Kalp kapak hastalığı nedir?

Kalpte dört adet kapak bulunur. Yaşamın herhangi bir döneminde çeşitli sebeplere bağlı olarak, bu kapakların bir veya birden fazlasında sorun oluşabilir. Bu hastalığın sebepleri doğumsal ve kalıtımsal olabilir. En fazla etkilenen kapaklar aort ve mitral kapaktır. Ancak üçüncü olarak triküspit kapak da etkilenerek sorun çıkarabilir. Kapakla ilgili rahatsızlık, kapağın daralması sonucu kan akımının azalması veya yetmezliği sonucu kanın geriye kaçması durumudur. Darlık veya yetmezlik tek tek görülebileceği gibi, her ikisi birden de meydana gelebilir.

Kalp kapaklarında görülen bu rahatsızlık kalbin yükünü daha fazla arttıracağı için, uzun sürmesi halinde kalbin yapısında geri dönüşü zor bozukluklara neden olabilir. Bu noktadan sonra tedavi, kapağın değiştirilmesi şeklinde ikiye ayrılabilir. Kalp kapağındaki rahatsızlık ilerlememiş ve doktora erken dönemde başvurmuş hastalarda kapağın tamir şansı daha yüksektir. Bu konuda doktorunuz size ayrıntılı bir şekilde açıklamada bulunur ve yol gösterir. Kapakların değişmesi gerekliliği halinde kullanılan iki tür kapak vardır Biyolojik kapak ve mekanik kapak.

Biyolojik kapakların en büyük avantajı, kan sulandırıcı ilaç kullanılması gerektirmemesidir. Buna karşı ortalama ömürleri 7-15 sene arasında sınırlıdır.
Mekanik kapaklar ise çok uzun ömürlüdürler. Ancak metalden yapılmış olduklarından dolayı, üzerinde pıhtı oluşmasını engelleyebilmek için hastanın hayatı boyunca kan sulandırıcı ilaç kullanması zorunludur.

Sizin için en uygun olan kapağı seçmeden önce birçok etken göz önünde bulundurulmadır. Bunların başında yaşınız, kapak hastalığınızın cinsi, kan sulandırıcı ilaçları hayat boyu kullanıp kullanamayacağınız, çocuk sahibi olmak istemeniz gibi etkenler sıralanabilir.

Hasta, kullanılan kalp kapağının biyoprotez mi yoksa mekanik mi olduğunu mutlaka öğrenmelidir; çünkü mekanik kapak kullanılmış ise, pıhtı oluşumunu engellemek için Coumadin adı verilen ilacı kullanmak gerekir. Bu ilacı almadığı takdirde hasta pıhtı oluşumu nedeniyle felç geçirebilir, hatta ölebilir. İlacın dozu kişiye göre değişebildiği için doktor hastaya en uygun dozu ayarlayacak ve ne sıklıkla kontrole geleceğini belirtecektir.

Ameliyatın üzerinden uzun süre geçmiş olsa bile, herhangi bir cerrahi girişim veya dişlerle ilgili bir tedavi gerektiğinde, mutlaka işlemi yapacak doktora kalp kapak ameliyatı geçirildiği söylenmeli ve kullanılan ilaçlar belirlenmelidir. Çünkü kalp kapak ameliyatı olan kişilerin bu tip girişimlerden önce antibiyotik tedavisi görmeleri gerekmektedir. Ayrıca, mekanik kapak sebebiyle kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsa, ilaçların dozunun girişim öncesi ve sonrasında tekrar ayarlanması gerekmektedir. Bu tip durumlarda hasta, doktoruna veya kardiyoloğuna danışmalıdır.

Unutulmamalıdır ki bu tür girişimlerde “Robot” ile operasyonlar çok daha ufak kesiklerden kalbi durdurmadan gerçekleştirilmektedir. Ameliyat sonrası dönem için hastalarda ağrı en aza inmekte, yara ile ilgili kozmetik problemler de büyük ölçüde engellenmektedir.

Paylaş

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz