Yararlı Bilgiler

Konservatif Tedavi

1. İstirahat: Yatak istirahati
2. Medikal Tedavi: Ağrı kesici, kas gevşetici, vitamin
3. Fizik Tedavi: Lokal ısı, masaj, traksiyon, egzersiz vb.

Bölgesel Girişimsel Yöntemler

1. Servikal Epidural Enjeksiyon
Boyunda fıtık ve kireçlenmede uygulanır.

2. Lomber Epidural Enjeksiyon
Belde fıtık ve kireçlenmede uygulanır.

3. Caudal Epidural Enjeksiyon
Kalça ve kuyruk sokumu ağrılarında uygulanır.

4. Transforaminal Epidural Enjeksiyon
Belde fıtık ve kireçlenmede özellikle bacak ağrısı varlığında uygulanır.

5. Diskografi
Bel ve boyun fıtıklarında tanısal amaçlı uygulanır.

6. Faset Eklem Enjeksiyon ve Radyofrekans Elok
Bel, sırt ve boyun bölgesi ağrılarında uygulanır.

7. Vertebroplasti
Omurga kırıklarında kapalı yöntem olarak uygulanır.

8. Kifoplasti
Omurga kırıklarında kapalı yöntem olarak uygulanır.

Kapalı Bel ve Boyun Ameliyatları

1. Nükleoplasti
Uygun hastalarda lokal anestezi ile dikişsiz bel ve boyun fıtığı ameliyatıdır. Lazer ameliyatlarına göre komplikasyon oranı son derece azdır. Hasta, ertesi gün işine dönebilir.

2. Mikroendoskopik Yöntem ile Bel ve Boyun Fıtığı Ameliyatları
Yaklaşık 1,5 mm’lik mikroendoskoplarla yapılan bel ve boyun fıtığı ameliyatlarıdır. Hastalar genellikle ertesi gün ayağa kaldırılıp taburcu edilmektedir.

OMURGA AMELİYATLARI

1. Mikrocerrahi ile Bel ve Boyun Fıtığı Ameliyatları
Bel ve boyunda küçük bir kesi ve estetik dikiş ile bel ve boyun fıtığı ameliyatlarında tercih edilir. Tüm cerrahi girişimler arasında en başarılı yöntemdir (%95). Hastalar genellikle ertesi gün ayağa kaldırılıp taburcu edilmektedir.

2. Suni Disk Replasmanı
Operasyon ile çıkarılan bölgeye diske benzer bir yapı takılarak, hastanın eski doğal omurga yapısına yaklaştırılması amaçlanır.

3. Omurga Plak-Vida-Cage (Kafes) Enstrümantasyon
İlerlemiş bel ve boyun fıtığı, omurilik kanalı darlığı, kireçleme, omurga kırıkları ve yaralanmaları, omurganın doğumsal anomalilerinde kullanılan bir yöntemdir.

4. Nöronavigasyon
Tüm omurga ameliyatlarında cerrahinin kolaylaştırılması ve komplikasyonlarının azaltılması nda kullanılan en modern cihaz ve yöntemlerden biridir.

LOMBER DİSK HERNİSİ (BEL FITIĞI)

Bel Ağrısının Sıklığı ve Özelliği Nelerdir?

Baş ağrısından sonra insanları tıbbi tedavi aramaya zorlayan en önemli ikinci ağrı nedeni olan bel ağrısı oldukça sık görülmektedir. Bel ağrısı, insanların hem iş gücü kaybına hem de ekonomik kayba uğramalarına neden olmaktadır. Bel ağrısı batı toplumlarında, 20-50 yaş grubunda en önemli tıbbi sorun ve mesleki yaralanma sebebi olarak gösterilmektedir. 45 yaş altı çalışanlarda en sık iş gücü kaybına yol açan nedendir.

Bel Fıtığı Nedir?

Belimizde 5 adet omur kemiği bulunmaktadır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Disk özel bir bağ dokusu yapısıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet eder.

Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin yapısının ve elastikiyetinin bozulması sonucu fıtıklaşması ile ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Fıtıklaşan, yani dışarıya doğru taşan disk, omurilik kanalı içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder. Ayrıca fıtıklaşmış diskten ortama salınan bazı kimyasal maddeler de sinir köklerini etkileyerek ağrıya neden olur.

Her Bel Ağrısı Bel Fıtığına mı Bağlıdır?

Bel ağrılarının tekrarında en güçlü belirleyici, daha önceden bel ağrısı geçirmektir. Bel ağrısı her zaman bel fıtığına bağlı değildir. Sinir basısı dışında bel omurgası üzerine oluşan mekanik yüklenme ve diğer çevre organ veya yapılarda meydana gelen bozukluklara bağlı olarak da bel ağrısı oluşabilir.

Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir?

1. Bel fıtığında en çok görülen şikayet bel ağrısıdır. Ağrı başlangıçta, hiçbir tedavi gerektirmeksizin düzelebilirken sık olarak tekrarlama eğilimindedir. İleri dönemlerde bel ağrısına yönelik uygulanan tedaviden istenilen yanıt elde edilmeyebilir.

2. Bel fıtığında ikinci önemli bulgu ise fıtığa bağlı sinir kökünün basıya uğraması sonucu oluşan kalça ve bacak ağrısıdır. Bu ağrı genelde tek bir bacakta belirgindir. Ağrılı bacakta uyuşukluk ve karıncalanma sık olarak karşımıza çıkar.

Ağrı, pozisyon değiştirmekle hatta öksürmek veya hapşırmakla birlikte artabilir. İleri dönemlerde acil cerrahi müdahale gerektiren bacak veya ayakta, kısmi felçler, hatta idrar tutamama gibi bozukluklar da gelişebilir. Bel fıtığına bağlı bel ağrısı çok büyük bir oranda başlangıçta hiçbir tedavi gerektirmeden veya çok az bir tedavi ile iyileşir. Bel fıtığı olgularının çoğunda, uygun ilaç tedavisi ve yatak istirahati dışında başta fizik tedavi olmak üzere birçok cerrahi dışı yöntemle hastaların büyük bir bölümünde iyi sonuçlar alınır.

Bel Fıtığı Ameliyatına Nasıl Karar Verilir

Tüm bel fıtığı hastalarının sadece küçük bir bölümünde (%1-3) ameliyat gerekir. Ameliyat gereksiniminin en önemli nedenlerinden biri, diğer ameliyat dışı yöntemlerle istenilen iyileşmenin sağlanamaması ve şikayetlerin sık tekrarlamasıdır. Fizik tedavi, ağrıyı azaltmak, zayıf kasları güçlendirmek, kasılmış kasları rahatlatmak, omurganın mekanik stresini azaltmak, gövde pozisyonunu düzeltmek ve fiziksel uyumu iyileştirmektir.

Hangi Durumlarda Cerrahi Müdahale Yapılır?

1. İdrarını tutamama, bacaklarda güçsüzlük, eyer tarzı uyuşma (Kauda equina sendromu) veya belirgin bir kuvvet kaybı varsa.

2. Ameliyat dışı diğer tedavi yöntemlerine rağmen başlangıçta belli belirsizken zamanla ilerleyen bir nörolojik defisit olduğunda (Minimal bir kuvvet kaybının ilerlemesi, duyu kusuruna refleks kaybının da eklenmesi vb. gibi durumlarda).

3. Konservatif tedaviye rağmen geçmeyen ağrı olduğunda.

4. Ağrı geçse bile, yıl içinde sık sık atakların nüksetmesi ve kişinin normal hayatını sürdürmesini engellemesi durumda cerrahi müdahale yapılır.

Bel fıtığı tedavi edilmediği taktirde bası altında kalan sinirler zaman içinde görevlerini yapamaz hale gelir. Sinir kökünün seviyesine göre bacakta hissizlik, felç, idrar ve büyük abdest yapmada sorunlar ortaya çıkar ve bunlar kalıcıdır. Ameliyat yapılsa da bir düzelme görülmez. Bu nedenle bu şartlar altında, hastanın mutlaka bir beyin ve sinir cerrahı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Ameliyat Yönteminde Başarı Oranı Nedir?

Bu yöntemleri, kapalı cerrahi girişimler ve açık cerrahi girişimler olarak ikiye ayırmak mümkündür. Kapalı yöntemlerin ortalama başarı oranı %69-84’dür. Açık cerrahi yöntemler arasında bugün dünyada kabul edilen en önemli yöntem olan mikrocerrahi, tüm cerrahi girişimler arasında en başarılı yöntemdir (%95).

Kapalı yöntemler arasında da en etkili yöntem endoskopik disk cerrahisidir. Endoskopik disk ameliyatı, bel fıtığı nedeniyle ameliyat olması gereken tüm hastalara uygulanabilir. Ancak bel fıtığının yanı sıra hastada bel omurlarının kayması, kanal darlığı gibi ilave durumlar var ve bunların da düzeltilmesi gerekiyorsa, o zaman endoskopik disk ameliyatı yerine mikrocerrahi yapılması gereklidir. Her yaş grubuna uygulanabilir.

Özellikle yaşlı ve diyabet, hipertansiyon gibi başka sorunları olan hastalarda ameliyat sonrası iyileşme süresinin çok kısa olması büyük avantaj sağlamaktadır. Ayrıca, girişime bağlı ek anatomik hasara yol açmaksızın fıtıklaşmış disk parçası alınmaktadır. Böylece hastaların hastanede kalma ve işe dönüş süreleri kısalmaktadır. Yeniden tekrarlama olasılığı kapalı yöntemlerde %14-18, mikrocerrahide ise %4’dür.

Amaç ağrıyı azaltmak, zayıf kasları güçlendirmek, kasılmış kasları rahatlatmak, omurganın mekanik stresini azaltmak, gövde pozisyonunu düzeltmek ve fiziksel uyumu iyileştirmektir. Başka bir deyişle yeni bir güne antremanlı olarak başlamaktır.

Hangi Sporları Yapabiliriz?

Yüzme ve ritmik yürüyüş, omurga sağlığı için en ideal aktivitelerdir. İlgili uzman tarafından önerilen egzersiz programları oldukça etkilidir. Kuvvetin nereden geleceği her zaman tahmin edilemeyen ve ani-ters harekete maruz kalmaya yol açabilecek tenis, futbol vb. gibi sporların en azından ağrılı ve hassas dönemlerde ertelenmesi uygundur.

SERVİKAL DİSK HERNİSİ (BOYUN FITIĞI)

Boyun Fıtığı Nasıl Oluşur?

Daha önce sağlam olan bir diskte travma sonrasında ani şekilde diskhernisi gelişebileceği gibi, çoğu servikal disk hernisinde belirgin bir travma ya da zorlanma tarif edilmez. Ağrı keskin olabilir, genellikle sürekli ve künttür. Boyun hareketleriyle, özellikle başı arkaya doğru germekle artar.

Boyun Fıtığı Yaş Ortalaması ve Görülme Şekli Nedir?

Servikal disk hernisi, hayatın 30 ve 40’lı yaşlarında daha sık görülür. Hasta, önce boyun ve omuzda, sonra kolunda şiddetli bir ağrı hisseder.

Boyun Fıtığı Tedavi Ugulamaları Nelerdir?

Konservatif Tedavi

Çoğu servikal disk hernisi cerrahi gerektirmez. Yatak istirahati, boyunluk kullanımı, analjezikler, kas gevşeticilerle, lokal ısı, masaj ve servikal traksiyon gibi fiziki yöntemler yarar sağlayabilir.

Cerrahi

Omurilikte hasar oluşturan bir santral disk hernisi ameliyat edilmelidir. Geçmeyen ağrı ve ilerleyici fonksiyon bozukluk ve kaybı ameliyat endikasyonudur.

Grup Florence Nightingale Nöroşirurji Bölümümüzde acil durumda olan hastaların ameliyatları günün 24 saati gerçekleştirilebilir.

Diğer elektif cerrahi uygulanacak hastalar genellikle bir gün öncesinden servise yatırılarak ya da ayaktan ameliyat öncesi tetkikleri yapılarak ameliyata hazırlanırlar. Bu tetkikler genellikle anestezi öncesi hazırlık kapsamında yapılan kan tetkikleri, akciğer grafisi ve elektrokardiyografidir. Bu tetkikler gereken hastalarda ilgili branşlar (kardiyoloji, göğüs hastalıkları gibi) tarafından konsültasyonlar yapılarak çeşitlendirilir.

Ameliyat günü hastalarımız anestezi ekibi tarafından serviste sedasyon yapılarak ameliyathaneye indirilir. Bu süreçte hasta yakınları hasta odası ya da isterlerse ameliyathane bekleme odasında bekleyebilir

Hastanın ameliyatı ve durumu konusunda hasta yakınları sık sık bilgilendirilir. Ameliyatın bitiminde ameliyat ekibi tarafından hasta yakınları ile yüz yüze görüşme yapılarak uygulanan ameliyat ve hastalık konusunda ayrıntılı konuşma gerçekleştirilir.

Ameliyat sonrası hasta durumuna göre ayılma bölümünde bir süre tutulduktan sonra yatağına alınır ya da yoğun bakım birimine geçirilir.

Bu test sonucunda pozitif çıkarsanız bir nöroloji uzmanına başvurup tanıyı doğrulatın ve tedaviniz doğru şekilde planlansın! Bu test sadece fikir verebilir tek başına tanı koymak için yeterli değildir.

(Lipton RB, Dodick D, Sadovsky R, Kolodner K,Endicott J, Hettiarachchi J, Harrison W. A self-administered screener for migraine in primary care: The ID Migraine™ validation study. Neurology 2003;61:375–382)

Migren için özel bir tarama testi (ID-migren testi)

İlk sorular:

• 18-55 yaş arasında mısınız?

• Son 3 ay içinde 2 veya daha çok baş ağrısı çektiniz mi?

Ön tarama soruları:

1. Baş ağrılarınız iş, çalışma veya sosyal aktivitelerinizi kısıtlıyor mu?

2. Baş ağrınız hakkında doktorunuzla görüşmek isteği duyuyor musunuz?

birine "evet" yanıtı verenler alttaki 3 soruyu yanıtlamalıdır.

Migrende 3 soru testi (ID Migraine) sorunun en az ikisi pozitif ise TEST POZİTİF

Son 3 ay içinde baş ağrınız sırasında aşağıdakileri yaşadınız mı?

1. Midenizde bulantı veya rahatsızlık hissettiniz mi?

2. Baş ağrısı sırasında ışık sizi rahatsız etti mi?

3. Baş ağrılarınız sizi en az bir gün işten güçten kısıtladı mı?

Sigaraya veda: (tütün ürünleri) kullanmayın.

Organik gıda ile beslenin: Çevre kirliliğinden etkilenmiş ve yapay katkılı gıdalar yerine, doğal ve mümkünse organik gıdayla beslenin.

Mevsimin sebzelerini tüketin: Mevsiminde taze meyve sebze, zeytinyağı, kuruyemiş tüketimine ağırlık verin, daha az miktarda tam tahıl ürünleri tüketin.

Şekere dikkat: Saf şeker yerine bölgenizde üretilen bal tercih edin.

Katkılı yiyeceklerden uzak durun: Katkılı, işlenmiş et ürünleri (salam, sosis, sucuk vb) yerine, serbest otlayan (yeşillik yiyen) hayvan yağı, eti, tavuk, açık deniz balığı tüketin.

Yemekleri düşük ısıda pişirin: Yüksek ısıda, is ve duman altında pişirme ve kızartma yerine, daha düşük ısıda buğulama, haşlama ve ızgara yöntemleri tercih edin.

Yoğurt, sirke, turşu gibi fermente edilmiş faydalı bakterilerden zengin gıdalar tüketmeyi ihmal etmeyin.

Düşük kalorili beslenin: Tüm bu yediklerinizin miktarı az tutularak düşük kalorili beslenin.

Yemek yaptığınız kapları değiştirmenin vakti geldi: Çelik, cam veya porselen pişirme kapları, zararlı kimyasal maddeler içeren diğer kaplara tercih edin.

Kilonuzu kontrol edin: İdeal kilonun yüzde 5-10'dan fazlasına çıkmamaya gayret gösterin.

Egzersiz hayatınızın parçası olsun: Düzenli ve değişken tipte aşırıya kaçmadan, haftada 5 gün 30-60 dakika civarında egzersiz yapın.

Güneş: Sağlıklı güneşlenmeyi asla ihmal etmeyin.

Hekim kontrollerini aksatmayın: Kan basıncı (tansiyon) ve düzenli hekim kontrollerini aksatmayn.

Herşeyin başı sağlıklı uyku: Düzenli ve ortalama 7 saat uykuyu ihmal edilmeyin.

Hijyene önem verin: Hijyen (temizlik) kurallarına dikkat edin.

Stresizi yönetin: Sosyal strese karşı, dostluklar kurulmalı, hobi ve inanç sistemlerini içine alan çözümler üretmeyi deneyin.

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.