Osteoporoz (kemik erimesi), yaşam tarzının değişmesiyle genç yaşlarda ve erkeklerde de sıklıkla görülmekte. Prof. Dr. Gülçin Gülşen osteoporozun hangi aşamada ve nasıl tedavi edildiği hakkında bilgi verdi.

Osteoporozun (kemik erimesi) sadece menopoz sonrası kadınlarda görüldüğü düşünülmekte idi... Oysa masa başı işlerde çalışan, yeterli gün ışığı almayan, fast food beslenen, hareketsiz olan bireylerde osteoporoz çok yaygın görülüyor.

Osteoporozla mücadele anne karnında başlamalı

Osteoporoz Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?Anne adayının doğru beslenmesi, yeterli güneş ışığı alması ve düzenli egzersiz yapması bebeğin kemik oluşumunda çok önemli. Hamilelik egzersizleri (pilates, yürüyüş, yüzme, red cord egzersizleri,kişinin ihtiyacına uygun omurga egzersizleri, sentaur(omurga robotu ) egzersizleri hem hormonal etkiyle,hem de yük artışıyla bozulan kas ve kemik kalitesini arttırır, osteoporoza karşı anneyi de bebeği de korur.

Osteoporozdan korunmada sonraki adım ise; çocukluktan itibaren sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve düzgün duruş. Çocuklukta uygun spor ve egzersizin iyi belirlenmesi kas ve kemik sağlığında çok önemlidir.

Rafineri gıdalardan, kolalı içeceklerden uzak kalmak, yeşil yapraklı sebze, meyve ve tahıl ağırlıklı ve dengeli beslenmek çok önemli. Kemiklerimiz sadece süt ve yoğurt ile gerekli yoğunluğa erişemez, çünkü sadece kalsiyumdan oluşmuyor.

Kemik yapısında kalsiyum yanı sıra kollojenler, magnezyum, fosfor, K, B, C vit, folik asit, proteinler gibi yapıtaşları da önemli.Kemik yapımı 20-25 yaşlarına kadar devam eder ve daha sonra yıkım artmaya başlar. Önemli olan 20-25 yaşlarına kadar maksimum kemik kitlesini sağlamaktır, sonra kaybınız kemiklerinizi daha az etkiler.

Menopoz sonrası, özellikle ilk 5 yılda kemik kayıp hızı artar, bu süreçteki doğru tedavi önemlidir, daha sonra kayıp hızı yavaşlar. Dolayısıyla osteoporoz tedavisinde bu yılları iyi değerlendirmek gerek.Sadece kemik yoğunluğu ölçümü ile kemik erimesi teşhisi konularak tedaviye başlanması son derece yanlıştır.Ayrıca kemik yoğunluğu ölçümlerinde cihaz ve değerlendirme çok önem taşıyor.

Kemik ölçüm sonuçlarında,en altta cihaz ile ilgili 'Türk toplumuna göre refere edilmiştir' yazmalı. Eğer 'Amerikan toplumuna göre refere edilmiştir yazıyorsa sonuç diğer cihazla ölçülenden düşük çıkar ve buna göre ilaç verilirse kişide kemikte, damarlarda, beyinde kireç oluşumu, dolaşımın bozulması, safra kesesi ve böbrek taşları oluşabilir..

Yanlış teşhis yanlış tedaviyi beraberinde getirmektedir.Doğru cihazla yapılan ölçüm sonrası kemik yoğunluğu düşükse;sebebi belirlemek gerekir.Kemik yoğunluğu az ise, kemik yapımı mı az,yıkım mı artmış,bunu belirlemek gerekir.Kan ve idrar tetkikleri ile kemik yapımı ve yıkımı hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.(Osteocalcin, hidroksiprolin, kollajen, peptid düzeyleri gibi)Kemik yapımı az ise yapımı arttırıcı,yıkım artmış ise yıkımı durdurucu ilaç vermeli.

Kemik yoğunluğu düşük olmadan kemik yoğunluğu arttırıcı ilaçlar verildiği zaman bu kez kişinin kireçlenmeye bağlı şikâyetleri ortaya çıkıyor. Çünkü kemik erimesi ve kireçlenme birbirinin zıttı. Kemik erimesinde kemik yoğunluğu azalıyor, kireçlenmede ise kemik yoğunluğu artıyor.

Depresyon osteoporozu etkiler mi?

Osteoporoz Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, teknolojinin artmasıyla birlikte toplumda depresyon sıklığının arttığını göstermekte.Depresyonlu kişilerde beyin ve hormon salgılayan böbrek üstü bezleri arasındaki işleyiş bozulmakta (hipotalamo hipofizer adrenal aks),kortizol salgılanmasının artması,sempatik sistemin aşırı aktivasyonu, interlökin (IL)-1, IL-6 ve tümör nekrozis faktör-α gibi proinflamatuar sitokin , leptin salınımı ve D vitamini seviyesindeki düşüklük gibi,hormonal ve bağışıklık sistem dengesizlikleri sonucunda osteoporoz görülmektedir. Depresyonda kullanılan antidepressan ilaçlar da hem kemik mineral yoğunluğunda azalmaya hem de kırık riskinde artışa neden olmaktadır. Depresyonda fiziksel aktivitenin azalması da kemik mineral yoğunluğunda azalmayı arttırmaktadır.

Osteoporozda doğru tedaviyi belirleyebilmek için;

  • Doğru cihazla kemik yoğunluğu ölçümü ve doğru değerlendirme,
  • Kan ve idrar tahlilleriyle kemik yapımının mı azaldığını, yıkımının mı arttiginin belirlenmesi,
  • Osteoporoza yol açan diğer faktörlerin belirlenmesi çok önemlidir.

Tarih 19.10.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş