Saman nezlesi olarak bilinen alerjik rinit, kendisini hapşırma, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı ile gösterir. Bu duruma çoğu zaman göz, burun ve damak kaşıntısı eşlik eder.

Uzmanlar, bu durumun ülkemizde, çocuklarda ve erişkinlerde yaklaşık yüzde 20 oranında görüldüğüne dikkat çekti.

Alerjik rinitin herhangi bir yaşta ortaya çıkabildiğini söyleyen uzmanlar, ilk belirtilerin çoğunlukla çocukluk - genç - erişkin yaşlarda ortaya çıktığını, alerjik rinitli kişilerde diğer alerjik hastalıklarının da sık görüldüğünü sözlerine ekledi.

Uzmanlar, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Alerjik rinit; hapşırık, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve burun kaşıntısına yol açar. Ayrıca geniz akıntısı, öksürük, halsizlik, koku almada güçlük, horlama olabilir. Damakta kaşıntı hissi de yaşanabilir. Eğer alerjik konjunktivit de varsa gözlerde kaşıntı, sulanma ve kızarıklık bu sıkıntılı duruma eklenir. Burun tıkanıklığının yol açtığı sürekli ağızdan nefes alıp vermeye bağlı olarak damak ve diş bozuklukları oluşabilir. Alerjik rinitte yakınmalar her iki burun deliğinde de ortaya çıkar, tek taraflı sürekli burun tıkanıklığı veya sarı/yeşil renkli burun akıntısı olması alerjik rinit dışında bir neden aramayı gerektirir.”

Uzmanlar, alerjik rinitin tedavi edilmemesi durumunda karşılaşılacak sorunları şöyle sıraladı:

  • Burun tıkanıklığı horlama ve uyku bozukluklarına yol açar,
  • Çocuklarda dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu yaratır,
  • Sınav başarısızlığı ve özgüvende azalma rinitin ortaya çıkardığı yaşam kalitesindeki bozulmanın sonuçlarıdır,
  • Erişkinlerde anksiyete, depresyon, performansta ve iş üretkenliğinde azalma bunların sonucunda da yaşam kalitesinde düşme görülebilir,
  • Eğer alerjik rinit bahar mevsiminde görülüyorsa “mevsimsel”, tüm yıl boyunca görülüyorsa perenial (yılboyu) alerjik rinit olarak tanımlanır. Bahar aylarında polen alerjisi nedeni ile ortaya çıkan alerjik rinit saman nezlesi adını alır.

Uzmanlar mevsimsel alerjik rinite ilişkin şunları söyledi: "Mevsimsel alerjik rinit, yani saman nezlesi, çoğunlukla havada uçuşan ağaç, çayır ve ot polenlerine bağlı olarak oluşur. Kişinin yaşadığı alanda yer alan polenler, hastalığın ortaya çıkmasını ve şiddetini belirler. O yüzden taşınmalar sonrası şikayetlerin kaybolduğu ya da tersine arttığı durumlarla hastalar sık karşılaşır. Kuru ve rüzgarlı havalarda polen miktarları daha yoğundur ve alerjik rinit bulgularında artış görülebilir. Yıl boyu allerjik rinitte ise nedenler daha çok ev tozu akarı, küf mantarı, hamamböceği, hayvan tüyü gibi ev içinde bulunan alerji kaynaklarıdır."

Uzmanlar, alerjik rinitin tedavisine ilişkin şunları anlattı: "Alerjik rinitin tedavisinde sorunu ortaya çıkaran nedenden yani alerjenlerden kaçınma ve ilaç tedavisi temeldir. Çoğu hastada yakınmalar böylece kontrol altına alınabilir. En çok kullanılan ilaçlar; alerjenlerin etkisini azaltan antihistaminikler ve kortizon içeren burun spreyleridir. Spreylerde bulunan kortizon sadece burun bölgesine uygulandığından yan etkisi yok denecek kadar azdır. Burun yıkama mutlaka önerilen bir yardımcı yöntemdir. Buruna temas eden alerjen sayısını azaltır ve ilaç gereksinimini en aza indirir."


HT Hayat    /    15 Nisan 2016

Tarih 15.4.2016 editor@florence.com
Paylaş