Beyin damarlarında anevrizma (baloncuk)

Beyin damarlarında oluşan baloncuk (anevrizmalar) farklı klinik tablolar ile ortaya çıkabilir. Beyin damarında anevrizması olan bir hasta bazen hiçbir yakınması olmayabilir, bazen de kitle etkisi ile ilgili sorunlarla da doktora başvurabilir. Öte yandan anevrizmada en çok korkulan durum patlayarak beyin kanamasına yol açmasıdır. Hangi anevrizmanın kanayacağı, hangisinin kanamayacağı önceden bilinemez.

Beyin damarlarında saptanan anevrizmaların uzun dönem takiplerinden çıkan sonuç, her yıl % 0,2-3 arasında artan oranda kanama riskidir.  Özellikle genç kişilerde, hastanın önünde uzun bir yaşam olduğu ve bu kanama oranının her yıl üst üste eklendiği düşünüldüğünde kanama olasılığı daha da artmaktadır. Bu nedenle, anevrizması olduğu anlaşılan kişilere, bu anevrizmanın tedavisi önerilmektedir. 

Unutulmamalıdır ki, “ kanamış her anevrizma kanamadan bir dakika öncesine kadar kanamamış bir anevrizma idi”. 

Hastanın genel durumu ve / veya anevrizmanın tedavisindeki olası risklerin yüksek olması halinde anevrizmanın tedavisi düşünülmeyebilir.

Anevrizmanın içini doldurmada kullanılan ve genellikle platinden yapılmış bir çeşit tel olan koil adı verilen ürünler ile anevrizma tedavisi mümkündür.

Koil adı verilen platinden yapılmış olan telde 2 ayrı tel birbiri üzerine örülmüş olup üretimi sırasında bu tellere şekil hafızası kazandırılmıştır. Bu sayede kateterin içerisinde düz bir halde damar içinde ilerletilen teller anevrizmaya ulaşıldığında kateterden çıkarılır ve teller  öğretilen şekli kendiliğinden alır.  Bu denli yüksek teknoloji ile üretilen çapı 0.25 – 0.45 mm ( 0.010 – 0.018 inç ) arasında değişmekte olan koil adı verilen son teknoloji ürünler ile anevrizma tedavisi günümüzde yapılabilmektedir.

Anevrizma tedavisinde kullanılan koillerin çok çeşitli boyutları, özellikleri ve sarılma şekilleri vardır: Ve bunlara göre değişik tanımlamaları vardır.

Sayısal olarak belirtilen özelliklerine göre koilin oluşturduğu halkanın çapı ve bu halkayı oluşturan koil parçasının uzunluğudur. 1.5 mm ile 20 mm arasında değişen çaplar arasında halkalar oluşturabilen koillerin uzunluğu 1 cm – 40 cm arasında değişebilmektedir. Örneğin; 5 x 15 olarak belirtilen tanımlama, kateterden çıktığı andan itibaren 5 mm çapında halkalar oluşturan toplam 15 cm uzunluğunda bir koili ifade eder.

Koilin yaptığı halka hareketinin özelliğine göre de değişik tanımlamalar vardır. Bunların en sık kullanılanları:

Helikal: kateter ucundan çıktığı andan itibaren, düzgün sarılmış bir bahçe hortumu şeklinde sarılan model

2-D helikal: bahçe hortumu tarzında sarılmakla birlikte, ilk iki halkanın daha küçük çapta sarılmasıyla oluşan model

3-D: kateterden çıktığı andan itibaren uzaysal planda bir küre oluşturmak üzere kıvrımlaşmalar gösteren model

• Kompleks: kateterden çıkan halkalar küre oluşturmakla birlikte, bu halkalar kürenin duvarını yaparlar. Bu model kullanılarak yapılan yumak, tamamlandığı zaman soğan şeklinde tabakalardan oluşur.

Koili oluşturan tellerin sertliğine göre kullanılan tanımlamalar:

• Standart: özel bir yumuşatma tekniği kullanılmamış olmakla birlikte, bu koili oluşturan platin telin 0.10 – 0.20 mm çapında olduğu düşünülürse yine de yumuşak olduğu anlaşılabilir.

• Soft: standart sertliğe oranla daha yumuşak telden oluşmaktadır

• Hipersoft / ultrasoft: günümüz teknolojisinde ulaşılan en yumuşak tel sayılabilir. Normal bir dikiş ipliğinden bile daha yumuşak sayılabilir.

Anevrizma tedavisinde kullanılan koili oluşturan telin üzerinde değişik fonksiyonları olan maddelerden kaplama bulunabilir:

• Hydrojel kaplı koil: kan veya suyla temas etmemiş hali normal koillerle aynı çapta olmasına karşın, kan veya suyla teması halinde yaklaşık 20 – 30 dakika içerisinde şişerek hacminin 5-10 katı kadar genişleyebilir. Bu özelliği sayesinde normal koillere oranla daha az sayıda kullanılarak daha büyük hacim doldurulabilir.

• Doku geliştirici maddeler: telin üzerine kaplanmış olan bu maddeler zamanla serbestleşerek anevrizma içerisinde oluşan pıhtının yok olmasına ve bunun yerine nedbe dokusu gelişmesine yardımcı olmaktadır. Bu maddelerin etkinliği henüz araştırma aşamasındadır.

Koil  olarak adlandırılan tel sarmalın kateter içerisinden ilerletilerek beyindeki anevrizmaya kadar ulaşması ve tamamının anevrizma içinde bırakılabilmesi için, başka bir telin ( aynı kalınlıkta ) ucuna tutturulmuş olması gerekmektedir. 

Anevrizmaya ulaşmak için kasıktan damar içerisine girerek kullanılan kateterin boyunun 1 metreden uzun olduğu düşünüldüğünde bu telin gerekliliği daha iyi anlaşılacaktır. 

Anevrizmaya kadar ulaşan koilin uygun sarmallar yapabilmesi için, ileri – geri hareket ettirilerek en ideal sarılma şeklinin sağlanması gerekir. 

Bazı durumlarda, anevrizmaya kadar gönderilen koili geri çıkarmak gerekebilir. İşte bu amaçla, koil ile onu ucunda taşıyan tel arasında güvenli ama gerektiğinde kontrollü olarak koparmayı sağlayabilecek bir bağlantı bulunması gereklidir. 

Ancak bu sayede anevrizma içerisine değişik çap ve uzunlukta koiller sararak sağlam ve güvenli bir yumak oluşturulabilir. 

En sık kullanılan koil modelleri  elektroliz, hidroliz veya mekanik olarak kopan özelliktedir.


İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.