Prostat Kanseri Tanısında Yeni Geliştirilen Görüntüleme Yöntemi Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi'nde Uygulanmaya Başlandı!

Prostat kanseri teşhisinde son geliştirilen görüntüleme yöntemi Multiparametrik Prostat Manyetik Rezonans Görüntüleme ile artık prostat kanseri daha erken evrede tanınıyor!.

Prostat kanseri erken evrede yakalandığında ve doğru tedavi uygulandığında tedavide başarı oranının % 90'lara yükseldiği ve Tarama yoluyla erken tanı konan prostat kanserlerinde ölüm oranlarının yüzde 30 oranında azaltılabildiği bilinmektedir. Ancak ; Prostat kanserinde "erken tanı" dan kasıt , kanserli dokuların prostat bezinin içindeyken tespit edilmesidir. Lenf nodları ve veya kemikler gibi uzak hedeflere yayılan kanser dokusu hastanın yaşam süresini kısaltır.

Prostat kanserinde erken tanıda duyarlı biyokimya testi kanda ölçülen PSA seviyesidir. PSA seviyesi yaşla farklılık gösterir ayrıca prostat büyümesinde de PSA yükselebilir. PSA değerlerindeki yükselmeler prostat kanseri varlığı konusunda uyarıcı niteliktedir. Örneğin 40-49 yaş aralığında PSA değeri 2ng/ml üst sınır olarak kabul edilirken 70 yaş üzeri bireylerde bu sınır 5.5 ng/ml olarak benimsenmiştir. PSA değerinin kontrolünde bir yıl içerisinde 0.75 ng/ml üzeri artışı biyopsi gerektirebilir. PSA değerlerindeki artış ile birlikte parmakla prostat bezi muayenesi gündeme gelir ve PSA değerleri ile muayene bulguları uzman ürolog tarafından değerlendirilerek biyopsi yapılmasına karar verilir. Prostat iğne biyopsisi parmakla muayenede olduğu gibi makata yerleştirilen bir ultrasonografi alıcısı yardımı ile elde edilen prostat görüntüsü rehberliğinde alınmaktadır. Biyopsi örnekleri bir iğne yardımı ile alınır. Prostat bezi görüntüsü altında prostatın her iki kanadından toplam 6 ile 24 adet iğne ile biyopsi örneği alınabilir. Prostat bezine arka kesiminden batırılan iğnelerle biyopsi alındığından prostatın ön bölümünde bulunan dokulara erişilemeyebilir ve bu bölge tümörleri biyopsi yapılan parçalarda bulunmaz ise gözden kaçabilir.
Çeşitli araştırmalarda değişik oranlarda olsa da ortalama %10 popülasyonda normal PSA değerleri olan kişilerde de prostat kanseri çıkabilir.

Görüntüleme Yöntemleri ;

Prostat kanserinde geleneksel görüntüleme tekniklerinden daha çok evre belirlenmesinde ve tedavi takibinde yararlanılmaktadır. Özellikle tanı konmuş hastalarda kanserli dokunun prostat kapsülünü aşıp aşmadığının incelenmesinde Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) kullanılmaktadır.
Bununla birlikte biyopsisi negatif olup da PSA değeri yüksek veya normal olan bireylerde; ve PSA değeri normal olan ancak kanser riski taşıyanlarda prostat kanseri tanısında yeni bir tanı yöntemine gereksinim doğmuştur.
Multiparametrik Prostat Manyetik Rezonans Görüntüleme bu amaçla kullanılmaktadır

Yapılan Manyetik Rezonans Görüntüleme 'den elde edilen parametrelerin skorlaması yapılarak hastalara erken evrede tanı konur. Yapılan Multiparametrik Prostat MRG sırasında var olan tümörün kapsülü aşıp aşmadığı ile olası lenf nodu sıçramaları da aynı seansta belirlenip evreleme de yapılır.

Multiparametrik Prostat Manyetik Rezonans Görüntüleme

Multiparametrik Prostat Manyetik Rezonans Görüntüleme Nedir?

Multiparametrik Prostat MRG başlıca üç bileşenden oluşur,

1) Diffüzyon MRG,
2) Perfüzyon MRG,
3) MR Spektroskopi (MRS).

1) Diffüzyon MRG vücudumuzda hücre yoğunluğunun artmış olduğu ortamdan yüksek sinyal alınması ve bu sinyalin sayısal olarak değerlendirilmesi ile oluşan görüntüleme yöntemidir. Kanserli dokular yeni gelişen kanser hücrelerinden yoğun olduğundan yüksek sinyal alınır ve ADC dediğimiz hidrojen protonlarının hareketini ölçen değer düşük olur. Diffüzyon MRG prostat kanseri teşhisinde çok değerli bir inceleme yöntemidir. Bu yöntem ile prostat kanseri teşhisi konulduğu gibi prostat kanserinin saldırganlığını belirleyen Gleason skoru hakkında dolaylı bilgi sahibi olunur. Yayın kurulunda olduğum dünya MR derneği dergisinde hakemliğini yapıp kabul ettiğim bir makalede MR diffüzyon değerleri (ADC) ile Gleason skoru arasında anlamlı bağlantı olduğu ortaya konmuştur.

2) Perfüzyon MRG ile dokuların damarlanma yoğunluğu tespit edilir. Tümörler kendilerine kanlanacak yeni damarlar oluşturduklarından damar yoğunlukları fazla olur, bu da damardan kontrast madde vererek yapılan çekimde kontrast maddenin tümör damarlanması içerisindeki geçiş hızı ve miktarının hesaplanmasını sağlar. Tümörlü bölgenin damar yoğunluğu renk kodlaması yapılarak iyi huylu kötü huylu doku ayrımı sağlanır.

3) MR Spektroskopi ile normal ve kötü huylu dokuların kimyasal analizleri yapılır. Tümörlü dokularda hücre yıkımına bağlı kolin artışı olacağından tümörlü dokular tespit edilebilir.

Multiparametrik Prostat MRG yapabilecek cihazın bu teknikleri uygulaması için yüksek manyetik alan ve yüksek gradient gücüne sahip olması gerekir. Ayrıca sinyal alımı için yüksek çözünürlük sağlayan anten aksamı da olmalıdır. Bunun dışında tüm elde edilen veriler bir çalışma istasyonunda bir saatlik bir süreç içerisinde değerlendirilir, bunun için ölçüm yapılabilen programların olduğu bir iş istasyonu da gereklidir. Yukarda elde edilen parametrelerin skorlaması yapılarak hastada kanser tanısı konur. Yapılan Multiparametrik Prostat MRG sırasında var olan tümörün kapsülü aşıp aşmadığı ile olası lenf nodu sıçramaları da aynı seansta belirlenip evreleme de yapılır.

Prostat kanserinin toplumda görülme sıklığı ve risk faktörleri:

Prostat, erkek üreme sisteminin bir bölümüdür. Rektumun (kalın barsağın son kısmı) önünde ve mesanenin altında yerleşmiştir. İdrar akımını sağlayan üretra (idrar yolu) tarafından çevrilmiştir. Sağlıklı prostat bezi bir ceviz büyüklüğündedir. Prostat, seminal sıvının bir kısmını üretir. Ejekülasyon esnasında seminal sıvı spermlerin dışarı atılmasına yarar. Erkek hormonları (androjenler) prostatın büyümesini sağlar. Testisler testosteron dahil olmak üzere erkek hormonlarının esas üretim yeridir. Böbrek üstü bezi (adrenal bez) az miktarda testosteron üretir. Prostat aşırı büyüdüğü zaman üretraya baskı yaparak idrarın mesaneden penise akımını yavaşlatır ya da durdurur. İleri yaş hastalığı olan prostat kanseri orta yaşı geçmiş erkeklerde Amerika Birleşik Devletleri istatistiklerine göre ikinci sıklıkla görülen kanser türü olup, yine erkeklerde kanserden ölümlerde akciğer kanserinden sonra ikinci sıraya yükselmiştir. Prostat kanserinin erkeklerde görülme sıklığını daha da vurgulamak istersek, yapılan araştırmalarda her 6 erkekten birinin yaşamı boyunca prostat kanserine yakalanacağı gösterilmiştir. Tüm dünyada yılda yaklaşık 900 000 hastaya prostat kanseri tanısı konurken, her yıl 258 000 hasta prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Mevcut artış eğiliminin devam etmesi durumunda 2030 yılında dünyada her yıl 1,7 milyon yeni prostat kanseri vakası ve buna bağlı 500 000 ölüm görüleceği varsayılmaktadır.
Prostat kanseri sebebi bilinmese de bugün için kabul edilen risk faktörleri arasında öne çıkan genetik faktörlerdir. Bu, ailesinde prostat kanseri öyküsü olanların prostat kanseri için risk altında olduğu anlamına gelmektedir. Bazı ırklarda prostat kanseri daha sık görüldüğü gibi bazı diğer ırklarda daha az görülür. Görülme sıklığı sırasıyla zenci ırkı, beyaz ırk ve sarı ırk olarak azalarak sıralanabilir. Ayrıca diğer bazı kanser türleri için olduğu gibi prostat kanserinin de batı tipi yaşam tarzı, hazır gıdaların fazla tüketimi gibi alışkanlıklarla alakası olduğuna dair makaleler mevcuttur.

Prostat kanserinin belirtileri nelerdir?

Prostat kanseri hiçbir belirti vermeyeceği gibi, hastalar; idrar yapma ile ilgili problemler, ereksiyon zorluğu, semende veya idrarda kan ve sırt, bel, kalça ve uyluk ağrıları ile başvurabilirler. İdrar yapma ile ilgili problemler; idrar yapamama, idrar yapmaya başlama ya da durdurmada zorlanma, sık sık idrara çıkma, geceleri idrara çıkma, idrar akımında zayıflama, kesik kesik zorlanarak idrar yapma, ağrılı idrar yapma şeklinde olabilir. Bu belirtiler kanser dışı nedenlere (prostat büyümesi, enfeksiyon gibi) de bağlı olabilir.

Prostat kanseri için erken tanı neden önemlidir, nasıl tanı konur?

Prostat kanseri erken evrede yakalandığında ve doğru tedavi uygulandığında tedavide başarı oranı yüzde 90'lara yükselmektedir. Tarama yoluyla prostat kanserinden ölüm oranlarının yüzde 30 oranında azaltılabilir. Ancak ; Prostat kanserinde "erken tanı" dan kasıt , kanserli dokuların prostat bezinin içindeyken tespit edilmesidir. Lenf nodları ve veya kemikler gibi uzak hedeflere yayılan kanser dokusu hastanın yaşam süresini kısaltır.

Prostat kanserinde erken tanıda başka bir duyarlı biyokimya testi kanda ölçülen PSA seviyesidir. PSA seviyesi yaşla farklılık gösterir ayrıca prostat büyümesinde de PSA yükselebilir. PSA değerlerindeki yükselmeler prostat kanseri varlığı konusunda uyarıcı niteliktedir. Örneğin 40-49 yaş aralığında PSA değeri 2ng/ml üst sınır olarak kabul edilirken 70 yaş üzeri bireylerde bu sınır 5.5 ng/ml olarak benimsenmiştir.

PSA değerinin kontrolünde bir yıl içerisinde 0.75 ng/ml üzeri artışı biyopsi gerektirebilir. PSA değerlerindeki artış ile birlikte parmakla prostat bezi muayenesi gündeme gelir ve PSA değerleri ile muayene bulguları uzman ürolog tarafından değerlendirilerek biyopsi yapılmasına karar verilir.

Prostat iğne biyopsisi parmakla muayenede olduğu gibi makata yerleştirilen bir ultrasonografi alıcısı yardımı ile elde edilen prostat görüntüsü rehberliğinde alınmaktadır. Biyopsi örnekleri bir iğne yardımı ile alınır. Prostat bezi görüntüsü altında prostatın her iki kanadından toplam 6 ile 24 adet iğne ile biyopsi örneği alınabilir. Prostat bezine arka kesiminden batırılan iğnelerle biyopsi alındığından prostatın ön bölümünde bulunan dokulara erişilemeyebilir ve bu bölge tümörleri biyopsi yapılan parçalarda bulunmaz ise gözden kaçabilir.

Çeşitli araştırmalarda değişik oranlarda olsa da ortalama %10 popülasyonda normal PSA değerleri olan kişilerde de prostat kanseri çıkabilir. O zaman prostat kanseri tanısı için alışagelmişin dışında bir tanı yöntemi gereksinimi vardır.

  • Prostat Kanseri Tanısında Yeni Geliştirilen Görüntüleme Yöntemi Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi'nde Uygulanmaya Başlandı!
Tarih 6.9.2016 editor@florence.com
Paylaş
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.