PET-MR

Manyetik rezonans (MR) ile pozitron emisyon tomografisinin (PET) bir arada kullanıldığı PET-MR görüntülemesi

Günümüzde adeta salgın hastalık gibi yayılan kanserle mücadelede, erken tanı tedavi oranını büyük oranda arttırmaya yardımcı oluyor. Uzmanlar, erken tanı için rutin taramanın önemli olduğunu belirtiyor. Taramalarda, tanı alan hastaların ayrıntılı kontrollerinde ve tedavilerinde ise yeni teknolojiler büyük önem taşıyor. Bunlardan biri de manyetik rezonans (MR) ile pozitron emisyon tomografisinin (PET) bir arada kullanıldığı PET-MR görüntülemesi.

İstanbul ve Ankara’da olmak üzere Türkiye’de üç adet bulunan PET-MR cihazı, ülkemizde ilk kez Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nde kullanılmaya başladı.

Nedir?

İleri görüntüleme teknolojisi PET-MR ile tek seansta vücudun anatomik ve metabolik tüm bilgileri elde edilebiliyor. Tüm vücut taraması, yüksek kalitede anatomik detay alınarak gerçekleştirilebiliyor.

Manyetik rezonans görüntüleme anlamına gelen MR; vücuttaki organ, dokular ve yapılar hakkında bilgi edinmek için tarama amacıyla kullanılıyor. PET yani pozitron emisyon tomogrofisi ise vücuttaki doku ve organların fonksiyonelliğini ölçmede kullanılıyor. Bu iki teknolojinin birleşmesiyle ortaya çıkan ve tüm kanser türleri için kullanılabilen hibrit (melez) bir görüntüleme yöntemi olan PET-MR ile MR cihazının içinde yer alan PET detektörleriyle PET ve MR görüntülerini yakalanıyor. Yapılan görüntülemeyle; kişinin vücudunda kanserli hücre varlığı, eğer varsa bunların durumu ve yayılımı, bölgeleri ile yayılım türü saptanabiliyor.


İnsan vücudu için zararlı mı?

İşlem uygulanırken hastaya verilen radyoaktif madde, ilk etapta zararlı olarak düşünülebiliyor. Oysa bu teknolojide, hastaya klasik PET-CT uygulamalarına göre daha az, kısa süreli ve vücuda zararlı olmayacak derecedeki radyoaktif madde veriliyor.

Özellikleri neler?

Hastalar, kanser tanısı ve tedavisinde birçok testten geçerek yorucu bir süreç yaşıyor. PET ve MR teknolojisini bir araya getiren bu hibrit teknoloji zamandan tasarruf sağlıyor. Onkolojik, nörolojik ve kardiyovasküler hastalıkları tedavi etmek, tanı koymak ile kanseri evrelemek için yararlanılan cihaz; yüksek çözünürlüklü dedektörleri sayesinde küçük tümörleri de yakalayabiliyor. Kanserin erken teşhis edilmesinde çok etkili olan PET-MR, bunu mümkün olan en az radyasyon dozuyla gerçekleştiriyor. Bu cihaz, diğer PET uygulamalarından yaklaşık %80 daha az radyasyona maruz kalınmasını sağlıyor.


Hangi üstünlüklere sahip?

Çağımızda, kanseri tedavi etmede yararlanılan son teknolojilerden biri olan PET-MR, multidisipliner anlayışın tıbba ve insan sağlığına faydalı sonuçlar sağlayabildiğinin en önemli kanıtları arasında yer alıyor. Erken teşhisi kolaylaştıran PET-MR, kanserin evreleri konusunda da hekimleri doğru yanıtlara ulaştırmayı amaçlıyor. PET-MR görüntülemesinin öne çıkan üstünlükleri şöyle sıralanıyor:

- Kısa zamanda, detaylı vücut görüntülemesi gerçekleştiriyor.
- Hastaya sadece damar yoluyla, zararsız düzeyde radyasyon veriliyor.
- Vücuttaki tümörün organ sınırını aşıp aşmadığı, başka bir bölgeye sıçrayıp sıçramadığı tespit edilebiliyor.
- Çocukluk çağındaki hastaların tümörlerinin görüntülenmesinde tercih ediliyor.
- Yanlış teşhisleri önlüyor.
- Tüm kanser türleri için kullanılabiliyor.

Hangi hastalıklarda kullanılıyor?

PET-MR görüntülemesi, en sık onkoloji alanında kullanılıyor. Kanserin tanısı ve tedavi yanıtının takibinde fayda sağlanıyor. Örneğin; prostat kanserinin tanısında en etkili yöntem PET-MR cihazı olarak belirtiliyor.

Tümör tespitinde çok hassas ve yüksek başarı gösteren bir cihaz olması nedeniyle, uzman hekimlerin yönlendirmesiyle tüm gerekli hastalıkların tanı, tedavi ve takibinde kullanılabiliyor.

PET MR, kanser hastalıklarının yanı sıra beyinle ilgili rahatsızlıklarda da detaylı bilgi edinmeye yardımcı oluyor. Örneğin; Alzheimer hastalığı PET-MR cihazı sayesinde erken teşhis edilebiliyor. Kalp rahatsızlıklarının tanı ve takibi için de PET-MR’dan faydalanılabiliyor.

Görüntüleme süreçleri nasıl uygulanıyor?

- Hastaların, PET-MR görüntülemesinden en az 24 saat öncesinde vücudu yoracak ve zorlayacak bütün egzersiz ile ağır işlerden kesinlikle kaçınması gerekiyor.
- Çekimden 6 saat önce yemek yemenin kesilmesi ve çekim bitene kadar bunun devam etmesi önem taşıyor.
- Tetkiklere gelirken kan şekerinin normal seviyelerde olması gerekiyor.
- Hastalara damar yoluyla radyoaktif işaretli moleküllerin verildiği kısa bir işlem uygulanıyor.
- Radyoaktif madde verilen hasta, yaklaşık yarım saat kurşun ile yalıtılmış odada bekletiliyor.
- PET görüntülemesinde özel kamera sistemiyle ilacın vücuttaki dağılımı inceleniyor. - Tüm vücut, beyin ya da kalbe yönelik tarama yapılabiliyor. PET MR’da hastanın MR görüntüleri alınırken, PET detektörleri de aynı anda tarama yapmaya devam ediyor.
- PET-MR işlemi ortalama 40-45 dakika sürüyor.
- Uygulamanın sonucunda görüntüler 3 boyutlu olarak alınıyor ve vücuda verilen maddenin dağılımı tomografik olarak izlenebiliyor.
- Elde edilen görüntüler uzmanlar tarafından değerlendirilerek, tümörün nerede olduğu, nereye yayıldığı tespit edilerek raporlanıyor.
- Tüm veriler ışığında hastanın tedavi planlaması yapılarak süreç başlıyor.

PET-MR ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.