Kişiselleştirilmiş tedavi (Personalized medicine)

Kişinin ve hastalığının özelliklerine göre yapılan tedavidir.

  • Kanser hücresinin genetik özelliklerine göre etkili tedavinin belirlenmesi.
  • Hastalardaki genetik özelliklere göre verilecek tedavilerin yan etkilerinin daha az olmasını sağlayacak tedavinin verilmesi.
  • Kişilerin genetik özelliklerine göre kansere yakalanma riskinin belirlenmesi ve tarama stratejilerinin belirlenmesi.
  • Hastalardaki genetik özelliklere göre hastalığın tekrarlama riski ve hastalığın prognozunun belirlenmesi.


Tedavi şekli aynı olmasına rağmen her hastada aynı etki ve yan etki profilinde görülmemektedir. Hastalıkların özelliklerine göre geliştirilen hedefli (targeted) tedaviler kişiselleştirilmiş tedavinin prensibini oluşturur.

Targeted (hedefli) tedavilerin sık kullanıldığı hastalıklar;

  • Meme kanseri
  • Barsak kanserleri
  • Gastrointestinal stromal tümörler
  • Böbrek kanseri
  • Akciğer kanseri
  • Melanoma
  • Multipl myeloma
  • Bazı lenfoma lösemiler
  • Bazı çocukluk çağı tümörleri


Monoklonal antikorlar: Kanser hücresi yüzeyinde kendini gösteren yabancı maddelere (antijen) karşı geliştirilmiş protein yapısındaki maddelerdir (antikor). Damardan uygulanırlar, hücre içinde bazı mekanizmaları akitive ederek kanser hücresinin yok edilmesini sağlarlar.

Tirozin kinaz inhibitörleri: Hücre içine girerek kanser hücresini yaşatan ve çoğaltan yolakları engelleyerek etkilerini gösterirler. Çoğunlukla kanser hücresinin çevresindeki damarlanmayı engelleyerek kanser hücresinin gelişmesini durdurarak etkili olurlar.

Meme kanseri

%20-25 hastada kanser hücresinin zarında hücrenin çoğalmasını sağlayan Human epitelial growth Factor 2 (Her 2) adı verilen hücrenin çoğalmasını sağlayan reseptörler vardır. Bunu engelleyen herceptin (trastuzumab) kullanıldığında bu hasta grubunda oldukça etkin bir tedavi sağlanır. Meme kanserinin yaklaşık % 70’inde kanser hücrelerinde hormon reseptör pozitifliği vardır. Kullanılan antihormonal tedaviler hedefli tedavilere örnektir.

Bağırsak kanseri

Yayılmış evrede kemoterapi ile birlikte kullanılabilen anti-epitelial growth factor 1 inhibitörleri ile etkili tedaviler sağlanır. Sol kolon tümörlerinde bu etkinliğin daha belirgin olduğu görülmüştür. Panitumumab ya da cetuximab adı verilen bu monoklonal inhibitörleri RAS-wild type denilen K- RAS veya N-RAS mutasyonu olmayan hastalarda etkilidir. Mutasyon pozitifse vascular endotelial-growth factor inhibitors olan bevacizumab (altuzan) kullanılmaktadır.

Akciğer kanseri

Yayılmış evrede özellikle adenokarsinom hücre tipi olan akciğer kanserinde epitelial growth factor receptor 1 (EGFR 1) exon mutasyon pozitifliği varsa anti EGFR tedaviler ile (erlotinib, gefitinib) ile kemoterapiye göre çok daha iyi sonuçlar alınır. EGFR (+) exon mutasyonu varsa kemoterapi öncesi kullanımı önerilir. EGFR ile birlikte bakılması gereken ALK veya ROS-1 pozitifliği varlığında ise crizotinib kullanılması gereklidir. Bu tedavilere direnç geliştiğinde de etkili ilaçlar geliştirilmiş ve etkin sonuçlar alınmıştır. Programm death cell ligand -1 (PDL-1) %50 den fazla pozitifse kemoterapi öncesi anti PDL-1 (pembrolizumab) immunoterapi ile etkin tedavi imkanı doğmuştur. %1-50 PDL-1 pozitif olan hastalarda kemoterapi sonrası immunoterapi ile tedaviler etkili olmaktadır. Nivolumab (opdivo) kullanımında ise PDL-1 negatif olduğunda bile etkinlik vardır.

Melanom

Melanom hastalarının %50’sinde B-RAF mutasyonu varlığı vardır. Yaygın evre melanomda B-RAF mutasyonu varsa buna yönelik zelboraf-cometinib ve dabrafenib- trametinib ile iyi sonuçlar alınır.

Anti-angiogenik (damarlanmayı azaltarak etkili olan hedefli tedaviler) ajanlar

Axitinib (inlyta): Böbrek kanserinde kullanılır.
Bevacizumab (altuzan): Böbrek, akciğer, kolorektal kanserde.
Everolimus (afinitor): Böbrek, pankreatic neuro-endocrine tümör, meme
Lenalidomide (revlimid): Multipl myelom, non-hodgkin lymphoma
Pazopanibe: Böbrek ve yumuşak doku kanserleri
Ramucurimab (cyramza): Mide gastro-özafagial bileşke tümörlerinde akciğer kanserinde ve kolorektal kanserlerde
Regorafenib (stivarga): Metastatik kolorektal kanserleri ve gastro-intestinal stromal tümörlerde (GIST)
Sorafenib (nexavar): Böbrek, karaciğer ve tiroid kanseri
Sunitinibe (sutent): Böbrek kanseri PNET ve GIST
Thalidomide (synovir, thalomid): Multipl myelom
Vandetanibe (caprelsa): Meduller tiroid kanseri
Zivaflibercept (zaltrap): Kolorektal kanserlerde

Yan etkiler

  • Yüksek kan basıncı
  • Ciltte döküntü kaşıntı
  • El-ayak sendromu
  • Diare (bulantı)
  • Yorgunluk
  • Düşük hücre sayısı
  • Yara iyileşmesinde gecikme


Anti-angiogenetik ajanlar kalp yetmezliğine neden olabilir veya bir damar tıkanıklığına yol açabilir.

Çoklu gen analizi yapılarak bugün meme kanseri ve barsak kanseri operasyonu geçirmiş hastaların bir kısmında koruyucu kemoterapi kararı verilmesinde yardımcı olarak hastaların gereksiz kemoterapi almaları önlenmektedir. Başta akciğer kanseri olmak üzere diğer kanser türlerinde de bu yönde çalışmalar devam etmektedir.

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

/* */