İstanbul Florence Nightingale Hastanesi Nükleer Tıp Merkezi’nden Uzm. Dr. Mari Benli, su ile ilgili hayati açıklamalarda bulundu.

Hidrojen ve oksijenden oluşan bir sıvı olan su, havadan sonra hayat için en gerekli maddedir. Canlıların vücudunun yaklaşık yüzde 55-70'i sudan oluşur. Yemek yemeden haftalarca yaşamak mümkün olduğu halde su içmeden ancak birkaç gün yaşanabilir. İnsan vücudu sağlıklı kalmak ve yeterli kan hacmini sağlamak için suya ihtiyaç duyar. Bu özelliklerinden dolayı su "gizli besin" olarak adlandırılır.

Günlük su ihtiyacımız ne kadardır?

Vücut susuz kaldığını susama hissiyle belli eder. Fakat susama hissedildiğinde zaten vücut susuz kalmıştır. Dolayısıyla susamayı beklemeden su içmek sağlıklı yaşam için zorunludur. Erişkin, sağlıklı bir insanın günde 2 litre (yaklaşık 8 bardak) su içmesi gerekir. İçme suyu vücut için en faydalı sıvı olduğu halde şeker ilave edilmemiş meyve suları, süt, çorba ve bitkisel çaylar da günlük sıvı ihtiyacını karşılayabilir. Meyve, sebze ve diğer gıda maddeleriyle de vücudumuza önemli miktarda su girer. Şekerli içecekler su emilimini azalttığı için suyun yerini tam olarak tutamaz. Kahve, çay ve alkollü maddelerse vücuttan su atılımım artırdığı için susuzluğa sebep olur. Çay ve kahvenin bir bardağı ancak yarım bardak suya ' eşdeğerdir. Lifli ve posalı yiyecekler, tuzlu gıdalar, et ve diğer proteinli besinlerin tüketimi arttığında içilen su miktarının da artırılması gerekir, çünkü bu maddeler suyu bağlar. Vücut ısısının yükselmesi veya vücuttan su kaybının arttığı durumlar da günlük su alımının artırılmasını gerektirir. Dolayısıyla ateşli hastalıklarda, ishal ve kusmayla seyreden hastalıklarda, vücuttan su atılımım artıran ilaçlar kullanıldığında kaybedilen sıvıyla orantılı olarak fazla su içilmesi gerekir. Ateş yükselmesinde, vücut ısısının her 1 derecelik artışı için günde 50-75 ml daha su içmek gerekir.

Zayıflama ile su ilişkisi

Su, yemeklerin sindirim ve emilimi, kasların kasılabilmesi, vücut hücrelerine oksijen ve besin maddeleri taşınması, vücudun atık maddelerden arındırılması ve vücut ısı dengesinin sağlanması için gereklidir. Ayrıca kabızlığın önlenmesi, derinin nemliliğinin korunması, vücutta biriken fazla yağların atılması, vücutta su birikiminin önlenmesi için de her gün yeterli miktarda su içmek gerekir. Zayıflama diyeti uygulayanların bolca su içmesi hem yağların ve diğer metabolizma atıklarının vücuttan uzaklaşmasını sağlar hem de tokluk hissi yaratır. Bazen susuzluk hissini açlık hissiyle karıştırabiliriz ve aslında su içerek başarılabilecek bir hisle gereksiz yere yemek yeriz. Gün boyu sık sık su yudumlamak bu gibi algılama yanılgılarını önler.

Fazla su içmek zararlı mıdır?

Normal şartlarda sağlıklı bir insanın içtiği makul ölçülerdeki fazla suyun bir zararı olmaz. İhtiyaçtan fazla su içilse bile vücuttaki hayati maddelerin dışarı atılması söz konusu değildir. Fakat uzun süre aşırı su içildiğinde vücudun su/tuz dengesi bozulur ve ciddi sorunlar meydana gelir. Aşırı su içenlerde vücuttan idrarla atılan su miktarını ayarlayan ve vazopresin adı verilen hormon da baskılanabildiği için bir hastalık tablosu meydana gelir. Aşırı su alımıyla hücrelerin içinde bulunan tuz dışarı çıkar. Bu durumdan en çok beyin hücreleri etkilenir ve beyinde hasar gelişir.

Sıcak havalarda su kaybını nasıl önleyebiliriz?

Normal bir günde vücudumuz her gün 2 litreye yakın su kaybeder. Solunumla buhar şeklinde 240 ml normal terlemeyle 120 ml dışkılamayla da 120 ml kadar su kaybedilir. Kalan miktarsa idrarla kaybedilir. Eğer su alımı yetersizse kişi seyrek, az miktarda ve koyu renkli idrar çıkarır. Çıkarılan idrarın açık renkli olması vücudun ihtiyacı olduğu kadar suyu alabildiğinin bir göstergesidir. Sıcak günlerde veya yoğun bir egzersizden sonra terlemeyle vücudun su kaybı artar. Kaybedilen suyla orantılı olarak günlük içilecek su miktarının 3 hatta 4 litreye çıkarılması gerekir. Ortama ve kişiye göre su ihtiyacı değişeceği için susama hissi ve çıkarılan idrarın rengine göre içilecek su miktarı ayarlanmalıdır.

Kuru ciltleri nemlendirme vakti geldi!

Cilt kuruluğunun birçok nedeni olmakla beraber, hepsinin ortak noktası susuzluktur. Vücutta su eksikliği varsa deri hücreleri de ihtiyaçları olan suyu alamaz ve kuru cilt tablosu ortaya çıkar. Yeterli su içmek cilt hücrelerinin sağlıklı olması için de gereklidir. Haricen sürülen su bazlı kremler de cildin yeterli neme kavuşmasını sağlar. Çok kuru ciltli kişilerinse yağ oranı yüksek kremler kullanarak cildin nemini kaybetmesini önlemesi gerekir. En uygunu, yıkandıktan hemen sonra, cilt henüz nemliyken krem sürmektir. Kuru ve klimalı ortamlarda havadaki nem oranının düşmesi ciltte nem kaybına neden olur. Bulunulan ortamın nemlendirilmesi de cilt kuruluğunun önlenmesi için gereklidir.

İyi bir su nasıl olmalıdır

• Hastalık yapıcı mikroorganizmalar içermemelidir.
• Kokusuz, renksiz, berrak ve içimi hoş olmalıdır.
• Fenoller, yağlar gibi suya kötü koku ve tat veren maddeler bulunmamalıdır.
• Yeterli derecede yumuşak olmalıdır.
• Hidrojen sülfür, demir, mangan gibi elementleri ihtiva etmemelidir.
• Sağlığa zararlı kimyasal maddeler içermemelidir. Arsenik, kadmiyum, krom, selenyum, kurşun, cıva gibi bazı kimyasal maddeler zehirli etki yapabilir. Baryum, nitrat, florür, radyoaktif maddeler, amonyum, klorür de sınır değerlerinin üzerinde sağlığa olumsuz etkileri olan maddeler arasında yer alır.
• Nitrit ve amonyak bulunmamalıdır. Bunlar, suyun organik maddelerle kirlendiğini gösterir. Nitrat ise kirlenmenin aşırı düzeylere yükseldiğini gösterir. Bu maddelerin içme suyunda bulunması tehlikelidir. Hele çocuklar için daha tehlikelidir.
• Suda 200 miligramdan fazla klorür bulunması kirlenme işareti sayılabilir.
• Flor miktarı 1 litrede 1 miligramdan az, 2 miligramdan fazla olmamalıdır.
• Demir 1 litrede 1-2 miligram bulunmalıdır.
• Suya sertlik veren en önemli maddeler kalsiyum, magnezyum ve klorür bileşikleridir.

Hangi sertlikteki suyu içmek gerekir

Türkiye'de su sertlik biri olarak Fransız sertlik derece (FSD) kullanılır. Buna göre, 1 litre suda 10 miligram kalsiyum karbonatın oluşturduğu sertlik derecesi 1 olarak tanımlanır. Sertlik derecelerine göre 1-14 FSD olan sular "yumuşak", 15-28 FSD olanlar "orta derecede sert", 29 + FSD olanlarsa "sert" olarak sınıflandırılır. Genelde memba (kaynak) suları yumuşak sulardır (1-14 FSD). Bunların tadı ve içimi iyidir.


FORTUNE Akıllı Yaşam Dergisi   /   1 Mayıs 2017

Tarih 1.5.2017 editor@florence.com
Paylaş
Benzer Haberler