Yararlı Bilgiler

Kalp hastaları oruç tutabilir mi?

Sağlıklı kişilerde oruç tutulması ile iyi huylu diye bilinen yararlı kolesterol HDL' nin arttığı, kötü huylu kolesterol LDL ile trigliserid düzeylerinin de dengede kaldığı,ayrıca koroner kalp hastalığı için bir risk faktörü olan homosistein'in oruç tutanlarda düşük düzeylere gerilediği gösterilmiştir. Ancak bu yararlı etkilerin görülebilmesi için iftardan sonra beslenme düzenine dikkat edilmesi ve hafif tempolu yürüyüş gibi hem metabolizmayı hızlandırıcak hem de sindirime faydalı olacak egzersiz yapılması gereklidir.

Ramazanda iftar sofraları çok çeşitli ve miktar olarak fazla olmaktadır. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. Kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan önemli yanlışlardan birisi de hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir.

KALP HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR Mİ?

Kalp damarlarında ciddi darlıklar olan koroner kalp hastaları, kalbin kanı pompalama gücünün zayıf olduğu kalp yetersizliği hastaları, kan basıncının kontrolünün iyi olmadığı yüksek tansiyon hastaları, kalp kapaklarında önemli seviyede sorun olan hastalar, insulin kullanan ya da şeker düşüklüğü yaşama riski olan diyabet hastalarının oruç tutması sakıncalı olabilir. Bu hastaların mutlaka doktorları ile görüşmeleri gerekir.

Özellikle bol yağlı, kalorili ve hızlı yenilen iftar yemeklerinden sonra koroner kalp hastalarının kalp krizi geçirme riskleri yüksektir. Kalp yetersizliği olan kişiler, vücutlarında artan tuz ve suyu azaltmak için idrar söktürücü ilaçlar kullanır. İlaçların etkisiyle oruç zamanı aşırı tuz ve su kayıpları olur. Bu durum, bayılmalara hatta şoklara neden olabilir.

İftarda, vücuda yüklenen aşırı su ve tuz, zaten sınırda pompalama gücü olan kalbi aşırı çalışmaya zorlar. Bunun yanında hızlı ve bol yemek sonrası, sindirim mide bağırsak sisteminin kan dolaşım hızı artar. Bu da kalbe ek yük getirir. Aşırı yük, kalp yetersizliğine yol açabilir. İftarda aşırı miktarda, yağlı, kalorili yemek tüketimi, gündüz içilemeyen sigaraların iftar sonrası ardı ardına içilmesi hastalar için risk faktörleridir. Ramazan ayında hastanelerin acil servislerine, iftar ile sahur arasında tokluk süresinde başvuru olmaktadır. Eğer, iftarda kısa sürede aşırı yeme alışkanlığı olmazsa, ramazanda kalp krizleri büyük ölçüde azalacaktır.

Kalp ve tansiyon hastaları oruç tutuyorlarsa ilaçlarını iftarda ve sahurda alabilecekleri şekilde doktorlarına sormalıdırlar. Günümüzde çoğu ilacın uzun etkili olup günde bir ya da iki kez alınabilmesi eksiksiz ilaç alımını kolaylaştırmaktadır.

ORUÇ TUTARAK ZAYIFLANABİLİR Mİ?

Sadece oruç tutarak zayıflamaya çalışmak yanlış bir düşüncedir. Tam aksine hareket azlığı ve gün boyu aç kalmak, metabolizmayı yavaşlatmakta, bu da ramazanda özellikle yediklerimize dikkat etmediğimizde kilo alımına bile neden olmaktadır. Bu nedenle Ramazan ayı boyunca iftarda yavaş ve abartmadan yemek,gece hafif üçüncü bir öğün planlamak ve iftardan sonra biraz dinlenerek yürüyüş yapmak yavaşlayan metabolizmanın hızlanmasına neden olacaktır.

RAMAZANDA NASIL BESLENMELİYİZ?

Ağır yemeklerden kaçınılması, tatlı ihtiyacının hamur işi tatlılar yerine meyve ya da sık olmamak kaydıyla sütlü tatlılardan karşılanması önemlidir. Kalp ve böbrek sorunları gibi nedenlerle doktor başka bir şekilde önermediği sürece günde 2-2.5 litre sıvı alınması, hatta sıcak yaz aylarında bunun biraz daha artırılması gerekir. Sıvı tüketiminin ağırlıklı olarak su olması önerilir. Ayran, maden suyu ve şeker hastalığı yoksa taze sıkılmış meyve suları ya da komposto tüketilebilir.

İftar, ideal olarak bir çorba ile açılmalı ve bir süre ara verildikten sonra mümkünse sulu bir sebze yemeği ile devam edilmelidir. Oruç süresince, midenin uzun süre boş kalmasından sonra bir anda çok yiyecek tüketilmesi sonucu mide ve kalp sorunları ortaya çıkabilmektedir. Bunu önlemek için iftarda yavaş yavaş ve az miktarda yemek yenilmesi gerekmektedir.

Sahurda ya kahvaltı yapılmalı ya da çorba, zeytinyağlı veya sulu yemekler gibi ağır olmayan tarzda besinler tüketilmelidir.Yumurta tok tutucu, iyi bir protein kaynağı olması nedeniyle sahurda tercih edilebilir. Bir ya da iki tane yumurta yağda ya da muz, karpuz, kavun gibi lifli meyveler tüketilebilir. Yoğurt özellikle tarçın ile karıştırılıp yendiğinde hem barsaklar için yararlı hem de acıkmayı engelleyici etkisi ile oruç sürecine destek olabilir. Ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişler de sahurda yenilebilir. Sahurda tuzlu gıdalardan kaçınılmalıdır.

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.