Özellikle batılı tarzda beslenmede önemli bir yeri olan patates ülkemizde de olduğu gibi nerdeyse tüm dünya toplumlarında sofralarda sıkça yer verilen bir besin haline geldi.

Yumrularında; nişasta halinde karbonhidrat, protein, vitaminler ve demir gibi önemli besin maddelerini içeren patates, insanlar tarafından doğrudan mutfaklarda tüketildiği gibi, işlenerek değişik şekillerde (cips, parmak patates vs.) tüketiliyor.

Ayrıca, ekmek ununa belirli oranında (%2.5-3.0) patates unu karıştırıldığında, ekmeklerin lezzetini artırmakta ve bayatlamayı geciktiriyor. Yüksek oranda nişasta içeren çeşitler endüstride hammadde (un, nişasta, alkol, v.s.) olarak ve bir kısmı da hayvan yemi (ıskartalar) olarak değerlendiriliyor.

Çocuklar ve gençler arasında fast-food tarzı beslenmede önemli bir yere sahip olup kızarmış şekilde cips olarak da tüketiliyor. Ancak patatesin bu işlemlerden geçmiş olmasıyla hem yağ oranı hem de sodyum(tuz) oranının ciddi miktarda arttığı ve tüketimiyle beraber obezite, tip 2 diyabet, hipertansiyon gibi insan sağlığına olan zararları da biliniyor.

Beslenme ve Diyet uzmanı Dr. Dyt. Tuba Kayan Tapan; patatesin gizemli dünyasını bizlere aktarıyor;

Patates C vitamini, B6 Vitamini ve potasyum için en iyi besin kaynaklarından biridir. Fakat patatesin kullanım şekli bu besin öğelerinin miktarı açısından farklılıklar yaratır. Bu farklılıklar patatesin pişirilme işlemlerindeki çeşitliliğine dayanır.

Patates gibi yumru sebzelerde B vitamini ve C vitamini kayıpları özellikle haşlama suyunun atılması ile yüksektir.

B vitaminleri için kayıp %25-90 arasında değişir. C vitaminindeki kayıp %40 civarındadır. Bu nedenle patatesleri haşlarken mümkün olduğunca suyunu atmayacak şekilde az suda haşlamayı tercih etmek gerekmektedir. Haşlanmış patatese en iyi alternatif patatesi kuru ısıda fırınlamaktır. Bu şekilde vitamin kayıpları en aza indirilmiş olur. Yemeklerde patatesi kullanırken, özellikle kabuğu mümkün olduğunca ince soymak kayıpları önlemek açısından önemlidir.

Eğer mümkünse kabuğu içinde pişirmek daha iyi bir seçenek olacaktır. Kabuğun önceden soyulması gerekirse bekletilmeden sıcak ortama konmalıdır.

Peki patatesi zayıflama diyetlerinde tüketebilir miyiz?

Doğru zamanda, doğru miktarda ve doğru harmanlanmış bir öğün meydana getirilerek patatesi tüketilebilmek mümkündür. Ancak diyabet hastaları, kronik böbrek hastaları ve sürekli kabızlık yaşayan bireylerin patates tüketimine dikkat etmesi gerekmektedir.

Patates kızarması, patatesin kullanımındaki en az sıklıkta olan pişirme yöntemidir. Patatesin kızartılması sırasında yaklaşık 100 gram patates 10 gram civarındaki yağı yapısına almaktadır. Bu durumda kızarmış patates, zayıflama diyetlerinde kullanılmamaktadır. Kızartmanın etkisiyle oluşan trans yağlar da çeşitli hastalık risklerini arttırmaktadır (kanser, kalp hastalığı..).

Zayıflama diyetlerinde patates kullanılabilinir mi?

Burada önemli olan o öğündeki glisemik indeksi düşürebilmektir. Çünkü patatesin glisemik indeksi yüksek olduğu için kan şekerini hızlı bir şekilde yükselttiği bilinmektedir. Bu durumda erken acıkmaya sebep olur.

Öğün içerisinde tüketilecek patatesin yanında posalı sebzelerin tüketilmesi veya patatesin salatada kullanılmasıyla glisemik indeks düşürülebilir ve öğün daha doyurucu hale getirilebilir. Çünkü posa ile birlikte, patatesteki basit şeker miktarı daha geç sindirileceği için, daha geç kana karışacaktır.

Ayrıca patatesin yanında protein içeren peynir, yoğurt, süt gibi proteinli besinlerin tüketilmesi; o öğündeki glisemik indeksi düşürecek ve kan şekerinin hızlı bir şekilde yükselmesini engelleyecektir. Böylece, daha tok tutan bir öğün olacaktır.

İçinde asit olan gıdalar(yeşil zeytin, limonsuyu, sirke, mantar gibi ) mide boşalımını geciktirdiği için glisemik indeksi düşürdüğünden, akşam öğününden ziyade öğlen öğününde ekmeksiz tüketeceğiniz, bu asitli besinlerle hazırlanan peynirli/tavuklu bir patates salatası veya küçük bir patatesle hazırlanan mayonezsiz bir kumpir ve yanında tüketilen ayran hem doyurucu olacak, hem bireyleri tok tutacak hem de kan şekerinizi hızlı bir şekilde yükseltmeyecektir.

Patates, bünyesindeki nişasta pişirilip buzdolabında soğutulduğunda hem glisemik indeks oranı düşer hem de bu şekilde bünyesindeki nişasta, sindirime dirençli “dayanıklı nişasta” özelliği kazanır. Böylelikle ince bağırsak yerine, bu nişasta, kalın bağırsak kısa zincirli yağ asitleri ile sindirilir. Bu nedenle, dirençli nişasta, diyet lifi ile benzer özelliklere sahiptir; bağırsak hareketi düzenliliğini korumada, kan şekerini düzenlemede yardımcı olur. Bu yüzden patatesi daha çok soğuk olarak salatalarda tüketmek daha avantajlı olacaktır.

Günlük beslenmemizde sık tüketilmesine bağlı olarak önemli ölçüde yer tutan patatesin besin değerleri farklı kaynaklardaki verilere göre aşağıda gösterilmektedir.


YENİ ŞAFAK Gazetesi      I      3 Aralık 2016

Tarih 3.12.2016 editor@florence.com
Paylaş