Atrial fibirlasyon

Atriyal fibrilasyon kalbin üstteki odacıkları olan atriyumların hızlı ve düzensiz atışıdır. En yaygın görülen ritim bozukluklarından birisidir. Atriyal fibrilasyon oluşma riski özellikle 65 yaş üstü hastalarda yüksektir. Atriyal fibrilasyon sırasında atriyumların uyarı faaliyeti uyumsuz hale gelir. Atriyumlar o kadar süratli çarpar ki, - dakikada 300 ile 400 atışa ulaşacak kadar hızlı - titremeye başlarlar (fibrilasyon). Elektriksel dalgalarda da, sakin bir gölete bir avuç çakıl taşı attığınızda oluşan durum gibi aynı düzensiz faaliyet vardır. Kalbin üst odalarındaki bu uyarı karmaşası, alt odalarda da yani karıncıkların da düzensiz çalışmasına yol açar. Bu nedenle nabız bazen hızlı, bazen yavaş, bazı atımlarda dolgun, bazı atımlarda da zayıftır.

Atriyal fibirlasyon için risk faktörleri nelerdir?

Atriyal fibrilasyon klinikte en sık karşılaşılan ritim bozukluklarındandır. Romatizmal kalp hastalığı, hipertansiyon, kalp yetersizliği gibi yapısal kalp hastalıkları atriyal fibrilasyon gelişimi için önemli birer risk faktörüdür.

Atriyal fibrilasyon yaşam kalitesini düşüren semptomlarının yanı sıra, sistemik emboli, hemodinamik bozukluk, taşikardiye bağlı miyopati gibi komplikasyonlara yol açmaktadır.

Atriyal fibrilasyonum var tedavi seçeneklerim nelerdir?

Atrial fibrilasyon tedavisinde öncelikle uygun ilaç tedavisi denenir. Basamaklı olarak kullandığınız atriyal fibrilasyon ilaçları değiştirilerek ilaçla tedaviniz denenir. Verilen ilaç tedavisine rağmen atriyal fibrilasyonunuz istenilen düzenli bir forma girmez ve tolere edilemez bir hal alırsa uyutularak şok tedavisi dediğimiz elektrikli kardiyoversiyon yapılır. Burada kalbe düşük güçte ve çok kısa süreli elektrik akımı uygulanarak kalpte oluşmuş olan düzensiz uyarı akımının düzenli bir hale sokulması amaçlanır.

Atriyal fibrilasyonlu hastalarda sinüs ritminin sağlanması mümkün müdür?

İlaç tedavisiyle; Bir grup ilaçlar özellikle yeni atriyal fibrilasyona girmiş hastalarda sinüs ritminin tekrar temininde başarılıdır. Başarı oranı AF süresinin uzunluğuyla ve eşlik eden ek bir kalp rahatsızlığının varlığıyla azalır.

Anjiyografik yollarla; kalpte belli ileti yollarının anjioda “kateter ablasyon” denilen bir yöntemle etkisiz hale getirilmesi ve erken yakalanmış AF olgularında özellikle eşlik eden başka bir kalp hastalığı yoksa denenebilir.

Ameliyatla; ritim bozukluğuna yol açan kalp ileti sistemi etkisiz hale getirilerek normal sinüs ritmi tesis edilir.

Atriyal fibrilasyonun en korkulan yan etkisi nedir?

Kalp ritmi bozukluğu olan ve atriyal fibrilasyon tanısı alan hastada en önemli ve korkulan yan etki kalp içinde pıhtı oluşmasına zemin hazırlaması ve bu pıhtıların yerinden kopup vücudun değişik yerlerine (özellikle beyine) gidip ciddi problemlere yol açmasıdır.

Ventriküler ritim bozukluklarında nasıl bir tedavi yolu izlenmelidir?

Ventrikül kaynaklı hızlı kalp atımları hayatı tehdit edici özelliktedirler ve hızla düzeltilmeleri gerekir. Dakikalar içinde şok tedavisi dediğimiz elektrikli kardiyoversiyon yapılması şarttır. Defibrilatör cihazlarının vücut dışından şok vermek üzere taşınabilir klasik, büyük modellerinin yanında hasta çantasında veya cebinde taşınabilir modern modelleri de kullanıma girmiştir.

Ritim bozukluklarında kalp pilinden başka hangi cihazlar kullanılabilir?

Günümüzde ICD (implantable cardioverter defibrillator) cihazlarda kalp pili denilen pacemaker'lar kadar aritmi tedavisinde önemli bir yer tutmaktadır. ICD cihazları kalp pili gibi sağ ya da sol (tercihen sol) köprücük kemiğinin aşağısında cilt altına yerleştirilir. Cihazdan çıkan teller ise kalpte belirli yerlere yerleştirilerek ICD devreye sokulur. İleri bir bilgisayar programı ve akım oluşturan jeneratörden oluşan bu sistem kalp pili gibi yavaş ritmi hızlandırmanın yanı sıra ondan farklı olarak çok hızlanmış kalbe de müdahale ederek düzenli bir ritme sokmayı hedefler, ventriküler fibrilasyon durumunda kendiliğinden devreye girerek hayat kurtarıcı bir rol oynayabilir.

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz