Polikistik over sendromu (PKOS)

Polikistik Over Sendromu (PKOS) Nedir? 

Polikistik over sendromu (PKOS); üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen endokrin (hormonal) bozukluklardan biridir. PKOS; kadının adet düzenini, çocuk sahibi olma yeteneğini (fertiliteyi), hormonlarını, kalbini, damarlarını ve hatta dış görünüşünü etkileyebilmektedir. 


PKOS tanısının konulması için aşağıdaki bulgulardan en az iki tanesinin gözlenmesi gerekmektedir;
  • Ultrasonda polikistik over (PKO) görüntüsü; ultrasonda büyüklükleri 8-10 mm'yi geçmeyen, yumurtalıkların çevresinde yerleşim gösteren çok sayıda kist olması.
  • Yumurtlamanın olmaması (anovulasyon); PKOS olan bir kadının adet periyotu düzensiz olabilir ya da kadın hiç adet görmeyebilir.
  • Kronik hiperandojenizm; andojen hormonunun fazla üretilmesi.
PKOS tanısının konulması için sadece ultrasonda PKO görüntüsünün olması, sadece yumurtlamanın olmaması ya da sadece hiperandojenizm olması tek başlarına yeterli değildir. Bu bulgulardan en az iki tanesi aynı anda gözlenmelidir.

PKOS tanısını koyduran spesifik bir test yoktur.

PKOS tanısı hastanın hikayesi (ilk adet yaşı, adet düzeni, kanama süresi vb), şikayetleri, fizik muayene, ultrason ve kan testleri ile konabilir. Aynı zamanda hastanın tansiyon ve kan şeker seviyesi de kontrol edilmelidir.


Kadınların %15-20'sinde gözlenebilen PKOS'un nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Ancak yapılan araştırmalar PKOS'un ortaya çıkmasını etkileyen birden fazla faktör olduğunu göstermektedir.

Bu faktörlerden biri de genetik yatkınlıktır. Ailesinde (anne ya da kız kardeşte) PKOS olan kadınlarda PKOS gözlenme riskinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Ancak PKOS'nun kalıtımsal olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır.

PKOS semptomları adet periyotunu kontrol eden hormonlardaki dengesizlikler tarafından tetiklenmektedir. Temel androjen erkeklik hormonu;  testosterondur. Bu hormon tüm kadınlarda yumurtalıklar tarafından üretilir ve temel dişi hormonu olan östrojene dönüşür. PKOS olan kadınlarda, testosteron normalden fazla üretilir. Normalin üzerinde androjen seviyeleri ise; akne, kıllanma, kilo alımı ve yumurtlama problemlerine neden olur.

İnsülin hormonu da PKOS semptomlarının tetiklenmesinde rol olan bir diğer hormondur. İnsülin pankreas tarafından üretilen ve kandaki glikoz seviyesini düzenleyen bir hormondur. PKOS görülen birçok kadında "insülin rezistansı" olarak adlandırılan durum gözlenmektedir. İnsülin rezistansında; vücut dokuları insülinin etkisine direnir ve bunun sonucunda vücut daha fazla insülin üretmek zorunda kalır. Vücutta çok yüksek seviyede bulunan insülin hormonu; yumurtalıkları da etkileyerek hormonal dengesizlik oluşmasına neden olur. Fazla insülin androjen üretimini arttırmaktadır. PKOS olan kadınların kilo almaya eğimli olmaları ve zor kilo vermelerinin nedeni de insülin metabolizmasında gözlenen bu bozukluktur.

  • Düzensiz yumurtlama veya yumurtlama olmaması sonucunda adet olamama yada gecikmeli- düzensiz adet
  • İnfertilite (kısırlık), tekrarlayan düşükler.
  • İstenmeyen tüylerde artış (kollarda, bacaklarda, karın ve sırt bölgesinde tüylenme artışı, renk koyulaşması ve kalınlaşma) erkek tipi saç dökülmesi gözlenmesi
  • Yüz göğüs ve sırt bölgesinde ciltte yağlanma ve sivilce
  • Kilo problemleri; aşırı kilo, hızlı kilo alıp kilo vermede zorluk yaşama
  • Depresyon ve ruh hali değişiklikleri
  • Uyku apnesi, horlama
  • Yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon)
PKOS olan kadınlarda, bir yumurtanın tam olarak olgunlaşması için gerekli tüm hormonlar üretilememektedir. Yumurtaların hiçbiri olgunlaşıp salınamadığı için yumurtlama gerçekleşemez ve progesteron hormonu üretilemez. Progesteron olmadığında ise adetler düzensiz olur ya da olmaz.

Düzensiz adet periyotları (menstruel siklus) ve yumurtlamanın olmayışı kadında östrojen üretimini arttırırken progesteron üretimini durdurur.  Progesteron, her ay periyodik olarak rahim iç tabakasının (endometrium) dökülmesine neden olan hormondur. Progesteron olmadığında, rahim içi kalınlaşır ve bunun sonucunda  yoğun kanama ya da düzensiz kanama  gözlenir. Zamanla bu durum hiperplaziye (dokunun büyümesine) ve kansere yol açabilir.

PKOS'da gözlenebilen kistler ise zararlı değildir. Bu kistler için cerrahi müdahaleye gerek yoktur ve kistler yumurtalık kanserine neden olmaz.

Ancak, PKOS'da  gözlenen hormonal düzensizlikler hayatın ileri dönemlerinde kalp hastalıkları, diyabet ve rahim kanseri riskini arttırmaktadır. PKOS olan kadınların  % 50 sinden daha fazlasında 40 yaşından önce diyabet ya da bozulmuş glikoz toleransı gözlenebilmektedir.

PKOS’lu kadınların, LDL (kötü kolesterol) seviyeleri yüksek, HDL ( iyi kolesterol) seviyeleri düşük, yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon)riski daha fazladır ve PKOS'lu kadınlar aynı yaştaki diğer kadınlardan 4-7 kat daha fazla kalp krizi riski taşımaktadırlar.

PKOS için standart uygulanan kesin bir tedavi bulunmamaktadır. Tedavi yöntemi kişide gözlenen şikayetlere göre farklılık göstermektedir. Uygulanan tedavi yöntemlerinden bazıları şöyledir:

Yaşam tarzı değişikliği: Kilo verme, beslenme ve egzersiz 
PKOS tedavisinde ilk basamak; sağlıklı beslenme ve egzersiz ile ideal kiloda kalmaktır. PKOS görülen birçok kadının fazla kilolu ya da obez olduğu gözlenmektedir. Beslenme alışkanlıklarında yapılacak olumlu değişiklikler; işlenmiş yiyecekler ve şeker ilaveli besinlerden uzak durulması, tahıllı ürünler, meyve, sebze ve yağsız et tüketilmesi kan şekerinin düşük seviyelerde tutulmasını,  insülin kullanımının ve hormon seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Fazla kilolardan kurtulmak genellikle adet siklusunu düzenleyerek medikal tedaviye gerek duyulmadan fertilitenin (üreme potansiyelini) artmasına da katkı sağlar.
Günlük egzersiz vücuttaki insülin kullanımını düzenlemekte ve PKOS'nun bir çok şikayetini/semptomunun düzeltmesinde yardımcı olmaktadır. 
PKOS olan kadınlarda gözlenen semptomların ve sağlık risklerinin bir çoğu medikal tedavi yöntemi kullanmadan iyi beslenme, egzersiz ve sağlıklı yaşam tarzı ile ortadan kaldırılabilmektedir. 

İnsulin duyarlılığını arttıran ilaçların kullanılması
Yapılan son çalışmalar, tip II diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların PKOS tedavisinde de etkili olabildiğini göstermektedir. 
Metformin bu amaçla kullanılan ilaçlardan en umut vericisidir. Metformin; insülinin kan şeker seviye kontrolünü etkilemekte ve testosteron üretimini azalmaktadır. Bunun yanı sıra anormal kıllanmayı yavaşlattığı ve kullanımdan birkaç ay sonra yumurtlamayı düzenleyebildiği gözlenmiştir. Yeni yapılan çalışmalar, metforminin vücut kütlesinde azalma ve kolesterol seviyelerinde düzelme gibi başka pozitif etkileri olduğunu da göstermektedir.

Adet periyotlarının düzenlenmesi
Doğum kontrol hapları PKOS gözlenen kadınlarda düzenli periyotların oluşmasını ve akne, hirsutizm (kıllanma) gibi şikayetlerin iyileşmesini sağlar.

Cilt ve saç problemleriyle başa çıkmak
Akne ve kıllanma problemi olan kadınlarda düşük dozlu anti-androjen ilaçlarla birlikte doğum kontrol haplarının (oral kontraseptifler) kullanımı önerilebilir. Dirençli vakalarda daha yüksek dozlarda anti-androjen kullanılabilir. Anti androjenler aşırı kıllanmayı (hirsutizmi) ve erkek tipi kelliğin düzelmesini sağlayabilmektedir. Ancak bu ilaçların fertilite  üzerine herhangi bir etkisi yoktur.
İlaçlarla semptomların azalması genellikle birkaç ay içinde olur. Bu ilaçlar kesin tedavi sağlayamamaktadır. Bunyüzden semptomlar/şikayetler  ilaçları almayı kesince tekrar ortaya çıkabilmektedir.

Fertiliteyi (üreme potansiyelini) arttırmak
Üremeye yardımcı tedavilere başlamadan önce kadında ve erkekte olası diğer infertilite (kısırlık) sebepleri araştırılmalıdır. Kadınlarda gözlenen PKOS'da problem genellikle yumurtlamanın olmamasıdır. Yumurtlamayı sağlayan tedavi yöntemleri ile bu sorun çözümlenebilmektedir.
Yumurtlama tedavisinde "klomifen sitrat" en sık kullanılan ilaç olup vakaların % 80'inde yumurtlamayı ve bunlarında % 60-70'inde gebelik elde etmeyi sağlayabilmektedir. Klomifen sitrat kullanımının yarar sağlamadığı kadınlarda; "gonadotropin" olarak adlandırılan ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçla sağlanabilen gebelik oranları ise % 50-70 arasındadır ve etkisinin görülmesi için birkaç tedavi siklusu gerekebilmektedir.
Yumurtlamayı sağlayabilmenin diğer bir yolu "laparoskopik ovaryan drilling" adı verilen cerrahi yöntemdir. İlaç tedavisinin işe yaramadığı PKOS olan kadınlarda başvurulan bu yöntemde erkek hormonları azaltılıp yumurtlamanın oluşması sağlanabilmektedir. "Laparoskopik ovaryan drilling" denilen bu cerrahi yöntem ile sağlanabilen gebelik oranları %50-70 arasındadır. Bu yöntem düşük maliyetlidir. 

Tüm bu ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi yöntemleri ile gebelik sağlamaz ise tüp bebek yöntemi uygulanabilir. Tüp bebek; diğer yöntemlere göre daha maliyetlidir ancak gebe kalmak için en iyi oralara sahiptir.

Hastalık Belirtileri

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.