Astım

Astım bronş dediğimiz akciğer içi hava yollarının müzmin iltihabi bir hastalığıdır.

Bu iltihap alerjiye veya sık geçirilen enfeksiyonlara  bağlı gelişebilir.

Astımda:

  • Hava yolları iltihaplı ,şiş ve kızarıktır 
  • Hava yolları iltihaba bağlı daralmıştır 
  • Hava yollarında aşırı duyarlık vardır.  
Hava yollarında aşırı duyarlılık normal bir insanın hava yollarının karşılaştığı zaman herhangi bir kasılmaya   yol açmayan  sigara dumanı , parfüm ,yemek ve bazı diğer kokulara karşı aşırı bir tepki vererek bronşların daralması halidir . Bu temas sonucu hastalarda  öksürük krizi ve nefes darlığı ortaya çıkabilir.
 Nefes darlığı
 
3 haftadan uzun süren öksürük
 
Göğüste ıslık sesi
 
Göğüste tıkanıklık hissidir

Nefes darlığı ataklar halinde gelmekte olup özellikle geceleri uykudan hastayı kaldırması tipiktir. Ataklar arasında hastanın genelde nefes darlığı yakınması yoktur. Hastaların  bir kısmında nefes darlığı sürekli bir hal alabilir ve hastanın yaşam kalitesini bozarak sürekli geceleri uykudan uyandırmaya, iş gücü kaybına, acile baş vuralara  , hastaneye yatmalara neden olabilir. Astımlılarda mutlaka nefes darlığı olmak zorunda değildir. Öksürükle de seyreden astım formaları vardır.Özellikle geceleri gelen ve hastayı uykudan uyandıran öksürük , eforla gelen öksürük yakınmaları olduğunda astım olası bir tanı olarak akla gelmelidir.

Astım atağında genelde  tetiği çeken bir faktör vardır. Altta yatan temel neden çoğu hastada alerji olmakla beraber en sık olarak enfeksiyonları takiben hastalarda astım ataklarına rastlanır. Astım atağında havayollarında var olan iltihap daha da artarak hava yollarını iyice daraltır. Havayollarında balgam üreten hücrelerin salgısı artar ve balgam tıkaçları oluşarak  hava yollarını tıkar. Ayrıca hava yollarını atrafında var olan kas lifleri kasılarak var olan patolojinin daha da artmasına ve hava yollarının daha da daralmasına neden olur.
Astım temelde genetik bir hastalıktır.  Yakın aile çevresinde astım olan kişilerde astım gelişme olasılığı daha yüksektir.  Aile yakınlarında astım olmadan da genetik bazı bozukluklara bağlı olarak astım gelişme olasılığı vardır. Ayrıca çevresel faktörlerde astım gelişiminde rol oynayabilir.
Sık olarak astım atağına yol açan  etkenler şunlardır:

1. Ev tozu akarları

2. Çimen,ağaç ,hububat polenleri

3. Küfler

4. Hamam böcekleri

5. Kedi,köpek, kuş gibi ev içersinde beslenen hayvanlar

6. Nezle grip gibi enfeksiyonlar

7. Sigara dumanı, odun ,kömür dumanı, tezek yakma, parfüm,saç spreyleri, yemek ,boya kokuları gibi ağır kokular, otomobil içersindeki kokular,sis ve hava kirliliği

8. Psikolojik faktörler

9. Egzersiz

10. Aşırı rutubetli iklim

11. Hava ve mevsim şartlarında değişim

12. Gülme, ağlama gibi ani sık nefes alış verişini gerektiren manevralar

13. Mesleki faktörler  

Astımı tamamen yok etmek mümkün olmayabilir ancak astımda tam kontrol mümkün olabilir. Özellikle düzenli takip ,disiplinli ilaç kullanımı ve doktor tavsiyelerinin yerine getirilmesi ile astımın tam kontrolü mümkündür.
Astımda tam kontrol hastanın hiç bir nefes darlığı,öksürük,göğüste tıkanıklık hissinin olmaması, eforla nefes darlığının olmaması, gece nefes darlığı ile uyanmaması  , kurtarıcı ilaç kullanmaması, nefes darlığı nedeni ile acile başvurmaması, astım nedeniyle hastaneye yatmaması ve bunlar sağlanırken de ilaçların herhangi bir yan etkisi olmaması anlamına gelmektedir.Bu hastaların çoğunda ulaşılabilir bir hedeftir.
Astımda evde takip hasta tarafından kolaylıkla yapılabilir. Hastanın hedefi tam kontrolü sağlamak olmalıdır. Bunun için hekimi tarafından önerilen ilaçları düzenli olarak kullanırken kendi durumunu sürekli değerlendirmelidir. Bu değerlendirmeleri objektif hale getirmek ve  kontrole gidince, iki kontrol arası sürede  durumunun nasıl olduğunun doktor tarafından anlaşılabilmesi için semptom skorları tutabilir. Değişik semptom skor formları mevcuttur. Hasta bir çizelge yaparak günlük olarak  semptom skorlarını basit olarak: 0=nefes darlığı yok 1=hafif nefes darlığı 2=orta derecede nefes darlığı 3= şiddetli nefes darlığı şeklinde bir kağıda yansıtabilir. Aynı çizelgeye kurtarıcı ilaç kullanımı olup olmadığı , gece nefe darlığı ile uyanma olup olmadığı gibi detaylar da eklenebilir. Ayrıca PEFmetre denilen asit bir cihazla evde solunum fonksiyonları hakkında kabaca fikir sahibi olunabilir. Hastanın yaş ,boy cinsine göre normal değerler hekim tarafından saptanarak hastaya belli değerlerin altında kurtarıcı ilaç kullanması gerektiği belli değerler altına düşünce de  mutlaka doktoruna başvurması gerektiği söylenebilir.
Astımlı hastada sık akciğer grafisi çekmeye gerek yoktur. Hastalığın ilk tesbitinde diğer hastalıkları ayırdetmek için bir sefere mahsus akciğer grafisi çekmek yeterlidir. İlk başlangıçta allerji deri testleri yapılabilir. Kan ve burun salgılarında alerji hücrelerinin sayısının artıp artmadığına bakılabilir. Hastaya   daha sonra solunum fonksiyon testleri yapılır . Solunum fonksiyon tetsleri imkan varsa her vizitte tekrarlanarak bazı parametrelerdeki değişimler izlenebilir. Solunum fonksiyon testlerinizde bir bozukluk varsa bronşları açacak bir ilaç  vererek 15-20 dakika sonra 2 . bir test yapıp bronşlardaki tıkanıklığın ilaca verdiği yanıt derecesi saptanabilir. Eğer solunum fonksiyonları normalse özellikle tanı safhasında  bronş kasıcı bazı maddeler uygulanarak bronş aşırı duyarlığını ölçen provokasyon testi denen bazı özel testler yapılabilir.
Astımlı hastaların tedavisinin temelini eğitim oluşturmaktadır. Hasta hastalığı ile ilgili tüm bilgilere sahip olmalı, hekim ile sürekli diyalog halinde olmalıdır. Sağlığındaki en ufak değişimleri hekimiyle paylaşmalı ,önerilen ilaçları önerilen süre düzenli kullanmalı ,düzenli kontorollerine gitmelidir. Eğer hasta günlüğü tutması ve PEF metre ölçümleri yapması istendiyse bunları aksatmadan ve bıkmadan yerine getirmelidir  bu öneriler tutulduğu zaman astımın tam kontrolü mümkün olabilir. Astım ilaçlarının büyük bir kısmı soluk alma (inhalasyon) yolu ile kullanılan ilaçlardır ve özel aletlerle verilmektedir. Bu değişik aletlerin kullanımı konusunda mutlak surette hekiminizden eğitim almalı ve tekrarlayan vizitlerde doğru kullanıp kullanmadığınız hekim tarafından kontrol edilmelidir.

Tedavi ikiye ayrılır :

1)Koruyucu,tedavi edici ilaçlar

2) Rahatlatıcı, bronş genişletici ilaçlar

Bu ilaçların temelini sprey veya toz şeklinde verilen kortizonlu ilaçlar oluşturmaktadır . Bunlar tek başına veya  alerji iltihap giderici etkisi olduğuna inanılan uzun etkili beta mimetik denen ilaçlar la birlikte verilebilir. Bu ilaçların sürekli önerilen dozlarda kullanılması tam olarak kontrolü sağlayabilir.Dozları kontrollerde doktorunuz tarafından ayarlanabilir.

İnhalasyon yolu ile kullanılan kortizonlu ilaçların önerilen dozlarda kullanılması halinde yan etkileri  çok çok az olup uzun yıllar güvenle kullanılabilir. Aynı şekilde kombine şekilde verilen uzun etkili beta mimetik ilaçların da yan etkileri ihmal edilebilecek düzeylerdedir.
Yardımcı  tedavide  bir diğer kullanabilecek ilaç lökotrien antogonistleri denen ilaç grubu olup ,tablet şeklinde kullanılan bu ilaçların etkinliği gerek kortizonlu gereksede kombine ilaçlara göre daha az olup özel durumlarda doktor tavsiyesi ile kullanılabilir. Astımınızın kontrolünde güçlük çekilen bazı durumlarda doktorunuz size ağızdan kortizon verebilir. Doktorun önerdiği süre ve gerekli önlemlerle birlikte kullanılantablet şeklinde kullanılan kortizonun yan etkiler sanıldığı kadar çok değildir. Ancak bu ilacı kesinlikle aklınıza geldiği zaman ve düzensiz bir şekilde doktor önerisi olmadan kullanmayınız! Bu takdirde tedavinizde geri dönüşümü olmayan bazı sorunların ortaya çıkmasına neden olabilirsiniz. 

Bunlar kısa etkili beta mimetik ilaçlar dediğimiz ilaçlardır etkileri  çok kısa sürede başlar.  Bronşları genişletir. Bronş kaslarında spazmı çözer ve hastanın katı balgam parçalarını kolaylıkla çıkarmasını sağlar.  Bu ilaçları tek başına çok sık ve hekime danışmadan kullanmanız doğru değildir.Özellikle kalp hastalarında tehlikeli sonuçlara neden olabilir.
İmmünoterapi alerjiniz olan maddeyi gittikçe artan dozlarda vücuda vererek vücutta o maddeye karşı bağışıklık oluşturmayı hedefleyen bir tedavi şeklidir. Astımın kontrolünde güçlük çekilen ,astımla birlikte alerjik nezlesi de olan özellikle çocuk ve gençlerde doktor önerisiyle immünoterapi denenebilir.
Gerekirse evet ! .

Tedavide kullanılan ilaçlar yıllardan beri kullanılan, milyonlarca insanda denenmiş güvenilir ilaçlardır. Çok uzun süreler kullanımlarında güvenilirlikleri kanıtlanmıştır.

Astım tedavisinde amaç ağır bir astımlıyı orta derecede astımlı hale getirebilmek, orta astımlıyı ise hafif astımlı hale getirebilmektir. Bu amaçla bazen ilaçların hiç dozunu azaltmadan sizin kontrolünüzün sağlandığı dozda 6ay- 1 sene sürekli kullanmak gerekebilir. Bu süre  sonunda tam olarak kontrol sağlandı ise hekiminizin dozu düşmeyi deneyebilir.Dozu kendiniz düşmeyiniz.  Doz gittikçe düşürülerek bir süre sonra hiç ilaç kullanmaz hale gelebilmek  hastaların bir kısmında mümkün olabilmektedir. Ancak ilaçların dozunu kendiniz azaltmayın ve ilaçlarınızı kendiliğinizden bırakmayın.

Astım atağında  kullanmakta olduğunuz kısa etkili beta mimetik ilacı 2 nefes almanız gerekmektedir. Şayet nefesinizde bir düzelme hisstemezseniz 20 dakika sonra 2 nefes daha bu ilaçtan alabilirsiniz. İkinci ilaç alımından 20 dakika sonra hala nefesiniz düzelmedi ise  ve özellikle durumunuz daha da kötüye gidiyorsa en yakın sağlık kuruluşuna baş vurarak acil yardım almanız gerekebilir.

Hastalık Belirtileri

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.