Prostat kanseri

prostat kanseriProstat mesanenin altında, rektumun önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Prostat ejekulasyon  (boşalma) esnasında spermin dışarı atılması için gerekli akışkan sıvının ve enzimlerin 1/3 ünü salgılar. Ejakulatın (meni/semen) içinde yer alan sperm testislerde yapılır, vas deferens adı verilen tüpler tarafından taşınır. Bu esnada prostattan bu katkı maddelerini alır ve penise ulaşarak dışarı atılır. Prostatın arkasındaki seminal kabarcıklar bu akışkanın yapıldığı yerdir. 

Prostat kanseri erkeklerde deri kanserinden sonra en sık görülen kanserdir. Kansere bağlı ölümlerde ise ikinci sırada yer alır. Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. 

Prostat kanseri prostata direkt teması ve yakınlığından dolayı seminal kabarcıkları ve prostatı saran kapsülü etkileyebilir. Rektuma olan komşuluğundan dolayı rektal muayene prostat hakkında fikir verebilen iyi bir muayene yöntemidir.

PSA (prostat spesifik antijen) testi ile prostat kanserinin erken tanısı olasıdır. PSA testinin kullanılmaya başlamasıyla birlikte prostat kanserine bağlı ölüm oranlarında azalma başlamıştır.

Erken dönemde tanı konamadığı taktirde prostat kanseri lenf ve kan damarları yoluyla çevre dokulara yayılabilmektedir. En sık yayılım yeri çevresindeki lenf düğümleri ve kemiklerdir. Ek olarak akciğer, karaciğer ve diğer organlara da yayılabilir.


Sağlıklı bir erkeğin hayat boyu prostat kanserine yakalanma riski yaklaşık olarak %17'dir. Yani yaklaşık olarak her 6 erkekten biri prostat kanserine yakalanmaktadır. Prostat kanserine neyin sebep olduğu tam olarak bilinmemektedir. 

Diğer kanser türlerinde olduğu gibi genetik bir yatkınlıkla birlikte olumsuz çevre koşullarının, bu hastalığın meydana gelmesinde rol aldığı düşünülmektedir. Prostat kanseri oluşumuna katkısı olabileceği düşünülen bazı risk faktörleri şunlardır:

•Yaş

•Ailede prostat kanseri varlığı

•Yağlı beslenme

•Hormonlar

•Kadmium

•A ve D Vitaminleri

En önemli risk faktörleri yaş, aile hikayesidir. Normal kontroller sırasında prostat kanseri araştırılması 50 yaş sonrası tavsiye edilirken, ailede prostat kanseri mevcudiyeti varsa bu araştırmalar 40 yaş sonrasında başlatılmaktadır. Tüm prostat kanserlerinin %10'unun babadan oğla kalıtım yoluyla geçtiği tahmin edilmektedir.Prostat kanseri olan hastaların erkek çocuklarında veya erkek kardeşlerinde prostat kanserine yakalanma riski 2-9 kat daha yüksektir.


Lokalize prostat kanseri hiçbir belirti vermeden gelişebilir.

Prosta kanseri özellikle kemiğe metastaz yaptığı zaman ağrı yapabilmektedir. Yaygın kemik tutulumu olduğunda, kan üretimi bozulacağından, kansızlık ve buna bağlı halsizlik, güçsüzlük olabilir. Daha ileri vakalarda prostat etrafındaki lenf bezleri ileri derecede büyüyerek idrar kanallarında tıkanmalara yol açabilirler. Bu durumda böbreklerde hidronefroz adı verilen şişme ve fonksiyonlarda bozulma oluşabilir.

Prostat kanserinin lokal ileri evre adı verilen aşamasında prostat ileri derecede büyüyerek idrar kanalını tıkayıp idrar akımını engelleyebilir. Mesaneye baskı yaparak ağrı ve mesane irritasyonu oluşturabilir. 


Prostat kanseri erken dönemde genellikle bir belirtiye neden olmaz. İdrar yapmada zorluk, akım hızında azalma, sık idrara gitme gibi şikayetler genellikle yaşa bağlı prostat hacminde iyi huylu büyüme nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

Prostat kanserinde; asıl büyüme yeri prostatının dış kapsülüne yakın kısımlarıdır. Bu nedenle prostat kanseri ancak ileri evrelerinde idrar kanalında tıkanmaya neden olur.

Prostat kanserinde kullanılan tanı yöntemleri;

  • Kanda bakılan PSA testi
  • Rektal muayene
  • Biyopsidir
  • Prostat kanseri sıklıkla genel sağlık taraması sırasında; kanda bakılan PSA (Prostat Spesifik Antijeni) testi ile saptanmaktadır.
  • Prostat Spesifik Antijen (PSA) testi

Genel sağlık taramalarında kanda bakılan bu test sayesinde erken dönemde prostat kanserinin tespit edilme oranında artış sağlanmıştır.Diğer testlere göre daha kolay uygulanabilir olması bunun başlıca nedenlerindendir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki bazı kanser hastalarında PSA testi normal düzeyde çıkabilmektedir. Bu nedenle doktorunuz ileri tetkikler de isteyebilmektedir.

Prostat spesifik antijen (PSA) erkeklerde prostat ve idrar yolu (üretra) çevresindeki bezlerden salınan bir proteindir. Görevi meninin (semenin) boşalma öncesi sıvılaşmasına yardım etmektir.

PSA için normal değer 0-4 arası kabul edilirken, son yıllarda bu aralıkta PSA’ya sahip pek çok kanser hastası saptanması nedeniyle güvenli sınır özellikle genç hastalarda daha aşağı düzeylere çekilmiştir.

Yaşa bağlı normal PSA değerleri:

  •  40-49 yaş       PSA ≤2.5 ng/ml
  •  50-59 yaş       PSA ≤3.5 ng/ml
  •  60-69 yaş       PSA ≤4.5 ng/ml
  •  70 ve üstü      PSA ≤5.5


Tümör şüphesi uyandıran bazı başka PSA değerleri vardır. Bunlar:

  • PSA hızı: PSA’nın yıllık artış hızı 0.75 ng/ml üzerinde ise biyopsi düşünülmelidir.
  • PSA dansitesi: PSA değerinin prostat hacmine bölünmesi ile bulunur. PSAD = 0.15 ve üzeri durumlarda biyopsi düşünülmelidir.
  • Prostat kanserinin tanısında parmakla rektal muayene (rektal tuşe)
  • Rektal muayene ürolojide fizik incelemenin en önemli kısımlarından biridir.
  • İnceleme esnasında üroloji doktorunuz prostatın dış yüzeyinde tümör açısından şüpheli herhangi bir sertlik yada düzensizlik olup olmadığını kontrol eder.

Unutulmamalıdır ki prostat kanseri teşhis edilen hastaların %25’inde PSA düzeyi normal sınırlarda olmasına rağmen tanı sadece parmakla  muayenede saptanan sertlik ve düzensizlik nedeni ile konulmaktadır.

Transrektal ultrason rehberliğinde biyopsi (TRUS)
Prostat biyopsisi Trans Rektal Ultrason (TRUS) ile yapılmaktadır.

TRUS rektal yolla uygulanan bir ultrasonografi aygıtıdır. Prostatı çok yakından gösterdiği için standart karın (batın) ultrasonuna göre avantajlıdır. TRUS bazen biyopsi amaçlı olmadan sadece prostatı daha iyi görüntülemek amacıyla da kullanılabilmektedir.

Trans rektal ultrasona eklenen bir parça sayesinde prostat dokularında hedeflenen yerden doku örneği almak mümkündür.

Yaş, prostat büyüklüğü, daha önceden biyopsi yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek doktorunuz biyopsi alınmasını önerebilmektedir.

 

Prostat kanserinin tedavisinde izlenecek yol; hastalığa (ilerlemesi, tümörün büyüklüğü, yeri gibi) ve hastanın durumuna (yaşı, genel sağlık durumu gibi) göre farklılık gösterebilmektedir.

Size en uygun ve doğru tedavi planın yapılması için doktorunuz rehberlik edecektir.

Ancak genel olarak prostat kanserinde izlenen tedavi aşamaları şöyle sıralanabilir:

A. Eğer prostat kanseri sınırlı (lokalize) ise;

  • Öncelikle hastalık yakından takip edilir
  • Gerekli görüldüğünde cerrahi olarak prostatın alınması söz konusudur. Bu ameliyata; radikal prostatektomi denir. Radikal prostatektomi çeşitli şekillerde uygulanabilir:
  • Açık ameliyat
  • Laparoskopik ameliyat (kapalı ameliyat)
  • Robotik radikal prostatektomi
  • Radyoterapi yani ışın tedavisi uygulanan diğer yöntemlerdendir. Tek başına ya da ardışık tedavi olarak uygulanabilir. Çeşitli yöntemleri bulunur:
  • Eksternal Radyoterapi
  • IMRT
  • Brakiterapi
  • Krioterapi denilen yöntem de lokalize prostat kanserlerinde uygulanabilmektedir. Krioterapide prostat dondurularak hastalık elemine edilir.


B. Eğer prostat kanseri yayılım göstermişse (metastatik ise);

Cerrahiden önce kanserin kontrol altına alınması hedeflenir. Bunun içinde;

  • Hormon tedavisi
  • Kemoterapi uygulanabilmektedir.
  • Robotik radikal prostatektomi
  • Prostat kanserinin tedavisinde farklı yöntemler mevcuttur.


Prostat bezinin ameliyat ile tamamen alındığı; "radikal prostatektomi ameliyatı" denilen yöntem etkinliği nedeniyle sıklıkla tercih edilmektedir.

Yapılan araştırmalarda; radikal prostatektomi ameliyatı geçiren lokalize (sınırlı/yayılım yapmamış) prostat kanserli hastaların 10 yıllık sağ kalım oranlarının %90’ın üzerinde olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle radikal prostatektomi ameliyatı uygun hastalarda en çok tercih edilen tedavi yöntemidir.

Geleneksel açık radikal prostatektomi ameliyatları; büyük bir cerrahi kesi ile yapılmaktadır. Bu da hastanın operasyondan sonra geç sürede iyileşmesine, daha uzun süre hastanede yatmasına, daha fazla yara enfeksiyonu riskine maruz kalmasına ve  hastada büyük bir yara izine yol açmaktadır.

Son yıllarda oldukça yaygınlaşan robotik radikal prostatektomi ameliyatında ise; çok küçük kesiler ile operasyon yapılabilmekte ve böylece hastaların ameliyat sonrası iyileşme süreleri azalmakta, enfeksiyon riskleri minimalize edilmektedir.

Daha az kan kaybı: Robotik radikal prostatektomi ameliyatında karın (batın) gazla şişirilir. Bu gaz basıncından dolayı kanamalar oldukça azalmaktadır. Ameliyatın bitiminde ise karındaki gaz boşaltılır. Ayrıca 3 boyutlu yüksek çözünürlüklü ve operasyon alanını büyütebilen kameralar yardımı ile kanamalar daha net olarak görülebilmekte ve erkenden durdurulabilmektedir. Ameliyatların çoğunda hastalara kan nakli ihtiyacı bile duyulmamaktadır.

Daha az hastanede kalış süresi: Robotik cerrahide ameliyat kesilerinin daha küçük olması ve kan kaybının çok daha az olması nedeniyle hastalar geleneksel açık operasyonlara oranla daha erken hastaneden taburcu edilebilmektedir.

Daha kısa sonda süresi: Robotik prostatektomi ameliyatında idrar kesesi ile idrar yolunun birbirine su geçirmez şekilde dikilebilmesi (anastomoz) mümkündür. Bu nedenle hastalara ameliyat sonrası takılan idrarın çıkışını sağlayan "sonda" 6-7 gün içinde çıkartılabilmektedir.

Daha az ağrı: Yara kesilerinin daha küçük olması nedeniyle hastalar açık ameliyatlara oranla daha az ağrı hissetmektedirler.

Daha iyi kanser kontrolü: 3 boyutlu yüksek çözünürlüklü görüntü ve 7 derece hareket edebilen araçlar yardımı ile cerrah robotik prostatektomide prostat dokusunu daha net olarak görebilmektedir.

Daha iyi idrar kontrolü: Robotik prostatektomide; açık radikal prostatektomiye oranla idrar kontrolü daha erken sağlanmaktadır. Görüntünün daha iyi olması, daha az kanamanın olması ve idrar yolunun daha uzun bırakılabilmesiidrar kontrolünün erken oluşmasını sağlayanetkenler arasındadır.

Daha erken cinsel yaşama dönüş: Uygun hastada prostat civarındaki sinir-damar demetinin korunması, açık ameliyata göre; robotik prostatektomide daha iyi sağlanabilmektedir. Bu sayede ameliyat sonrası hastaların cinsel yaşamanın normale dönmesi daha çabuk olmak

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Kanserle İlgili Uzmanlarımıza Sorun
Güvenlik Kodunu Giriniz
Captcha
CaptchaResart
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.