektedir. Bu sayede daha küçük marjlarla çalışılmakta ve yan etki potansiyeli aşağıya çekilmektedir.

Tomoterapi gibi daha yeni radyoterapi cihazlarında görüntü alma ve tedavi verme özellikleri eşzamanlı gerçekleştirilebilmektedir. Bu sayede organların durumu tedavi boyunca takip edilebilmekte ve tedavi nedeniyle küçülen tümörlerde ek bir planlama yapılarak sağlam organlar daha iyi korunmaya çalışılmaktadır.

PET/CT kılavuzluğunda yapılan Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi ile aynı seansta farklı bölgelere farklı dozlar vermek mümkün olmaktadır.

Prostat içersine yerleştirilen altın işaretleyicilerin konumu tedavi öncesi belirlenerek ışınlar hedefe doğru yönlendirilmektedir.

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.