Obstruktif uyku apnesi (OSAHS/Tıkayıcı sebeplerle uykuda solunum durması)

Obstruktif uyku apnesi (OSAHS) yaşam kalitesini düşüren ve tedavi edilmediği takdirde ciddi hastalıkların görülme riskini arttıran bir rahatsızlıktır.

30-60 yaş arası bayanlarda %9, erkeklerde ise yaklaşık %4 oranında gözlenmektedir. OSAHS hastalarının çoğunun aşırı kilolu olduğu gözlenmektedir.


Obstruktif uyku apnesinin en sık karşılaşılan belirtileri:

- Ne kadar uzun uyursa uyusun kişinin uykudan kalktıktan sonra kendini dinlenmiş hissetmemesi

- Şiddetli horlama

- Uyku sırasında sıklıkla nefessiz kalma durumu ( apne)

- Gündüz aşırı uyku hali

- Sabah yorgunluğu

- Hafıza ile ilgili sorunlar

- Konsantrasyon bozukluğu

- Azalmış bilinç ve kavrama güçlüğü

- Reflü

- Depresyon gibi psikolojik sorunlar

- Kişilik değişiklikleri

- Sinirlilik ve gerginlik hali

- Cinsel arzuda azalma

- Baş ağrısı

- Ağız kuruluğu ve buna bağlı boğaz ağrısı

- Gece terlemesi

- Alt ıslatma


Hastalık belirtilerini fark eden kişilerde aşağıdaki fizik muayeneler yapılarak OSAHS'in tespit edilmesi mümkündür.

Burun muayenesi: Burun orta kıkırdağında (septum) eğiklik (deviasyon), polip, geniz eti, nazal valf çökmesi (burun girişindeki kıkırdak desteğin azalmasına bağlı oluşur) gibi  sorunlar nefes almayı zorlaştırmakta ve OSAHS'ye neden olabilmektedir.

Damak muayenesi: Damak seviyesinin normalden aşağıda olması,damağın normalden kalın olması, küçük dilin normalden uzun olması nefes alıp vermeyi zorlaştıran nedenler arasındadır.

Dil ve dil kökü muayenesi: Dilin normalden büyük olması OSAHS gözlenmesine neden olabilmektedir.

Boyun çevresi: Boyun çevresi 45 cm'den büyük olan kişilerde OSAHS gözlenme riskinin daha yüksel olduğu bilinmektedir.

Vücut-kitle indeksi (VKİ): Kişinin obez olup olmadığının tespiti için yapılan değerlendirmedir. Vücut kitle indeksi 25'in üzerinde olan kişilerde obstruktif uyku apnesi gözlenme riski yüksektir. VKİ 40'ın üzerinde olan kişilerde gözlenen uyku apnesi tedavisinde ise kişinin önce zayıflaması gerekmektedir.

Endoskopik muayene: Çeşitli manevralar ile kişinin uyku sırasındaki pozisyonu ortaya konmaya çalışılır. Bu araştırmaların bazısı, hastaya genel anestezi verilerek yapılır ve bu durumda uyku sırasında dil kaslarında oluşabilecek gevşekliğe bağlı olarak dilin arkaya kaçarak, solunum yolunu tıkayıp tıkamadığı tespit edilebilir.

Radyolojik muayene: Özel yöntemlerle çekilen röntgenler ve bunlar üzerinde yapılan aritmetik hesaplamalar ile kişinin yüz iskeletinde OSAHS'ye neden olabilecek bir anormallik olup olmadığı incelenebilir. 

Polisomnografi (Uyku testi): Uyku apnesi testlerinin standartı olarak kabul edilmektedir. Yapılacak cerrahi öncesinde ve yapılan cerrahiden 2-6 ay sonra tekrarlanacak polisomnografi ile hastalığın şiddeti, hangi cerrahinin uygun olduğu ya da uygulanan cerrahinin başarısı kesin olarak değerlendirilebilmektedir. Polisomnografi testi gece uykusunun uyku laboratuarında uyunması ile yapılır. Bu uyku, uyku teknisyeninin hastaya bağladığı bazı elektrotlar ile kayıt altına alınır. Bu elektrotlar, hastanın beyin dalgalarını, karın hareketlerini, göğüs hareketlerini, kan oksijen seviyesini, nefes alıp-verimini, bacak hareketlerini sürekli ölçer ve kaydeder. Bu şekilde yapılan ölçümlerle olası apne ve hipopne indeksleri ve hastalığın şiddeti ortaya konur. 

Kan testleri: Tiroid hastalıkları gibi obstruktif uyku apnesine neden olabilecek metabolik hastalıkların varlığının tespit edilmesi mümkündür. Ayrıca yapılan bu testler ile obstruktif uyku apnesi nedeni ile bozulabilen yağ -şeker metabolizması ve kalp fonksiyonunun değerlendirilmesi mümkün olabilmektedir.


Obstruktif uyku apnesinin nedenine bağlı olarak farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Kişiye en uygun tedavi kulak burun boğaz uzmanın değerlendirmesi sonucu ortaya konulabilir.

Koruyucu tedavi: Bu tedavide obstruktif uyku apnesine neden olan ya da hastalığın şiddetini arttıran durumların belirlenip, ortadan kaldırılması hedeflenir. Aşırı kilolardan kurtulunması, sigaranın bırakılması, alkol alımının sınırlandırılması bunlardan bazılarıdır. Ayrıca reflü, tiroid gibi hastalıklar da obstruktif uyku apnesine neden olabilir. Dolayısıyla bu hastalıkların da tedavi edilmesi önemlidir.  

Tıbbi tedavi: Hastalığın CPAP adı verilen cihazla tedavisidir. CPAP; hastanın ağzını ve burnunu kapsayan bir cihazdır ve hastaya uyguladığı pozitif basınç sayesinde havayolu çökmesini ve apneyi engellemektedir. Kapalı ortam fobisi olan hastaların CPAP cihazına adapte olması zor olabilmektedir. Ayrıca cihazın çıkardığı ses ve ağız kuruluğu bazı kimseler için sıkıntı yaratabilmektedir.

Cerrahi tedavi: Burun, geniz, damak, dil, dil kökü gibi yapılarda meydana gelen ve nefes yolunun tıkanmasına yol açarak obstruktif uyku apnesinin gözlenmesine neden bozukluklar  çeşitli cerrahi yöntemler ile düzeltilebilmektedir. Burunda mevcut bulunan patolojiler cerrahi olarak düzeltilerek nefes geçişi kolaylaştırılır. Sarkmış olan damak yukarı toplanarak uykuda solunumu tıkayıcı etkisi ortadan kaldırılmaya çalışılır. Çeşitli dil kökü cerrahi yöntemleri ile dil hacmi azaltılarak nefes yolunun tıkanması önlenebilir. Ayrıca tüm bunların yanı sıra obstruktif uyku apnesi tedavisinde; "maksillomandibuler ilerletme" denilen ve alt ve üst çenenin 1 cm kadar öne alınması esasına dayanan cerrahi yöntemi de uygulanabilmektedir.  

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.