Safra taşı olan hastaların büyük bölümünün safra kesesi genellikle ameliyatla alınıyor. Peki bu ameliyatların ne kadarı zorunlu? İşte Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sümer Yamaner'in yanıtı...

Safra kesesi taşlan hiçbir şikayete yol açmadığı gibi çok şiddetli ağrılara da neden olabilir. Taş, safra kesesinin boynuna sıkışıp safra kesesinin boşalmasını engelleyebilir. Bu durumda safra kesesi içindeki basınç artarak iç organ ağrısı oluşur. Bu ağrı göbekle göğüs kafesi arasındaki bölümde ve ortada hissedilir.

Hastalar sıklıkla “gazları olduğunu" ya da "midelerinin ağrıdığını" söyler. Safra kesesindeki gerilme çok artar ve kan dolaşımı bozulmaya başlarsa kanun sağ üst kesiminde, sıklıkla da sırta vuran bir ağrı oluşur. Nefes alırken batma olabilir ve ağrı artar. Artık safra kesesi iltihabından söz edilebilir.

Hastanın şikayeti yoksa...

Muayenede hastanın öyküsü derinleştirildiğinde hastada özellikle yemek sonralan karında gaz hissi olduğu ortaya konulabilir. Hastanın "gaz” dediği şey birçok durumda “iç organ ağrısı” olarak tanımlanan durumdur. Temel kural olarak, genel tıbbi durumu iyice değerlendirildiğinde, 20 yıl ve üzerinde yaşam süresi beklentisi olan insanlarda safra kesesi taşı şikayete yol açmasa bile ameliyat önerilir.

Hayati risk oluşabiliyor

Bunun dışında şeker hastalarında da ameliyat gerekir, çünkü şeker hastalarında safra kesesi iltihabı olduğunda normal kişilerden çok daha az ağrı hissederler ama enfeksiyon çok daha hızlı yayılır ve safra kesesi delinerek çok ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Safra kesesinde çok küçük (3 mm'den küçük) taşların varlığı da bir ameliyat sebebidir, zira bu taşlar bazen ana safra kanalına geçerek sarılık ve safra kanalı iltihabına (kolanjit) yol açabilirler. Kolanjit ölüm riski bile taşıyabilen bir durumdur. Belirti vermeyenler için ameliyat önerilmiyor. Gereksiz yere ameliyat olanların çoğunda ameliyat öncesi belirtilerin bir bölümü tekrarlıyor.

Nasıl tedavi edilir?

Tedavinin tek yolu safra kesesini taşlarla birlikte çıkarmaktır. Bu ameliyat bugün standart olarak laparoskopik yani kapalı yöntemle yapılmaktadır. Teknolojik gelişmeler sonucu tek delikten laparoskopi ve robotik ameliyatlar da yapılabilmektedir. Ancak her kapalı ameliyatta açığa geçiş riski mevcuttur.

Bu riskin genel olarak yüzde 5’in altında olduğu söylenebilir. Bu risk erkek hastalarda, daha önce karın ameliyatı geçirmiş kişilerde ve acil ameliyatlarda daha yüksektir. Açık ameliyata geçilmesi daha büyük bir yara, ameliyat soması daha geç derlenme, yara enfeksiyonu ve fıtığı gibi riskleri de beraberinde getirir.


SÖZCÜ Gazetesi / 13 Şubat 2019

  • Safra taşı olan hastaların büyük bölümünün safra kesesi genellikle ameliyatla alınıyor. Peki bu ameliyatların ne kadarı zorunlu? İşte Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sümer Yamaner'in yanıtı...
Tarih 13.2.2019 editor@florence.com.tr
Paylaş
Benzer Haberler