Katarakt

Dışarıdan gelen ışık ve görüntülerin görme merkezine net olarak ulaşabilmesi için, önce gözün en dış saydam tabakası olan korneada, sonra gözün içindeki mercek ( lens) tarafından kırılması gerekir. 

Işık göze girdikten sonra sırasıyla; korneadan, aköz humorden(gözün ön kısmındaki saydam sıvı), pupilden ve lensden geçerek retina üzerinde ters bir görüntü oluşturur. Burada oluşan cismin görüntüsü optik sinir vasıtasıyla beyindeki görme merkezine taşınır ve burada düz bir görüntü oluşur. Bu sayede görme olayı gerçekleşir.

Katarakt; göz içindeki lensin saydamlığını kaybederek opak bir görünüm almasıyla ortaya çıkan rahatsızlıktır. Bu durumda ışık lensin opak bölgesinden geçemez ve görmede  azalma olur.

Başlıca 4 tip katarakt vardır; yaşa bağlı katarakt, konjenital katarakt , sekonder katarakt ve travmatik katarakt. 

Yaşa bağlı katarakt; yaşlanma sonucu oluşur ve en sık görülen katarakttır.
 
Konjenital (doğumsal) katarakt; bebeğin kataraktlı gözle doğmasıdır.Bir göz bebeğinin diğerinden farklı renkte (beyaz) olması veya gözde kayma (şaşılık) olması şeklinde ortaya çıkabilir. Enfeksiyon, travma, gelişme eksikliği nedeniyle olabildiği gibi herhangi bir nedene bağlı olmadan da ortaya çıkabilir. Doğumsal katarakt, görmeyi engelliyorsa ve özellikle tek taraflıysa, tanı konulur konulmaz ameliyat edilmelidir. Ameliyat edilmezse göz tembelliği(ambliyopi) gelişmesi kaçınılmazdır.

Sekonder katarakt; bazı hastalıklara ve durumlara bağlı olarak ortaya çıkan katarakt tipidir. Diyabet (şeker hastalığı), bazı ilaçların kullanımı (kortikosteroidler diüretikler gibi), ultraviole ışık ve radyasyon bu nedenler arasında sayılabilir.

Travmatik katarakt: göz travmasına bağlı oluşan katarakt tipidir.
• Bulanık görme, görmede azalma
• Renk görmede azalma
• Işığa hassasiyet (kamaşma)
• Çift görme
• Gözlük numarasının değişmesi

Katarakt tanısı göz muayenesi ile konur. Opaklaşmış lens hekim tarafından rahatlıkla görülebilir.
Katarakt ancak cerrahi ile tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Aktiviteleri etkiler duruma geldiğinde cerrahi olarak çıkartılabilir.  Günümüzde katarakt operasyonları çoğu zaman genel anestezi gerektirmeden ağrısız bir biçimde yapılabilmekte ve hasta aynı gün evine dönebilmektedir. Ameliyatı takip eden 1-3 gün içinde hasta işine, sosyal hayatına dönebilmektedir. 
Katarakt ameliyatının gerekliliği için görme keskinliği tek kriter değildir.Bazen hastalar görme niteliklerinin düşük olmasından şikâyetçi olmayabilirler.Ya da netliği iyi olmasına rağmen değişik ışık koşullarında çok rahatsız olduklarını bildirirler.Kişinin görme seviyesi ile birlikte yaşı, mesleği, genel sağlık durumu  bu kararı vermede önemli rol oynar.

Görme bozukluğu kişinin yaşamını aksatacak kadar ilerlediğinde kataraktı ameliyatı kaçınılmazdır.Katarakt olgunlaşıp buzlu cam gibi opak hale gelmişse göz tansiyonunu yükseltme ihtimaline karşılık acilen opere edilmelidir.

Çok beklemiş kataraktlarda lensin sertleşmesi ve bağlarının gevşemesi nedeniyle operasyon daha riskli bir hal alır.

Hastalık Belirtileri

Paylaş

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz