Epilepsi

Epilepsi halk arasında bilinen adıyla sara beyinde anormal elektriksel boşalımlar sonucunda ortaya çıkan kısa süreli ataklar halinde görülür. Bu ataklar boşalımların sebebi ve yerine göre farklı bulgularla karakterizedir. 
Erkek ve kadınlarda eşit sıklıktadır. Her yaşta ortaya çıkabilmekle en sık çocukluk çağında ve erişkin dönemin sonlarında görülür. 
Her epileptik nöbet geçiren kişi epilepsi hastası demek değildir. Nöbetler zaman içinde her hasta için belli özelliklerde, bazen kendiliğinden bazen de tetikleyen faktörler zemininde tekrarlarsa epilepsi tanısı konulur
Epilepsi bulaşıcı bir hastalık olmadığı gibi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği de değildir. 
Hastaların bir kısmında altta yatan neden bulunmayabilir. Bu grubun büyük çoğunluğunu ailesel yani genetik epilepsiler oluşturur. Bunun dışında altta yatan bir beyin hasarı epilepsinin nedeni olabilir. Kafa travması, inme, beyin tümörleri, beyin infeksiyonları bu nedenler arasında sayılabilir. 
Epilepsi tanısı klinik olarak konan bir tablodur. Geçirilmiş bir atağın epilepsi olup olmadığına karar vermek, epilepsi ise ne tür bir epilepsi olduğunu tespit etmek için hastanın ve/veya hasta yakının gözlemi ve bunu doktora doğru bir şekilde aktarması çok önemlidir. Çoğunlukla kısa süren nöbet anı sırasında hasta yakınları büyük panik yaşamakta ve ortaya çıkan klinik özellikler gözden kaçabilmektedir. O nedenle birisi nöbet geçirdiğinde sakin kalabilmek, notlar almak hatta videoya çekmek çok yararlı olur. 
Epilepsi hastalığında nöbetler kontrol altına alınabilir. Nöbetler arasında hasta genellikle normal yaşantısını sürdürür. Bu nedenle nöbetlerin kontrol altına alınması çok önemlidir. 

Epilepsi hastalığının tedavisinde ilk basamak tanının doğru konması ve ilaçla tedaviye gerek olup olmadığının karar verilmesidir. Yaklaşık olarak 20 kişiden biri yaşam boyu bir defa nöbet geçirebilir ve tek nöbet sonrası bir daha nöbet tekrarlamayabilir. Bu nedenle çoğunlukla ilk nöbet sonrası ilaç başlanmaması tercih edilir.  

Doğru tanı konulup, tedaviye gerek olduğuna karar verildikten sonra hangi ilaç tedavisinin başlanacağına karar verilir. Genellikle tek bir ilaç düşük dozda başlanarak yavaş yavaş dozu arttırılır. Bu süre içinde doktorun takibi devam eder ve gereğinde kan örneği alınarak bakılabilen ilaç kan düzeylerine bakılır.  

Düzenli ve uzun yıllar süren bir tedaviye uyum sağlamak açısından hastanın işbirliği çok önemlidir. Tedavide başarılı sonuca ulaşana kadar doktorunuzla sıkı irtibat halinde olunmalıdır. 

İlaçlar düzgün bir şekilde alınmalıdır. İlaçların düzensiz alınması veya alımına ara verilmesinin nöbet kontrolünü bozacağı unutulmamalıdır.


Her ilacın yararının yanısıra yan etkileri de olacaktır. Bazı yan etkiler vücut ilaca alıştıkça azalarak kaybolur. En sık rastlanılan yan etki uyku hali, baş dönmesi ve dengesizliktir. İlk birkaç hafta içinde kaybolması beklenen bu tip yan etkiler devam ettiği takdirde mutlaka doktorunuzla irtibata geçiniz. Bazen sadece doz azaltımı yeterli olurken bazı durumlarda başka ilaç seçenekleri denenebilir.   
Beş epileptik hastanın dördünde uygun ilaç kullanımı ile  nöbetler kontrol altına alınabilirken bir hastada nöbetler devam edebilmektedir. Bu durum ilaç tedavisine dirençli epilepsi olarak adlandırılır. Öncelikle ilk başlanan ilaç değiştirilir veya ikinci bir ilaç eklenir. Bazı seçilmiş dirençli epilepsisi olan hastalarda epilepsi cerrahisi uygulanabilmektedir. Böyle hastaların epilepsi konusunda uzman hekimlerce epilepsi merkezlerinde değerlendirilmesi uygun olacaktır. 

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.