Mesane Kanseri

Mesane, böbrekten süzülen idrarın depolandığı ve dışarı atıldığı, adalelerden oluşmuş içi boş bir organdır. Mesane kanseri en sık olarak, mesanenin iç yüzeyini döşeyen (değişici epitel) hücrelerden kaynaklanmaktadır.


Mesaneden başlıca 3 farklı tipte kanser gelişebilir.

• Değişici epitle hücreli karsinom: Kanser mesanenin iç yüzeyini döşeyen ve epitel hücresi denilen hücrelerden kaynaklanır. En sık görülen mesane kanseri tipidir.

• Skuamöz hücreli karsinom (Yassı epitel hücreli karsinom): Kanser, mesanenin uzun süre ile infeksiyon ve irritasyon ile karşı karşıya kalmasından sonra yassı epitel hücrelerinden kaynaklanır.

• Adenokarsinom: Bu kanser tipi, mesanedeki salgı yapan hücrelerden kaynaklanır. Bu, salgı yapan hücrelere glandüler hücreler adı verilir . 


Mesane kanseri çocukluk dahil her yaşta olabilir. Ancak genellikle orta ve ileri yaşta  görülme sıklığı artar.

Mesane kanseri erkeklerde kadınlardan 3 kat daha sık görülür. Erkeklerde prostat, akciğer ve kalın barsak kanserlerinden sonra dördüncü sıklıkta görülen kanserdir. Erkeklerde kanser vakalarının yaklaşık olarak %7’sini oluşturur. Kadınlarda en sık görülen dokuzuncu kanserdir ve tüm kanser vakalarının %2.5’ini oluşturur.


Birçok tümör baskılayıcı genin mesane kanseri oluşumunda rol oynadığı bildirilmektedir. Günümüzde mesane kanseri oluşumu ile ilgili olduğu gösterilen en önemli tümör baskılayıcı genler TP53 ve hücre siklüsü inhibitörleri RB, P21, P27 ve P16’dır.

Çevresel karsinojenlere maruz kalma mesane kanseri gelişiminde çok önemlidir. Baca temizleyicilerinde, plastik ve lastik sanayi çalışanlarında mesane kanseri daha sık görülmektedir. Ayrıca sigara içenlerde mesane kanseri içmeyenlere oranla 4 kat daha fazla görülmektedir.


En sık bulgu idrarda ağrısız kanamadır. İdrarda ağrısız ve aralıklı kanama, hastaların yaklaşık olarak %85’inde görülmektedir. Sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, zor idrar yapma  gibi yakınmalar da mesane tümörünün ilk belirtileri olabilir. Kanama ile idrardan pıhtılar gelebilir. Bunların yanı sıra karın alt bölgesinde veya bel bölgesinde ağrı bu yakınmalara eşlik edebilir.


Tanıda idrar tetkikleri tanıda önemli yer tutmaktadır. Tam idrar tahlilinde idrarda kan hücrelerinin (eritrosit) görülmesi tümör şüphesini ortaya koymalıdır.

İdrar Sitolojisi; idrarın bir patolog tarafından incelenip kanser hücrelerinin saptanması yöntemidir. 

Günümüzde tanıda kullanılan bazı idrar testleri mevcuttur. Bunlardan BTA stat ve NMP22 yurdumuzda da kullanılan testlerdir. Ancak küçük tümörler için duyarlılıkları düşüktür. Diğerleri ImmunoCyst ve UroVision DNA FISH  testleridir. ImmunoCyst muhtemelen küçük ve düşük dereceli kanserler için en yüksek sensitiviteye sahipken, UroVision DNA FISH en yüksek spesifiteye sahiptir.

Sistoskopi; Mesane tümöründen şüphelenildiğinde kesin tanı için en kolay ve emin yöntemdir. İdrar yolundan (üretra) optik bir aletle girilerek 8-10 kat büyütülmüş görüntülerle idrar kesesinin içerisi görülebilir. Fleksibl sistoskopi lokal anestezi ile bile yapılabilen basit ancak çok değerli bir tanı yöntemidir.

Tanı için görüntüleme yöntemlerinden de faydalanılır. Mesane tümörü tanısında en basit görüntüleme yöntemi karından yapılan ultrasonografidir (Batın Ultrasonografisi). Belirli bir büyüklüğe ulaşan tümör ultrasonografide görüntülenebilir.  Diğer yöntemler Bilgisayarlı tomografi (CT / BT), Manyetik Rezonans (MRI) ve İntravenöz Ürografi’dir (İVP).  Ayrıca Pozitron Emisyon Tomografi’si (PET) de bu hastalığın yayılım derecesini göstermede çok yararlıdır.


Mesane tümörü şüphesi olduğunda genel/lomber anestezi altında idrar yolundan girilerek tümör rezeke edilmelidir (Transüretral Rezeksiyon : TUR). Elektrokoter yardımıyla rezeke edilen tümör dokuları patolojik incelemeye gönderilmelidir. Bazı olgularda idrar kesesinin normal görülen bölgelerinden de biyopsi alınmalıdır.

Yüzeyel tümörlerde (Ta, T1) TUR kalıcı bir iyileşme sağlayabilir. Ancak birden fazla tümör varlığında veya tümör çapı 4 cm den büyük olduğunda nüks riski daha fazladır ve bu hastalarda mesane içerisi Mitomycin veya İmmun BCG gibi ilaç solüsyonuyla haftada bir kez 6-8 hafta süreyle yıkanmalıdır.

Tümör adele tabakalarına bulaşmış ise (T2, T3) özellikle genç ve genel durumu iyi olan hastalarda mesanenin tamamen çıkartılması (Radikal Sistektomi) ve ardından barsak mesane yapılması en ideal tedavi yöntemidir. Bu ameliyat sonrası ortotopik mesane ( idrar yoluna bağlanan barsak mesane ) uygun hastalarda hasta konforu açısından en iyi yöntemdir. Buna uygun olmayan hastalarda ileal loop (karında idrar torbası taşınan yöntem)  yapılmalıdır. Bu ameliyatlar günümüzde laparoskopik hatta robotik olarak da yapılmaktadır.

Radikal sistektomi için uygun olmayan veya metastaz yani başka organlara yayılmış olan hastalarda sistemik kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanmalıdır.


Bu nedenle hastalar hekimin önereceği aralıklarla periyodik olarak takip edilmelidir. Bu doğrultuda düzenli idrar testleri ve kontrol sistoskopisi yapılmalıdır. Yüzeyel tümör tanısı konulan hastalarda, ilerideki yaşamları süresince az da olsa mesanenin tamamen alınması gereken bir durum ortaya çıkabilir. Düşük dereceli tümörlerde bu risk daha az, yüksek dereceli tümörlerde ise daha fazladır. Özellikle yüksek dereceli tümörlerde üst üriner sistem yani böbrek pelvisi ve üreter denilen idrarın biriktiği ve iletildiği kanallarda da benzer tümör çıkma olasılığı az da olsa mevcuttur. Bu nedenle böbrekler de 2 yılda bir incelenmelidir


İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.