Myom ve tedavisi

Myom nedir?

Myomlar kadınlarda en sık görülen iyi huylu tümörlerdir.

Myomlar rahimin (uterus) kendisini oluşturan düz kas dokusundan kaynaklanırlar. Kötü huylu (sarkom) olma ihtimali %1'den daha azdır.

Ailede myom hikayesi bulunması kişide görülme ihtimalini artırır ancak kesin olacaktır anlamına gelmez.

Sıklıkla 35-45 yaşları arasında görülür. Ergenlik döneminde ya da menopoz sonrasında terslik çıkarma ihtimalleri neredeyse yoktur.

Myomlar ötrojen hormonuna bağımlı tümörlerdir. Dolayısıyla östrojen seviyesinin düşük ve yüksek olduğu dönemlerden etkilenirler.

Örneğin myomlar gebelik sırasında artan östrojen düzeyinden dolayı büyüme gösterebilecekken, lohusalıkta küçülürler. Bu nedenle gebelik planı olan myomlu hastaya biran önce gebe kalması ve bebeğini uzun süre emzirmesi önerilir.

Menopoza yakın dönemde şikayetleri takibe uygunsa müdahale etmeden beklemek doğru olur. Çünkü genellikle menapozla birlikte düşen östrojen seviyesine bağlı olarak myomlar küçülür.

Hekimlerin myomlara yaklaşımını pek çok faktör etkiler. Myomların çoğu zaman tedavisi takiptir.

Şayet ameliyat söz konusu ise ameliyat kararı; myomun yerleşim yerine, verdiği bulgulara, hastanın yakınma çeşit ve şiddetine, büyüme hızına, hastanın yaşına, doğum yapıp yapmamasına, gebelik planına, menopoz dönemine yakınlığına ve daha pek çok faktöre göre değerlendirilir.

Myomlar rahmin dışına (subseröz), rahmin kas dokusunun içine (intramüral), kanamasıyla dökülen alana yakın, rahmin tam içine (submükoz), rahim ağzına (servikal) ve rahmin karın içindeki bağlarına (intraligamenter) yerleşebilir. Hatta bazen büyüyüp vajinadan sarkabilir.Bu ayrıma göre yaklaşım ve tedavi şekli farklılıklar gösterir.

Örneğin rahmin tam içine yerleşmiş gebelik planlayan ya da kanaması durmayan hastaya uygun bir myom alma operasyonu (myomektomi) planı yapılırken, artık gebelik beklentisi olmayan büyük ve kanama yapan myomlar için rahmin alınması (histerektomi) önerilir.

Rahmin dışına doğru büyümüş myomu olup, gebelik planlayan gruba bir an önce gebe kalması önerilir. Kanaması durmayan hastaya hormon tedavileri, hormonlu spiraller önerilebilinir.

Myomlar sıklıkla belirti vermezler. Çoğu kez rutin jinekolojik kontroller sırasında saptanabilmektedir.

Myomların neden olduğu belirtiler ise şöyle sıralanabilir:

  • Kanama düzensizliği
  • Ara kanama (adet siklusları arasında olan kanama)
  • Düzensiz adet görme
  • Kanamalı günlerin uzaması
  • Kanama miktarında artış
  • Parçalı pıhtılı adet görme
  • Adetin lekelenmeli başlayıp lekelenmeli bitmesi
  • Adetlerin ağrılı olması sıklıkla görülen şikayetlerdir.   Altı ayda bir takip yapmak yeterli olur.

Myom rahmin tam içine yerleşmişse, dışarıda olmasına rağmen büyüyüp içe baskı yapıyorsa, küçük boyutlu da olsalar, çok sayıda iseler rahmin kasılma mekanizmalarını bozmalarından dolayı bu kanamalar oluşur.

Şayet myom büyükse kasık ağrısı, karında ele gelen kitle, bel ağrısı, makata vuran dolgunluk, kabızlık, beraberlikte çarpma hissi, idrar kaçırma, sık idrara çıkma belirtilerini daha sıklıkla görürüz.

Bazen küçük bir nohut boyutundaki myom rahmin tam içine yerleştiği için düzensiz adet kanamalarına neden olabilir. Bazen de rahmin dışına doğru büyüdüğünden hiçbir bulgu vermeden portakal boyutuna ulaşmış olabilir.  Myomlu hastalardaki ağrıların temel sebebi kitle basısıdır. 

 Myomun kötü huylu tümöre dönüşme (kanserleşme) olasılığı çok düşüktür.

Ancak  düzenli takip edilmesi gerekir. 

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.