Şişli Florence Nightingale Hastanesinden, beslenme ve diyet uzmanı Dr. Tuba Kayan Tapan anlattı..

Yılbaşı akşamı gece uzun süre yemek yenildiği düşünüldüğünde, hızlı ve bir anda yemek yerine, yavaş ve saatlere yayarak yemek hem gaz ve şişkinlik şikayetini azaltacak, hem de tansiyon ve kan şekerini normal seviyede tutacaktır. 

Atıştırmalıklara Dikkat! 

Gece boyunca atıştırmalıklar, cips kuruyemiş, kanepe, kuru pasta gibi besinlerin tüketiminde dikkatli olunmalıdır. Küçük ama kalorisi yüksek olan bu besinler, ödem artışı yaşatacaktır. Alkol alınacak ise yemeklerle beraber olmalıdır. 

Kronik hastalıkları (şeker hastalığı, hipertansiyon, yüksek kolesterol..) olan bireylerin, tuz alımı, karbonhidrat alımı ve salata gibi lifli gıda alımına özen göstermeleri gerekmektedir. Özellikle hipertansif diyabetikler, etin yanında salata ve yoğurtlu mezeleri tercih etmelidirler. Tuzlu kuruyemişlerin miktarı çok önemlidir. 

Mide Sağlığı İçin Kızarmış Yiyeceklerden Uzak Durun! 

Yılbaşı gün boyunca kahvaltı ve öğlen yemeği daha hafif olmalıdır. Kahvaltıda sütlü yulaf ezmesi, aralarda bol su, öğlen yemeğinde ise, akşam et yenileceğin salata, çorba ve yoğurt tercih edilebilir. 

Ertesi Gün Nasıl Olmalı? 

Ertesi gün su tüketimi en az 2 litre olmalıdır. Hafif bir kahvaltı edilmeli ve mutlaka yürüyüş yapılmalıdır. Kahvaltıda meyve yoğurt ve yulaf ezmesi tercih edilebilir. Karbonhidrat (ekmek, simit, poğaça, açma,,,) yerine bol peynirli bir salata veya menemen gibi sebze ve protein beraberliğinden faydalanılmalıdır. 

Alkol Tüketiminden Sonra… 

Ertesi gün mutlaka 6 ile 8 saat uyumaya özen gösterilmelidir. Çünkü uykusuzluk vücut metabolizmasını yavaşlatmada bir etkendir. Alkol tüketiminden sonra uykusuz kalan bireylerin vücutları daha fazla su tutar ve ödemleri oluşur. Alkol tüketiminden sonraki gün su tüketimi arttırılmalıdır. Günlük en az 8 ile 10 su bardağı su tüketilmelidir. Su vücuttaki toksik maddelerin atımını arttırarak böbrek solüt yükünü hafifletmektedir. Alkolün 1 gramı 7 kkal enerji sağladığından vücuda girdikten sonra direk yağa dönüşmektedir. 

Alkol tüketimi yüksek karbonhidrat tüketimiyle eş anlama gelmektedir. Dolayısıyla alkol tüketiminden sonraki gün basit karbonhidrat olarak adlandırdığımız şeker, reçel, bal, sütlü tatlı, şerbetli tatlı ve 2 porsiyondan fazla tüketilen meyveden uzak durulmalıdır. Vücutta oluşabilecek yağlanmaya karşı vücudu korumak adına şeker ve şekerli ürünler alınmamalıdır. 

Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, pilav makarna yerine de bulgur, karabuğday veya kinoa tercih edilmelidir. Meyve olarak 1 porsiyon meyve tüketilmesi doğrudur. Tüketilen bu meyvenin de ödem söktürmeye yönelik olması gerekmektedir. Ananas, mango, greyfurt gibi lif içeriği yüksek ödem atıcı meyveler tüketilmelidir. 

Vücut Dengesini Korumak Adına  

Antioksidan sebzeler tercih edilmelidir. Likopen içeren domates, kükürtlü bileşikleri içeren lahana, pırasa gibi sebzelerden yapılmış çorbalar vücuttaki ödemin atılmasını hızlandırırken aynı zamanda karaciğeri koruyucu etki göstermektedirler. C ve E vitamininden zengin roka, tere, maydanoz gibi yeşillikler tüketilmelidir. Bu yeşillikle yapılan salatanın içine haşlanmış enginar veya kereviz de konulabilir. Özellikle enginar karaciğer enzimlerini düşürücü etkiye sahiptir. 

Sağlıklı ve Fit Bir 2017 İçin Altın Kural!  

Alkolden sonraki öğünleri hafif olmasına özen gösterilmelidir. Özellikle kahvaltıda poğaça, simit , açma, reçel, bal yerine lor peynirli yeşil bir salata yada yulaf kepeği ve yoğurtla hazırlanmış bir kahvaltılık daha uygun olacaktır. Öğlen ve bağışıklık sistemi kuvvetlendirecek probiyotik bir içecek olan kefir tercih edilmelidir. Ara öğünlerde ananas gibi ödem söktüren meyveler ve bitki çayları tercih edilmelidir. 

Demleme Usulü Yapılan Bitki Çayları İle Yenilenin!  

Vücuttan fazla suyu atabilmek için maydanoz, kiraz sapı, mısır püskülü, avakado yaprağı gibi 80 santigrat suyla demleme usulü yapılan çaylar tercih edilmelidir.

Alkolün vücutta yağ olarak depolanmaması adına mutlaka fiziksel aktivite yapılmalıdır. En az 40 dakikalık yürüyüş yağ yakımında etkili olacaktır.


Hürriyet Gazetesi   /    28 Aralık 2016


  • Şişli Florence Nightingale Hastanesinden, beslenme ve diyet uzmanı Dr. Tuba Kayan Tapan anlattı..
Tarih 28.12.2016 editor@florence.com
Paylaş
Benzer Haberler