Hem genetik hem de çevresel faktörlerin rol oynadığı sindirim sitemi hastalıklarını ciddiye almak gerekiyor. İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, gastroenteroloji bölümünden Prof. Dr. İrfan Koruk sık görülen sindirim sistemi hastalıklarını ve bunlardan korunma yöntemlerini anlattı...

Sindirim sistemi hastalıkları ve özelde de mide ve barsak hastalıkları aslında dünya genelinde oldukça sık görülen rahatsızlıklardır.

Reflü'nün Sebepleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?Toplumda hemen herkes mide ve bağırsak sorunlarından şikayet ediyor. Özellikle "fonksiyonel" olarak tanımlanan genel rahatsızlık hissi, hazımsızlık ve buna ilave olarak reflü hastalıkları ile oldukça sık karşılaşılmakta. Yapılan çalışmalarda reflü hastalığının özellikle gelişmiş toplumlarda sıklığının arttığı da gösterilmiştir. Bizim ülkemizdeki durum da benzer niteliktedir. Toplumdaki insanların neredeyse beşte biri reflü hastalığı ile karşılaşmaktadır. Aynı şekilde son zamanlarda toplum tarafından daha bilinir hale gelen hassas barsak hastalığı" da neredeyse 4-5 kişiden birini rahatsız etmektedir.

Aslına bakarsanız hastalık devam etmesine karşın hastalarımız kimi zaman bu şikayetleri artık görmezden gelmeye ve bir anlamda bunlarla birlikte yaşamaya başlıyorlar. Burada önemli olan hasta ile mevcut durumu paylaşmak, hastalığı anlatmak, ve mutlaka, hastayı tedavinin içine dahil etmek olmalıdır. Bu şekilde yapıldığı zaman hastaların büyük çoğunluğu belki yıllarca çekmiş olduğu şikayetlerden kurtulabilmektedir. Tabi bu söylediklerim ağırlıklı olarak fonksiyonel hastalıklar için geçerli. Ancak aynı şekilde kronik olarak devam eden organik hastalıklarda da önemli olan nokta hastanın detaylı bilgilendirilmesi ve hastalığının mevcut durumu, bekleyen sorunlar, bu sorunların tedavi yöntem ve alternatifleri konusunda da aydınlatılmalıdır. Bu şekilde hekim ve hasta birliklteliği ve uyumu sağlanınca tedavinin başarısı da artmakta ve hem hekim hem de hasta mutluluğu katlanmaktadır.

'Sinire ve strese bağlı reflü ya da gastrit' tanıları ne kadar doğru?

Gastrit dediğimiz şey midenin iltihabi durumudur. Bu genel ifade hem midedeki asit fazlalığına bağlı olarak ortaya çıkan durumu, hem midede yerleşmiş olan bakterinin yarattığı durumu hem de özellikle ağrı kesicilerin ortaya çıkardığı durumu anlatmak için kullanılır. Bilindiği gibi midede sindirimin gerçekleşebilmesi için yoğun bir asit salgılanması söz konusudur. Bu asit miktarı pH değerini 2'ye kadar düşürür. Midenin iç yüzeyini kaplayan mukus tabakası, bu asitin midenin kendisine zarar vermesini engeller. Ancak bazı durumlarda midenin savunma bariyerlerinde zayıflama olması, saldırgan faktörlerde artış olması bu dengenin bozulmasına sebep olur. Örneğin sigara ve alkol tüketimi, helikobakter pylori varlığı, kontrolsüz ağrı kesici kullanılması midedeki savunma sistemlerini zayıflatır. Artan asit miktarı da hücum faktörlerini artıran unsurlardandır. Tüm bu etkenlerin sonucunda denge bozulunca midede hücrelerde ödem, hasarlanma ve sonuç olarak gastrit ortaya çıkar.

Reflü'nün Sebepleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?Reflü ise "geri kaçış" anlamı taşımakta olup sık olarak gastroözofageal (mideden yemek borusuna) reflü hastalığı için kullanılır. Günlük kullanımda da bu tablo anlaşılmaktadır. Bu hastalıkta da midedeki asit artışının olması ile birlikte bazı hastalarda anatomik yapıda bozulma olması ve yemek borusu ile mide arasında, bir nevi, valv gibi işleyen kas tabakasının fonksiyonlarında bozulma veya mide fıtığı varlığı da altta yatan sebep olabilir. Yukarıya yemek borusuna doğru kaçan asit muhteva, yemek borusunda koruyucu mukus tabakası olmadığı için ciddi hasara yol açabilir. Bu hastalarda sık sık göğüs kafesinde yanma, yediklerinin yukarıya doğru geri gelmesi, yutarken zorlanma, takılma hissi gibi şikayetler ortaya çıkar.

Her iki hastalıkta da asit fazlalığı önemli bir rol oynamaktadır. Stres ise asit artışına neden olan önemli faktörlerden birisidir. Dolayısı ile stres direk olarak gastirt veya reflü oluşturmamakla birlikte var olan hastalıklarda şikayetlerin alevlenmesine ve daha yoğun hissedilmesine neden olmaktadır.


YENİ ÇAĞRI Gazetesi / 10 Ağustos 2018

  • Hem genetik hem de çevresel faktörlerin rol oynadığı sindirim sitemi hastalıklarını ciddiye almak gerekiyor. İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, gastroenteroloji bölümünden Prof. Dr. İrfan Koruk sık görülen sindirim sistemi hastalıklarını ve bunlardan korunma yöntemlerini anlattı...
Tarih 10.8.2018 editör@florence.com.tr
Paylaş
Benzer Haberler