Sedef hastalığı

Sedef hastalığı, her 100 kişiden 1-3 ünde görülen alevlenmelerle seyreden bir deri hastalığıdır. Her iki cinsde eşit oranda görülür, her yaş da ortaya çıkabilir. En sık 20 yaş grubunda ortaya çıkar. Genetik yatkınlık olsa da ailenin her bireyinde görülmez. Çevresel faktörler arttırabilir. Genellikle hastalık için tipik görünüm veren sedef benzeri beyaz-gri pullanmalar olan keskin sınırlı pembe kırmızı plaklar ile ayırt edilir.
Kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik olarak yatkın bireylerde çevresel faktörlerin etkisiyle bağışıklık sisteminin sıradışı olarak epitel hücrelerini etkilemesiyle ortaya çıktığı düşünülür.  Geçirilen mikrobik hastalıklar (boğaz enfeksiyonu vb), ilaçlar (lityum, bazı tansiyon ilaçları, aspirin vb), stres, mekanik tahriş (ovalama, kaşıma), güneş yanığı gibi çevresel faktörler arttırıcı etki yapabilir.  

Sedef hastalığının en tipik belirtileri, özellikle diz-dirsek gibi darbe gören yerlerde olmak üzere, keskin sınırlı, canlı kırmızı renkli ve üzerlerinde hastalığa adını veren sedef rengi kabukların bulunduğu lezyonlardır. Bu lezyonlar ayrıca saçlı deri, tırnaklar, genital bölgede de ortaya çıkabilmektedir.
Tedavi edilmezse zamanla kalınlaşıp özellikler eller ve ayaklarda hareketi zorlaştırabilir. Kelliğe yol açmaz ama hastalık şiddetli ise saç dökülmesini arttırabilmektedir.

Sedef hastalığı sadece tırnağı tutabilir. En sık bulgusu, toplu iğne başı büyüklüğünde çukurcuklar, tırnağın kalınlaşması, boşalması, sarı renk değişikliğidir. Bazen tırnak çevresinde de şişlik ve kızarıklık da gelişebilir. 

Sedef hastalığınım günümüzde sadece deriyi etkilemediği, özellikle erken yaşta başladığında eklemleri, kalp-damar sistemini tuttuğu, şeker hasatlığı ve obeziteye yol açtığı da bilinmektedir.  Dolayısıyla hastaların izlemi ve tedavisi sırasında eşlik edebilecek hastalıların saptanması ve tedavisi de önemlidir.

Ayrıca hastalık nadiren eklemleri tutabilmektedir. %30 oranında eklemlerde şişlik ve ağrı ortaya çıkar. Psoriatik artritin etkin tedavisi gerekir, çünkü eklemlerde hasara ve kronik ağrıya neden olur.

• Eklemde ısı artışı, kızarıklık ve şişme ile birlikte eklem ağrısı
• Sırt ağrısı ile birlikte olan ve bir saat ya da daha uzun süren sabah sertliği
• Eklemlerin hareketlerinde kısıtlılık  psoriatik artiritin başlıca belirtilerdir.
Sedef hastalığının tüm dünyada 125 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilmektedir. Görülme sıklığı %2-3 dolayındadır. Olguların 3'de birinde birinci derece akrabalarında sedef hastalığı mevcuttur. Tek ebeveynde sedef hastalığı varsa çocukta görülme riski %14, çift ebeveynde varsa %41'dir.

Sedef hastalığı çocuklarda  daha nadir ortaya çıkar. Çocuk hastaların  %10'unda 10 yaş öncesi, %2'sinde 2 yaş öncesi ortaya çıkar. Daha ince ve daha hafif kabuklu, daha kaşıntılıdır. Yüze,saçlı deriye ve kıvrım bölgelerine yerleşir . Bez bölgesi ve koltukaltını tutabilir.

Sedef hastalığının ek bazı sağlık sorunları ile seyretmesi nedeniyle özellikle 20 yaşın altında başlayanlarda çok  iyi izlem ve yaşam tarzı açısından eğitim gereklidir.
En sık tipik olarak  diz ve dirsekte , saçlı deride  belde keskin sınırlı oval şekilli pembe kırmızı beyaz sedefimsi pullanma gösteren plaklar oluşur. Bazen ise kıvrım yerlerinde kasık , koltuk altı meme altı gibi bölgelerde  pullanma olmadan  benzer lezyonlar ortaya çıkar , pişik ve ekzema ile ayırt edilmelidir. Avuç içi ayak tabanında sadece görülebilir, mantar hastalığı ile karışabilir. 

Gövdede kol ve bacaklarda damla şeklinde küçük kırmızı pullanan  plaklar çocuk ve ergenlerde üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ani olarak ortaya çıkabilir, uygun tedavi ile daha çabuk geriler. 

Belli bir alanda avuç içi ayak tabanı kımızı zeminde sivilce benzeri döküntü şeklinde veya tüm vucutta yaygın kırmızı plak üzerinde sivilce benzeri döküntüler şeklinde sedef hastalığı görülebilir.

Daha seyrek olarak tüm vucutta yaygın olabilir. 

Tırnaklarda minik çukurcuklar, ayrışma, sarımsı lekelenme , tırnak plağında kalınlaşma beirtileri görülebilir.
 
Sedef hastalarında yüzde 20 oranında eklem hastalığı görülebilir. Ensık el parmak eklemi, bel bölgesi tutulur. Bel ağrısı, sabah katılığı, eklem bölgesinde şişlik kızarıklık olursa eklem sedefi araştırılır.
Genellikle tanı için ek tetkik yapılmaz. Tipik görünümde değil ise karışabilecek diğer deri hastalıklarından ayırt etmek için deri biyopsisi gerekebilir.  Şiddetini arttırabilecek faktörleri araştırmak ve  bazı tedavilerden önce  güvenli ilaç kullanımı için kan tahlili istenebilir. Şiddetli  sedef hastalığı olan kişilerde metabolik hastalıklar, diabet ,kalp ve damar hastalıkları  açısından takip yapılabilir. Obesite, barsak hastalığı  bazen eşlik edebilir.  
Sedef hastalığı ömür boyu süren bir hastalıktır. Önlemlerle ve uygun tedavi ile kontrol altında tutulabilmektedir.

Sedef hastalığı kişide sosyal ve psikolojik sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenle hastalığı tanımak, tetikleyicilerden korunmak çok önemlidir. Erken tanı hastalığı kontrol altına almayı kolaylaştıracaktır. Eğer lezyonlar derinin %10'undan fazlasını tutmuşsa mutlaka fototerapi veya sistemik tedavi gerekir. Sadece kremlerle yetinmek hem hastalık kontrolünde zorluk yaratır hem de eşlik edebilecek hastalıkları önlemede yararlı olmaz.

Tedavide amaç arttırıcı faktörlerden kaçınmak (tahriş etmemek ovalamamak vb),  en kısa sürede iyileştirirken uzun süre iyilik sağlamak ve  yan etki oluşturmamaktır. Her hastaya aynı tedavi kullanılmaz. Belirli algoritma ile tedavi planlanır. Hastalığın yaygınlığı, hastanın yaşı, tedaviye uyumu, önceki kullanılan ilaçlar tedavi seçiminde önemlidir. Sınırlı bir alandaysa krem şeklinde ilaçlar, nemlendiriciler kullanılır.

Daha yaygın hastalık varsa fototerapi, sentetik  A vitamini içeren ilaçlar, eklem hastalığı varsa veya daha sonraki aşamada dirençli hastalarda kendisi kanser olmadığı halde bazı kanser ilaçları ve  biyolojik tedaviler kullanılır. 

Bugüne kadar sedef hastalığının nedenine yönelik bir tedavisi bulunamamıştır ancak çok önemli gelişmeler olmuş, tedavi beklentileri %50'den %90'lara çıkmıştır. Tedavi ile deri belirtileri iz bırakmadan tamamıyla kaybolabilmektedir.Uygun tedavilerle hemen hemen semptomsuz bir durum olan iyilik dönemleri yaşanabilir. 

Tıbbi tedavi yanı sıra kronik hastalıklarda yaşam boyu sağlıklı bir diyetle beslenmek önemlidir. Bunun dışında hastalığın doğrudan bağlantılı olduğu özel bir diyet yoktur. Gereksiz besin yasaklarından uzak durulmalıdır. Ayrıca sigaranın bırakılması, alkol tüketiminin azaltılması ve düzenli egzersiz şarttır.

Sedef hastalığını kendiliğinden geçmez ve etkin tedavi uygulanmadığında, kişilerin hayatı üzerindeki olumsuz etkileri devam edebilir.Lütfen tedavi ile ilgili tüm bilgileri dermatoloğunuza danışamadan uygulamayınız ve tedavi seçenekleri konusunda bilgi alınız. Bilimsel kanıttan uzak hiçbir yöntem hastalığı tedavide kullanılmamalıdır. Bu yöntemler bazı zamanlarda tam aksine durumu kötüleştirebilmektedir. Unutmayınız ki hastalığı kontrol etmek ancak hekiminizle iyi bir iletişim kurmak ile mümkündür.
Sedef hastalığı kesinlikle bulaşıcı değildir. Hastanın kendisinde bir bölgeden diğerine veya başkasına temas ile, ortak eşya kullanarak bulaşmaz. 
Alevlenmeler iyileşme dönemleriyle seyrder. Belirtileri ve şiddeti  değişken olabilir.  
Paylaş

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz