Adet düzensizliği

adet-duzensizligiKadınlarda hormonların dengeli çalışması sonucu her ay düzenli adet görme eylemi gerçekleşir. Hormonlar adet görülmeye başladıktan ilk birkaç yıl boyunca belirli bir düzene giremeyebilir ve adet düzensizliği görülmesi normaldir.

Aynı durum, adetin sona ermeye yakınlaştığı “perimenopoz” ve “menopoz” dönemleri öncesinde de geçerlidir. Menopoz diye adlandırılan adet sonlanması son adet döneminin üzerinden 12 ay geçtikten sonra başlar. Ayrıca belirli sistemik hastalıklarda da adet düzensizliği görülebilir.

Adet görmenin tamamen durması durumuna “amenore” denir. Hamilelik, emzirme, menopoz gibi belirli fizyolojik durumlar dışında adet görmeme durumu tıp dilinde amenore olarak adlandırılır.

Kadınlarda üreme yeteneği adet olmayla direk bağlantılıdır. Bu nedenle ergenlik dönemi öncesi adet yokken üreme kabiliyeti olmayan kız çocuğu adetin başlaması ile üreme yeteneği kazanmış "fertil" hale gelir.

Adet görmek kadınlarda üremenin her an değil de yumurtlama zamanlarında olmasını garantiler.

Adet görmek; rahim içi dokusunun (endometrium) kanama ile dökülmesi demektir.
Adet dönemi 3 evreye ayrılarak incelenebilir:
  • Birinci dönem yumurtanın seçildiği ve 20 mm çapa ulaşana kadar olgunlaştığı ''Foliküler Faz''
  • İkinci dönem olgun yumurtanın küçük bir patlama şeklinde yumurtalıktan atıldığı ''Ovulasyon Fazı''
  • Üçüncü dönem ise gebe kalınması halinde embriyonun yerleşmesine kadar rahim içinin hazırlandığı ''Sekretuar Faz" 

Bu döngü gebelik ile devam edecek olursa rahim içi embriyonun gelişi ile değişen hormon düzeyleri ve rahim içi özel mekanizmalar ile adet görülmez.Gebelik olmadığında ise hazırlanan rahim içi doku yumurtalıkta progesteron hormon seviyesinin düşmesi sebebiyle dökülmeye başlar, hücreler ve aralarındaki bağlantı yapan maddeler kanama ile dökülür ve vajinadan gelir. Zaman zaman rahim iç zarı aniden ve bütün olarak atılır buna kadük denir ve ağrılı olabilir.


Kadın vücudunda adet görmek için pek çok organ birlikte çalışır.

Beynimizin içinde bulunan hipotalamus bölgesi, hipofiz bezi,boyun bölgesindeki tiroid bezi, böbrek üstü bezleri, yumurtalıklar, rahim, vajina  ve kadın dış genital bölgedeki vulva sağlam ve işlek ise adet görülür.

Bunlardan her hangi birinin fonksiyonlarında bir bozukluk varsa veya vücutta hastalık, stres, açlık, aşırı spor gibi durumlarda ya da vücudun acil durum sinyali verdiği her hangi bir durumda adet düzeni bozulabilir.

Adet görmeyen kadın doktora gittiğinde; doktor önce hasta hakkında ayrıntılı bir öykü alır, aile öyküsü ve ardından meme gelişimi, vücut gelişimini, vücut kitle indeksini (BMI) , genital organların ultrason tetkiklerini , genital organ muayenesi yapar ve eğer hormonal bozukluk şüphesi varsa hormon profil (FSH,LH, TSH, Estradiol ; TSH) ve biyokimyasal değerlere bakar.

Dış genital organ muayenesi hem sekonder sex karakterlerinin gelişimini görmek, hem vaginal açıklığın değerlendirilmesi, hem doğuştan genital organ gelişim bozuklukları ve sapmaların tanısını koymak için gereklidir. Bazen çok basit bir kızlık zarının kapalılığı (hymen imperferatus) adet görmemenin nedeni olabilir ve yine basit bir cerrahi müdahale ile giderilebilir.

Adet gören bir kadında sonradan gelişen amenorede hormonal bozuklukların yanısıra yumurtlayamama (anovulasyon) aranır. Bu duruma polikistik over sendromu (PKO) sıklıkla karşılaşılan hastalıklardan olabilir.

Adet görmeyen genç kız çocuğu veya kadın tüm bu altta yatan doğumsal ve sonradan gelişen sebeplerin araltırılması için doktora başvurmalı ve kapsamlı olarak muayenesi yapılmalıdır.


Adet olmayan her kadında hangi yaş olursa olsun ''menapoz'' sorgulaması yapılmalıdır. Kadınlar, 40 yaşından önce de hatta 20 yaşından bile önce menapoz olabilir. Aile öyküsü çok önemlidir. Bazı genetik hastalıklar, sigara, kronik hastalıklar, ilaçlar, kemo /radyoterapi de erken menapoz nedeni olabilmektedir. Özellikle çocuk isteyen kadınlar her adet düzensizliğinde gecikmeden doktora gitmelidir.

Prolaktin meme ucu uyarısı ile ve bazal olarak bir uyarı gerektirmeden beyinden salgılanan bir hormondur. Prolaktin hormonunun düşüklüğü adetin kesilmesine neden olabilir.

Özellikle gençlerde daha sık gözlenen anoreksiya, bulumiya gibi yaşamı tehdit eden durumlarda; ağır depresyon , uyku bozukluklarında da adet bozukluğu söz konusudur.

Testiküler feminizasyon genetik olarak erkek olduğu halde androjen (erkeklik hormonu) duyarsızlığı nedeniyle kadın görünümüne yol açar ve bu kişiler asla adet olmaz.

Turner Sendromu ise eksik bir kromozom nedeniyle kısa boy, esnek kollar, ense saç çizginin aşağıda olması gibi belli belirsiz görüntüsel bulgular yapan çok nadiren küçük yaşta  sonra menapoz görülen genetik bir hastalıktır.

Doğum kontrol hapları, 3 aylık korunma iğneleri, hormonlu spiral kullanımı, küretaj sonrası rahim içinin iyileşememesi (Asherman Sendromu) hallerinde de adet olunmayabilir. Bunlar geçici olup tedavi ile adet normale gelir.

Sonuçta adet olmama mutlaka doktor muayenesi gerektiren bir durumdur ve adet görmeme şikayeti ile doktora başvuran her kadında multidisipliner bir yaklaşım ile tanı ve tedavi yapılmalıdır. 

Adet standart olarak 2 - 8 gün sürmeli, günde ortalama; 3 ped kanama olmadır. Ancak spiral kullananlarda süre 10 günü, günlük kanama ise 4 pedi bulabilmektedir.

Adet çok olursa kirli kan kaybedilir inancı yanlış olup kaybedilen kirli kan değildir. Rahim içi zarının dökülmesini sağlayan kas dokunun arasındaki damar ağızlarının açılması ile olan bir kanamadır. Bu durumda gözlenen fazla kanama kadının kansızlık başta olmak üzere pek çok sıkıntıyı yaşamasına neden olabilmektedir.

Bir kadın adet esnasında doktoruna danışarak ağrı kesici ilaçlardan kullanırsa kanama azalabilmektedir.

Aşırı adet olmak bazen altında patoloji olmayan bir durum olsa da özellikle sonradan başladığı hallerde ''myom, polip, hiperplazi, enfeksiyon, kanser, ...'' gibi bir patolojinin göstergesi olup basit bir jinekolojik muayene ile tanınabilir.

Kan pıhtılaşma hastalıkları ve kan sulandırıcılar (aspirin , heparin gibi) da kanamayı arttırıp aynı zamanda adet siklusunun ara döneminde de kanamaya neden olabilmektedir.

Adetin düzensiz, aşırı miktarda veya sürede olması durumunda; başta yumurtlamama (anovulayon) olmak üzere hormon bozuklukları, myom, polip, hiperplazi, kanser, enfeksiyon, dış gebelik, ilaç kullanımı, tiroid bezi hastalıkları, adenomyosis araştırılmalıdır.

Tanı için özellikle 35 yaşından sonra metroraji (adet düzensizliği) olursa rahim içinden parça almak (endometrial biopsi , pipelle ile biopsi) veya histeroskopi yapmak gereklidir.

Tanıya göre uygun tedavi belirlenir. Buna göre bazen tedavi; birkaç aylık ilaç kullanımı olabilirken, bazen de ameliyat olabilmektedir.

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.