Varis nedir?

Vücuttaki hücrelerin ihtiyacı olan besinleri ve bunların kullanılabilmesi için gerekli olan oksijeni içeren kan kalpten atardamarlar aracılığı ile dokulara gönderilir.

Dokular bu maddeleri ve oksijeni kullanırlar ve atık maddeler açığa çıkar. Bu atık maddeleri içeren kan (halk arasında kirli kan da denir) bu sefer toplar damarlar aracılığıyla temizlenmek üzere kalbe taşınır.

Vücudumuzdaki toplar damarların belirgin hale gelip, genişlemesine; "varis" adı verilir.

Varis, çoğunlukla genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır.

Ancak çevresel faktörler de görülme oranını arttırmaktadır. Özellikle fazla hareket edemeyen, sabit olarak uzun süre ayakta kalan kişilerde (öğretmen, hemşire, doktor, garson vs.) görülme sıklığı daha fazladır.

Bununla birlikte kadınlarda erkeklere göre daha sıkça ortaya çıktığı  ve yaş ilerledikçe varis oluşma olasılığının arttığı bilinmektedir.

Yüzeysel (cilt altındaki) damarlarda ortaya çıkan varis tanısı doktor muayenesi sırasında rahatlıkla konulabilmektedir. Ancak derin damarlardaki (kasların içinde yer alan) varis tanısında görüntüleme yöntemlerinden yararlanmak gerekir.

Gözle görülmeyen derinlikteki toplar damarlarda kapak yetmezliği olup olmadığını anlamak için venografi ya da renkli doppler ultrasonografiden yararlanılabilmektedir.

Venografide ayak bileği seviyesinde toplar damarın içine özel bir boyar madde verilerek filmler çekilir. Günümüz modern ultrasonografi aletleri sayesinde venografinin kullanım alanı oldukça azalmıştır. Renkli doppler ultrasonografi ağrısız, iğne kullanılması gerekmeyen basit bir yöntemdir.

Vücudumuzdaki toplar damarlar yüzeysel ve derin olarak iki ana grupta incelenebilir.

Yüzeysel toplar damarlar hemen cilt altında yer alır ve gözle görülebilir. Derin toplar damarlar ise kaslar arasında atardamar ve sinirlerin yanında yer alır ve bu nedenle gözle görülmez.

Toplar damarlar vücudumuzun her yerini sarar ve kanı yer çekiminin aksi yönüne doğru (uzuvlarımızdan kalbe doğru) taşırlar. Bacaklarda bulunan toplar damarlarımızda, 10-15 adet kapakçık bulunur.  Bu kapakçıklar sayesinde yer çekiminin etkisi ile kanın bacaklarda birikmesi önlenerek, kan akımının hep kalbe doğru olması sağlanır. Toplar damarlarımızda bulunan kapakçıklar tam kapanamazsa, yukarı kalbe gitmesi gereken kan aşağıya kalıp birikir ve toplar damarların genişlemesine dolayısıyla varis oluşumuna neden olur.

Varis; ameliyat, skleroterapi, radyofrekans, lazer ablasyon ile tedavi edilebilmektedir. Ancak varisin tekrarlamaması  ya da yenilerinin oluşmaması için hastaların günlük hayatlarında dikkat etmesi gereken bazı konular bulunur. Bunlar şöyle sıralanabilir:

  • Düzenli egzersiz ve yürüyüş yapılması
  • Günde en az 3-4 defa 15-20 dakika boyunca bacakların yukarı kaldırılması
  • Düzenli olarak varis çorabının kullanılması
  • Dengeli beslenme ile fazla kiloların verilmesi
  • Sigara içiliyorsa bırakılması
  • Ayakta sabit durmaktan kaçınılması
  • Otururken bacakların aşağı doğru sarkıtılmaması, yüksekte tutulmasına özen gösterilmesi
  • Otururken bacak bacak üstüne atılmaması
  • Dolaşımı etkileyecek çok dar giysilerden uzak durulması
  • Yolculuklarda dolaşımı düzenlemek adına her 30-40 dakikada bir ayağa kalkmalı ve mümkünse yürünmesi
  • Her gün bir kaç defa bacaklara soğuk duş yapılması
  • Aşırı sıcaktan kaçınılması

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.