Merkezimizi Yakından Tanıyın

Obez kişilerin doyma hissine ulaşmaları zaman alır. Tüp mide ameliyatında amaç mide hacminin küçültülmesi ve bu sayede kişinin fazla yemesinin engellenmesidir.
Normalde 1500-2000 ml olan mide hacmi tüp mide ameliyatı ile 50-100 ml hacme düşürülmektedir. Tüp mide ameliyatından sonra 1-2 yıl içinde istenmeyen kiloların yaklaşık %60'ının giderildiği gözlenmiştir

Bu işlem mide tüpleştirilerek yapılır.Tüp haline gelen mide büyük geniş kısmını kaybeder ve kişi bu işlemden sonra acıkmaz.  

Yemek yediği zaman da az miktar yemekle doygunluk hisseder. Burada hemen şu akla gelir: Acaba kişi bu ameliyattan sonra vücut için alması gereken gıdaları alamazsa ne olur? Yani vücudun üretemediği vitamin gibi gerekli gıdaların alınamaması durumunda ne olur? İşte tam burada diyetisyen ile iletişim önem kazanır. Çünkü diyetisyen tarafından ayarlanan rasyon (günlük alınması gereken gıdaların organizasyonu) ile bu eksiklik hemen hiç gözlenmez. 

Dolayısıyla ameliyatı olmak, mideyi tüp haline getirmek ile tedavi tamamlanmaz. Kişinin sıkı gözetim altında olması lazımdır ki gerekli vitamin ve minerallerin eksikliği gözlenmesin. 

Ayrıca midenin yapısı elastik olduğu için kontrollü yemek yemek ameliyattan sonraki dönem için son derece önemlidir. Çünkü kişi ameliyattan sonra zamanla eski alışkanlıklarına dönerse kısa zamanda yeniden kilo almaya başlayabilir.  Bu yüzden obezite cerrahisi düşünülen kişi, ameliyat sonrası yaşam tarzını değiştirmelidir. Aksi takdirde yapılan işlem havanda su dövmekten öteye geçmez.

Tüp mide ameliyatı ülkemizde en fazla yapılan obezite cerrahisi ameliyatıdır. 4-5 delik açılarak kapalı yöntem (laparoskopi) ile gerçekleştirilen bu ameliyat cerrah açısından diğer ameliyata göre daha kolaydır.  

Gastrik by pass cerrahisinde; midenin büyük kısmı defonksiyone edilir (fonksiyonsuz bırakılır). 
Mide yukarından yemek borusuna, aşağıdan ise ince bağırsağa bağlıdır. Gastrik by pass ameliyatında; midenin yemek borusundan sonraki 25-30 ml'lik kısmından sonra ince bağırsak bağlanır. Yani böylelikle mide hacmi 25-30 ml'ye kadar düşürülür.
Normalde mideden bağırsağa geçen sindirim ürünlerinin hemen hemen hepsi bağırsaklardan geri emilerek vücuda alır. Su, şeker, yağlar, mineral ve vitaminler bu maddeler arasında yer alır. Gastrik by pass ameliyatında sadece mide küçültülmez aynı zamanda bağırsaklardan geri emilimin gerçekleşmesi için gerekli alan azaltılarak şeker yağ gibi maddelerin vücuda girmesi engellenir.
Gastrik by pass Amerika Birleşik Devletlerinde en fazla yapılan ameliyat tipidir. Dahası obezite sendromunda diyabet (şeker hastalığı) ön planda ise kişiler bu tür ameliyatlardan daha fazla fayda görürler. 
Dezavantajı ise hastalarda  tüp mide ameliyatından daha fazla oranda mineral ve vitamin eksiklikleri görülebiliyor olmasıdır. Bunun nedeni gastrik by pass ameliyatı ile ince bağırsaktan besinlerin emiliminin engellenmesidir. Dolaysıyla ameliyat sonrasında  kişiler bu vitamin ve eser element eksiklikleri açısından daha yakından takip edilmelidir. 
Gastrik by pass ameliyatlarının 2 tipi bulunur: R-Y Gastrik by pass ve mini gastrik by pass. Aslında bu iki ameliyatında mantığı aynıdır. İkisi de midenin küçültülmesi ve ince bağırsaktan emilimin engellenmesi mekanizmalarına dayanır. Bu iki ameliyat tipi arasındaki fark ameliyatın uygulama teknikleri ile alakalıdır. 

Bu tür ameliyatlar geri dönüşümsüzdür. Yani mideyi eski haline döndürmek neredeyse imkansızdır. Dolayısıyla ameliyat öncesi değerlendirmede kişi için hangi ameliyatın faydalı olacağına karar verilmelidir. 

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.