Süt Çocuklarında Tam İdrar



    Süt çocuklarında böbrekler ve idrar yolları ile ilişkili olmayan pek çok belirti ve bulgu idrar yolu enfeksiyonu (İYE) ve üriner sistem taşı gibi hastalıklar lehine yorumlanabilir. Bu belirti ve bulgular huzursuzluk, uykusuzluk, kilo alamama, kusma, ateş, yenidoğanlarda sarılık gibi  yakınmalardır ve üriner sistem dışındaki hastalıkların da belirti ve bulguları olabilirler. Böyle durumlarda tam idrar tetkiki (TİT) ve güvenilir bir idrar kültürü üriner sistem ile ilişkili olan hastalıkların tanı almasını veya dışlanmasını sağlar.

    İdrar kontrolü henüz gelişmemiş olan süt çocuklarında öncelikle tercih edilen yöntem idrar torbası takılarak (bağlama yöntemi) idrar almaktır. Bağlama yöntemi ile alınan idrarlarda perine ve prepisyum mikrobiyatası idrara karışabilir. Bağlama kültürü ile elde edilen idrar kültürünün seçiciliği bu nedenle % 14'tür. Yani sağlam çocuklarda bu yöntem ile kültür alındığında ancak %14 olguda üreme olmaz. Geri kalan  % 76 olguda İYE olmadığı halde sanki İYE varmış gibi üreme saptanır. TİT'de anlamlı bir bulgu olmayan süt çocuklarında bağlama yöntemi ile alınan kültürler değerlendirilirken bu bilgi her zaman akılda bulundurulmalıdır.

    Genellikle bebekler için üretilmiş ıslak mendillerle yüzeysel bir silme ile perine temizliği yapılarak torba takılır ve elde edilen idrar ile hem TİT hem de idrar kültürü yapılır. Perineden bulaşları hiç olmazsa en aza indirebilmek için kızlarda labium araları, erkeklerde prepisyum geri çekilerek sabunlu su ile yıkandıktan sonra bağlama yöntemi ile idrar almaya çalışmak nispeten daha güvenilir sonuçlar elde edilmesini sağlar. En sağlıklı yöntem ise suprapubik aspirasyon veya mesane kateterizasyonu yöntemi ile idrar almaktır.Bu yöntemler ile idrar alındığında perineden bulaş ihtimali dışlanmış olur.

    TİT'in en önemli bileşeni idrar mikroskopisidir. Eğer santrifüj edilmeden idrar sedimenti bakılıyorsa mutlaka birlikte gram boyama ile inceleme de önerilir. Rutinde TİT ile birlikte gram boyama yapmak kolay olmadığından santrifüj edilmiş idrar incelemesi yapılır. Santrifüj edilmiş idrar örneğinden elde edilen sedimentin mikroskopta 40'lık büyütme ile değerlendirilmesinde alanlar gezilerek ortalama şekilli eleman sayıları saptanır.Beş'ten fazla lökosit, piyüri; beş'ten fazla eritrosit, hematüri olarak değerlendirilir. 10-15 hareketli bakterinin varlığı da ml de 105 koloni bakteri üremesi olacağının kanıtı sayılabilir. Bu bulgularla beraber kimyasal testlerde nitrit pozitifliği ve lökosit esteraz pozitifliği de idrar kültürü çıkıncaya dek destekleyici bulgu olarak kullanılabilir. Lökosit esteraz testinin seçiciliği- yani hasta olmayan olguları doğru tanımlama oranı düşük, nitritin ise seçiciliği yüksek ancak duyarlılığı düşüktür, yani hasta olanları doğru tanımlama oranı düşüktür. Dikkatli bir mikroskopik incelemenin ise hem duyarlılığı hem de seçiciliği pek çok çalışmada oldukça yüksek bildirilmiştir.

    İdrarın mikroskopik incelenmesinde pek çok kristal rapor edilebilir. Taze idrarın mikroskopik incelemesinde patolojik anlamı ve önemi olan yanlızca sistin ve tirozin kristalleridir. Sistin kristali sistinüri, tirozin kristali tirozinemi olan hastalarda görülür. Görülebilen diğer kristallerin hiç bir klinik önemi yoktur. Herhangi bir taş hastalığına ya da "kum dökme" diye isimlendirilen durumlara kanıt olarak kullanılamaz. Üriner sistem taş hastalığı olgularında ancak metabolitlerin idrarda direkt ölçümü yapılarak doğru tanı konulabilir.

    Sonuç olarak bağlama kültürü ile tanı koyarken bulaş olasılığı akılda tutulmalı ve idrar mikrospisi ile birlikte yorumlanmalıdır.