Mide Küçültme Ameliyatı ve Sonrası

Obezite tüm dünyada görülen yaygın bir sorundur. Obez bireyler diyet ve egzersiz yaptıkları halde kilo veremiyorlarsa mide küçültme ameliyatı olarak bu sorundan kurtulabilirler. Mide küçültme ameliyatları birkaç yöntemle yapılır. Bunlardan biri besin alınmasını sınırlayarak kilo verdirmeyi amaçlayan ameliyatlardır. Bir diğeri ise alınan besinlerin bağırsaktan emilmesini engelleyerek kilo verdirmeyi amaçlar. Üçüncü ameliyat yöntemi ise bu ikisinin de kombine olarak yapıldığı ameliyatlardır. 

Mide Küçültme Ameliyatını Kimler Yaptırabilir?

Mide küçültme ameliyatı olabilmek için hastanın 18-80 yaş aralığında ve anesteziyi kaldırabilecek bir vücuda sahip olması gerekir.
Beden Kütle İndeksi (BKİ) 40'ın üzerinde,
BKİ 35-40 arasında,
Obeziteye bağlı olan ek hastalığı bulunan,
BKİ 30-35 arasında ve diyabet ve metabolik sendrom gibi hastalıkları olan bireyler mide küçültme ameliyatı olabilirler.

Mide Küçültme Ameliyat Yöntemleri

Sleeve gastrektomi ve gastrik band ameliyatlarında midenin bir kısmı alınır. Midenin bir kısmı alındığı için yenebilen besin miktarı azalır ve böylece kilo kaybı hedeflenir. 

Duodenal switch ameliyatında ise mide ile birlikte bağırsağın bir kısmı da alınır. Bağırsağın bir kısmı olmadığı için emilim azalır ve kilo kaybı meydana gelir.

Mide küçültme ameliyatları açık veya kapalı (laparoskopik) şekilde yapılabilir. Laparoskopik ameliyat açık ameliyata göre daha avantajlıdır çünkü ameliyat sonrası ufak bir iz kalır. Komplikasyon gelişme olasılığı düşüktür ve toparlanma süresi açık ameliyata göre daha hızlıdır. 

Sleeve gastrektomi ameliyatı:  Midenin yaklaşık %75'lik kısmının çıkarılmasıdır. Mide ameliyat sonrası boru gibi küçük kalır ve böylece çok az yemek ile doygunluk hissi hemen oluşur. Bu sayede açlık hissi azalır. Ayrıca bu ameliyatta midenin 'açlık hormonu' üreten kısmı çıkarıldığı için yemek sonrasında acıkma hissedilmez. Bu ameliyat laparoskopik yöntemle yapılabilmektedir. 

Roux-Y Gastrik Bypass ameliyatı: Midenin bir kısmı devre dışı bırakılarak yeni, küçük bir mide yapılır. Küçük midenizin ucuna bağırsağında bir kısmını keserek bağlar. Devre dışı kalan mide on iki parmak bağırsağı ile birleştirir. Böylece 'Y' harfi görüntüsü ortaya çıkmaktadır. Bu ameliyat sonucunda midenin büyük kısmı işlevini kaybeder. Besinler yeni küçük mide ve ona bağlı bağırsak kısmına gider. 

Biliyopankreatik diversiyon: Bu ameliyatta hem mide hem bağırsakların büyük kısmı alınarak besin emiliminin azaltılması amaçlanır. Midede küçük bir cep oluşturularak besin alımı sınırlandırılır. Bu ameliyat diğerlerine göre daha ciddi olduğundan çok fazla kilosu olan hastalarda tercih edilir. 

 Mide Küçültme Ameliyatına Nasıl Hazırlık Yapılır? 

Ameliyat olmadan en az 1 hafta öncesinde aspirinin veya aspirin içeren ilaçların ve kan sulandırıcıların kullanımı bırakılmalıdır. Bunlara ek olarak, 24-48 saat öncesinde hekimin önerdiği şekilde bir beslenme uygulanmanız gerekir.

Mide Küçültme Ameliyatı Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir? 

Hasta ameliyat sonrasında belli bir süre boyunca hastanede kontrol altında kalır. Bu sırada hastaya ağrı kesici verilir ve yakından takip edilir. Bu süreçte sıvı tüketimine özen gösterilir ve ameliyat sonrası beslenme yavaş olduğu için kan şekeri sürekli kontrol edilir. Ameliyattan sonra öncelikle sıvı gıdalar ile beslenmeye başlanır, daha sonra püre ve en son katı gıdalara geçilerek yavaş yavaş beslenme sağlanır. Ameliyat sonrasında diyetisyen özel beslenme planı hazırlar. Bu beslenme planı yeterli ve dengeli beslenmeye uygun olarak planlanır. Porsiyon miktarları ameliyat öncesindeki beslenmeye göre daha küçüktür, çünkü mide küçülmüştür. Ameliyat sonrası 5 aşamada normal beslenmeye geçilir. Bu aşamalar: 

1) 1-4 Günlük Dönem (Hastane Dönemi): Bu süreçte hastanede kalınır. Gereken sıvı ve kaloriler hastaya damar yoluyla verilir. Bu dönemde 3. veya 4. gün midede ve sindirim sisteminde kaçak olup olmadığını gözlemek amacıyla; metilen mavili su içirilir. Bunun sonucunda eğer herhangi bir kaçak yoksa su ve süte olan tolerans ölçülür. Ardından hasta taburcu edilir. 
2. 1 Aylık Dönem (Berrak Sıvı Dönemi): Bu dönemde günlük yaklaşık 1,5 litresi sudan olmak koşuluyla yaklaşık 2,5-3,5 litre sıvı tüketmek gerekir. Bu dönemde su dışında kullanabilen sıvılara süt, ev yapımı ayran, katkı içermeyen meyve suları, süzgeçten geçirilmiş et ve tavuk suyu örnek verilebilir. 
3. 1-3 Aylık Dönem (Püre Dönemi): Bu dönemde ise hastaya sıvı tüketimine ek olarak püre de verilir. Püre için suda haşlanmış ve blender'dan geçirilmiş brokoli, ıspanak, kereviz, enginar, brüksel lahanası gibi sebzeler kullanılır. Bu sebzelerin içine protein olarak yağsız kıyma veya tavuk püreleri konabilir. Yine protein olarak labne veya yarı haşlanmış yumurta beyazı tüketilebilir. İsteğe bağlı olarak bu pürelere baharat da eklenebilir. Bunlara ek olarak, meyvelerin kompostoları da şekersiz olarak tercih edilebilir. Bu süreçte önemli olan ise sıvı ve püreleri birlikte tüketmemektir. Sıvı ve püre alımları arasında en az yarım saat bulunmalıdır.  
4. 4-6 Aylık Dönem (Normal Gıdaya Geçiş Dönemi): İlk üç ayın sonunda artık normal gıdaya geçiş dönemi başlar. Bu dönemde un içermeyen her tür çorba tüketilebilir. Haşlanmış yağsız tavuk, et ve haşlanmış veya ızgara yapılmış balık tüketimine geçilebilir. Çiğ sebze ve meyveler yenebilir. Hastanın canı tatlı isterse, haftada 1 defa bir kaşık light dondurma yiyebilir. Bir önceki dönemde olduğu gibi bu dönemde de katı sıvı alımı arasında en az yarım saat olması gerekir. Buna ek olarak besinler iyice çiğnenmelidir. 
5. 6 Ay Sonrası Dönem (Normal Gıda Dönemi): Hasta bu döneme kadar olan aşamaları rahat olarak tamamladıysa, bu dönemden sonra artık normal gıdalarla beslenebilir. Ancak her zaman katı ve sıvı besinleri beraber almak gerektiği akıldan çıkarılmamalıdır. Her öğününde yeterli çiğneme yapılmalıdır. Bir öğün en az 15 dakika sürmelidir. Eğer daha hızlı tüketiliyorsa yeterli çiğneme yapılmadığı anlamına gelir. Günde en az 1,5 litre su tüketilmelidir. Soda, maden suyu, gazlı ve alkollü içecekler tercih edilmemelidir. Bunlar tüketildiğinde midede ağrı ve şişkinlik olabilir.

Mide Küçültme Ameliyat Sonrası Kilo Kaybı ve Hastalık Durumu 

Hastalarda ilk 3 ay hızlı kilo kaybı görülmektedir. Örnek olarak ilk üç ay için yaklaşık 45 kiloya kadar verilebilmekle birlikte bu kayıpların miktarları ameliyat çeşitlerine göre farklılık gösterir. Ameliyat öncesi obeziteye bağlı herhangi bir ek hastalığı olanların bu hastalıklar ya tamamen iyileşir ya da rahatsız etmeyecek kadar azalır.  

Mide Küçültme Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Her ameliyat gibi mide küçültme ameliyatının da bazı riskleri vardır. Enfeksiyon, kan pıhtılaşması, emboli, tüp mideden ya da diğer anastomozlardan kaçak, kilo kaybına bağlı safra kesesi taşı oluşumu, yetersiz beslenme, kilo vermeye bağlı ciltte sarkmalar, çöküntüler, dumping sendromu (gastrik bypass cerrahisi sonrası alınan gıdalar ve sıvılar çok hızlı bir biçimde bağırsağa geçmesi durumu) ameliyatın komplikasyonlarıdır. Bu komplikasyonlara yakalanma daha çok ileri yaştaki veya kan pıhtılaşma sorunu olan kişilerde veya aşırı obez olanlarda görünür. Eğer ameliyat sonrası diyetisyeninizin ve doktorunuzun önerilerine uyarsanız bu komplikasyonların ortaya çıkma ihtimali azalacaktır. 

 Mide Ameliyatı Sonrası Hamile Kalınabilir Mi?

Ameliyat olduktan sonra 18. aya kadar kilo kaybı devam eder. Kilo verme süreci ardından; beslenme düzeni diyetisyen tarafından ayarlandığı taktirde gebe kalmada herhangi bir sorun bulunmaz. 

Ameliyat Sonrası Fiziksel Aktivite Nasıl Planlanmalıdır?

Ameliyat olduktan sonra ilk 2 haftalık süreçte araba kullanmaktan, yine ilk 2 aylık süreçte ağır fiziksel aktivitelerden uzak durmanız gerekir. Fakat fiziksel aktiviteyi tamamen hayatınızdan çıkarmak doğru olmayacaktır. Ameliyattan sonra yürüyüş yapılabilir. Eğer işiniz ağır fiziksel aktivite gerektiren bir iş değilse 2-4. haftadan sonra çalışmaya da başlayabilirsiniz. 2. aydan sonra pilates, yoga, yüzme gibi aktiviteleri yapabilirsiniz. 

Ameliyat Sonrası Taburcu Olma 

Hekim hastanın ihtiyacına göre ilaç reçete edebilir. Diyetisyen ayrıntılı bir beslenme programı hazırlar. Eğer taburcu olduktan sonra kesilmeyen hıçkırık, kusma, 38°C ve üzeri ateş, bir ayakta kızarıklık ve / veya şişlik (iki bacağın çapları arasında en az 1-2 cm olmalı), karındaki kesi yerlerinde şişkinlik ve / veya kızarıklık var ise zaman geçirilmeden hekime danışılmalıdır. 

Obezite ve mide küçültme ameliyatları ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

İlgili Yazılar: