Fazla kilolu veya obez olmak kozmetik bir problem değildir, sağlık sorunudur..

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, Sağlıklı Yaşam Merkezi Direktörü Dr. Özgür Şamilgil, kilonun beraberinde getirdiği sağlık sorunlarına dikkat çekiyor:

Kilo arttıkça, koroner kalp hastalığı riski artıyor: Bu durumda koroner arter denilen kalbi besleyen atar damarlarda yağ birikimi nedeniyle daralma oluyor. Bu da kalp adelesine giden kan akışını azaltabiliyor. Yağ tabakasının damar içinde aniden çatlaması damarı tıkayabiliyor ve kalp krizine neden oluyor. Kalp kasında telafisi imkansız bir hasar oluşuyor.

Kalp yetersizliği: Obezite yıllar içinde kalbin üzerindeki yük fazlalığı nedeniyle kalbin kan pompalama gücünü düşürerek kalp yetersizliği denilen ciddi bir duruma da neden oluyor.

Tip 2 Diyabet: Diyabet, vücudun, kan şekeri seviyesinin çok yüksek olduğu bir hastalıktır. Normalde, vücud önce gıdaları parçalar sonra ortaya çıkan şekeri hücrelere taşır. Hücreler enerji üretmek için şekeri, insülin denilen bir hormon kullanarak içine alır.

Tip 2 diyabette, hücreler ilk başlarda insülini düzgün kullanamazlar. Bu duruma vücut daha fazla insülin yaparak tepki verir. Ancak zaman içinde, vücudun kendi kan şekeri seviyesini kontrol etmek için yeterli insülin üretmez hale gelir.

Diyabet, erken ölüm, KKH, inme, böbrek hastalığı ve körlüğün önde gelen nedenlerindendir. Tip 2 diyabet hastalarının çoğu fazla kiloludur.

İnme: Fazla kilolu veya obez olmak da atar damarlarda yağ birikmesine yol açabilir. Sonunda, yağ tabakası aniden yırtıldığında üzerinde kan pıhtılaşabilir ve pıhtı beyin damarına gidip tıkanmaya neden olabilir. Oksijensiz kalan beyin bölgesinde inme denilen ağır ve kalıcı bir hasar oluşabilir. İnme riski kilo arttıkça yükselir.

Yüksek Tansiyon: Kan basıncı, kalp kan pompaladığında, damar duvarlarına karşı yaptığı itme gücüyle oluşan basınçtır. Bu basınç yükselir ve zamanla yüksek kalırsa, birçok şekilde vücut zarar verebilir. Damarlara yağ yapışmasını kolaylaştırabilir.

Aşırı kilolu veya obez iseniz yüksek tansiyon hastası olma olasılığınız büyüktür.

Kan Yağlarında Yükseklik: Aşırı kilolu veya obez iseniz, kan yağlarınızın da yüksek olma olasılığı fazladır. Kolesterol ve Trigliserid denilen kan yağlarındaki yükseklik KKH için bir risk faktörüdür.

METABOLİK SENDROM VE GENİŞ BEL!

Metabolik sendrom , kalp hastalığı ve diyabet ve inme gibi diğer sağlık sorunlarının riskini yükselten risk faktörlerinin bir grup adıdır.

Aşağıdaki risk faktörlerinden en az üçü varsa metabolik sendrom tanısı konur:

Geniş bir bel. Bu elma şekline sahip bir bel anlamına gelir. Bel bölgesinde fazladan yağ olması, kalçalar gibi vücudun diğer bölgelerinde, ekstra yağ olmasına nazaran KKH için daha büyük bir risk faktörüdür, kalp krizi riskini 2 kat arttırır.

Kanser: Fazla kilolu veya obez olmak kolon, göğüs, rahim ve safra kesesi kanserleri için riskinizi yükseltir.

Eklem sorunları: Eklemleri koruyan dokunun aşınması sonucu oluşur. Kilo fazlalığı bu durumu kolaylaştırır. Fazla ağırlık eklemlere daha fazla baskı yapar ve ağrıya neden olur.

Uyku Apnesi: Uyku apnesi uyku sırasında nefesde duraklama veya derinliği az olan nefesle sağlıksız bir uyumanın olduğu yaygın bir hastalıktır.

Uyku apnesi olan bir kişilerin boyun bölgesinde depolanan yağ fazla olabilir. Bu durum hava yollarını daraltarak nefes almayı güçleştirebilmektedir.

Üreme Sorunları: Obezite kadınlarda menstrüel sorunları ve kısırlığa neden olabilir.

Safra taşları: Safra taşları safra kesesinde çoğunlukla kolesterolden oluşabilirler. Mide veya sırt ağrısına neden olabilir, hatta iltihaplanıp safra kanalını tıkayıp kesenin yırtılmasıyla ölümcül olabilir.

Kilolu veya obez insanların safra taşı olma riski artmıştır. Ayrıca, aşırı kilolu olmak, safra kesesinde büyüme ve tembelleşmeye neden olabilir.

RİSKİ NASIL BELİRLEYELİM? BEL ÇEVRESİNİ ÖLÇEREK!

Son yıllarda kilonun boyun karesine bölünmesiyle elde edilen Beden Kitle Indeksi (BKİ) değerinin kullanımın sakıncalı olabileceğini düşündüren araştırma sonuçları yayınlandı. Yoğun spor yapan ve bu nedenle kas kitlesinin fazla olduğu kişilerde BKİ'nin yüksekliğinin vücuttaki yağ kitlesini doğru yansıtmadığı muhakkak. Benzer bir şekilde yaşlılık nedeniyle kas kitlesi çok azalmış birinde BKİ normal bulunsa da yağ kitlesinin fazla olması mümkün.

Fazla kilonun kalp hastalığı riskiyle ilişkisi çok net değil. Normal kilolu her 4 kişiden birinde kan yağları ve şeker metabolizmasında fazla kilolulardaki gibi bozukluk bulunuyor. Buna karşın fazla kilolu 3 kişiden birinde yağ ve şeker metabolizması normal bulunuyor. Esas püf noktası yağın nerede daha fazla biriktiğinde.

Bel çevresinde biriken yağın fazlalığı genellikle, kalp, karaciğer ve diğer karın iç organlarımızda biriken yağ miktarıyla doğru orantılı ve damar sertliğinin gelişimini kolaylaştırdığı düşünülüyor. Karın bölgesinde biriken yağ hücrelerinin vücudun diğer bölgelerindeki yağ hücrelerinden farklı olarak, damar iç yüzeyinde tahribat yapıcı ve yağ birikimine neden olan zehirli maddeler salgıladığı saptanmış durumda.

Bel çevresi ölçümü toplumlar arası farklılıklar gösterebiliyor. ABD'de üst sınır 102 cm kadınlarda ise 88 cm kabul ediliyor. Ülkemizde yapılan araştırmalarda ise üst sınır erkelerde 94 cm kadınlarda 80 cm.
Bel kalça oranına bakara! Elmaya mı armuta mı benziyorsunuz?

Son yıllarda bel-kalça oranı da bu amaçla kullanılmaya başlandı. Bel çevresini kalça çevresine bölerseniz erkekte 0,95'den fazla, kadında 0.80'den yüksekse risk de yüksek olarak yorumlanıyor. Bu nedenle sadece bel çevresini ölçmek yetmiyor, kalça çevresini de ölçmek gerekiyor.

Sonuç olarak aynanın karşısında elma şeklinde bir vücut görüyorsanız dikkat! Oyundışı kalabilirsiniz ...

Buna rağmen düzenli egzesiz yapan göbekli kişilerin kalp hastalığı ve ölüm riskinin egzersiz yapmayan göbeklilere göre çok daha düşük olduğu saptanmış durumda.


Sabah Gazetesi

  • Fazla kilolu veya obez olmak kozmetik bir problem değildir, sağlık sorunudur..
Tarih 27.11.2014 editor@florence.com
Paylaş
Benzer Haberler
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.