Obezitenin kendisi başlı başına kalp damar hastalıklarına zemin hazırlayan önemli bir risk faktörü olduğu gibi yine aynı şekilde bir diğer risk faktörü olan hipertansiyonun da hazırlayıcı sebeplerindendir. Vücut için fazla olan her bir kilo aynı zamanda kalbe de sürekli taşınan bir yüktür.

Kalp damar hastalıkları ülkemizde ve dünyada tüm ölüm sebepleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Uzun yıllardır değişmeyen bu sıralama daha da uzunca bir süre böyle edecek gibi gözüküyor. Teknolojinin gelişmesi ve tıbbın ilerlemesiyle beraber erken teşhis ve tedavinin mümkün olması bile yeterli çözüm yaratamıyor.

Obezitenin göze çarpan özelliği sosyal yaşamı etkilemesi gibi gözükse de hepimiz biliyoruz ki esas olumsuz etkisi insan sağlığına ve en önemlisi hayatı tehdit eden haliyle de kalp damar sağlığı üzerinedir. Kalp damar hastalıkları sağlıklı yaşam kurallarına dikkat edildiğinde büyük ölçüde önlenebilen ve erken teşhis edildiğinde hiçbir hasar bırakmadan iyileştirilebilen hastalıklardır.

Obezitenin Kalp ve Damar Sağlığına Etkileri Nelerdir?Uzun zamandır kalp damar hastalıkları için risk faktörleri arasında sayılan ve son zamanlarda ciddi tartışma konusu olan yüksek kolesterol de başlı başına ayrı bir konudur. Şu kadarını söylemek isterim ki kolesterol denince iyi kolesterol kötü kolesterol hatta kötünün de kötüsü kolesterolü de konuşmak gerekir. Yani halk arasında kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolün yanı sıra alt grupları da önem taşımaktadır. Kontrolsüz ve sağlıksız beslenme ile obeziteyle birlikte karşımıza çıkan hiperkolesterolemi kalp damar sağlığı açısından mutlaka takip edilmesi gereken bir konudur.

Hareketsiz yaşam da kalp damar sağlığını olumsuz yönde etkileyen ancak değişmesi elimizde olan risk faktörlerindendir ancak, hareketsiz yaşam kalp damar sağlığı için bir risk faktörü olabildiği gibi hiçbir kardiyolojik kontrol yapılmadan başlanan spor da başlı başına kalp için hayati tehlike taşıyacak kadar önemlidir. Spora ya da düzenli yürüyüşlere başlamadan önce mutlaka kardiyolojik check uptan geçilmesi gerektiğini unutmamalıyız. Düzenli yürüyüşler sayesinde kalpte tıkalı damarların yanında yan dalların oluştuğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Sporun sigaradan kurtulmada da çok yardımcı olacağı nettir. Spor yapan kişi sigaranın olumsuz etkilerini daha belirgin fark eder. Spor sayesinde sigarayı bıraktıktan sonra alınan fazla kilolardan da kolay bir şekilde kurtulmak ya da hiç kilo almamak da mümkündür. Ayrıca yüksek kolesterol diyet ve ilacın yanı sıra spor ile de düşebilir. Özellikle iyi ve faydalı kolesterol dediğimiz HDL’nin spor sayesinde yükseldiğini biliyoruz. Kan şekerinin spor sayesinde daha kolay regule olduğunu, insülin direncinin daha kolay düzeldiğini söyleyebiliriz. Kondüsyonu arttırmak yeni damar oluşumlarını sağlamak için biz kardiyologlar düzenli sporu tavsiye ederiz. Tavsiye ettiğimiz spor yarışmalı olmayan spor dallarını içerir. Kardiyolog kontrolünden geçtikten sonra spor hocalarının yönlendirmesi ile yapılan spor daha güvenilir olandır

Benzer şekilde özellikle morbid obez dediğimiz aşırı kilolu kimselerde kilodaki ani değişiklikler kalp ile ilgili oluşabilecek problemler yönünden yakın takip gerektirir.

Efor testi neden önemli?

Obezitenin Kalp ve Damar Sağlığına Etkileri Nelerdir?Hepimiz günlük yaşantımızda bir yerlere yetişmeye çalışırız, koşarız merdiven yokuş çıkar yoruluruz veya hiç hareket etmesek de kimi zaman çok üzülürüz, heyecanlanırız, korkarız ve bunlarla kalbimizi ne kadar yorduğumuzu bilmeyiz. Kalbimiz yorulunca neler oluyor nabzımız kaça kadar çıkıyor tansiyonumuz ne oluyor EKG’de değişiklik oluyor mu, kalp ritmimiz değişiyor mu bilemeyiz. Oysa bu bizim için hayati öneme sahip bir bilgidir.

Kardiyolojik muayenede çekilen EKG sadece o anki durumu yansıtır. Geçmişte geçirilmiş bir enfarktüs varsa yerini gösterebilir. Çekildiği anda bir şikayet varsa değeri daha fazladır. Fakat kalbin genel olarak durumu hakkında verdiği bilgi çok sınırlıdır. O nedenle biz kardiyologlar istirahat halinde çekilen EKG’ye pek itibar etmeyiz. Asıl önemli olan kalbe yük bindiği zaman tepkisinin nasıl olduğudur.

Efor testi genelde uygulanan protokole göre sıklıkla bir yürüme bandı üzerinde her üç dakikada bir hız ve meyil artacak şekilde düzenli aralıklarla tansiyon ölçülerek ve devamlı surette EKG izlenerek dört kademeden ibaret on iki dakika sürecek şekilde yapılır. Test bittikten sonra da bir süre istirahat dönemi izlenir. Böylece hem kişinin efor kapasitesi, hem efora tansiyon ve nabız cevabı anlaşılır. Efor esnasında aritmi olup olmadığı ortaya çıkar. Sürekli olarak izlenen EKG’de kalp damarlarında daralma olduğu şüphesi var mı anlaşılır. Bunun sebebi aslında belli oranda daralmış kalp damarlarının kalpte efor anında oksijen ihtiyacının artışına gereken desteği verememesinden kaynaklanan EKG değişiklikleridir. Biz bu değişiklikleri gördüğümüzde şüphelenerek hastadan koroner anjiyografi gibi daha ileri tetkikleri isteriz. Oysa bu değişiklikler istirahatte çekilen EKG’de gözükmez. Hastada belirgin şikayete de yol açmıyorsa çok kolay atlanabilir. Aynı hasta günlük hayatında bir yere koştururken ya da çok heyecanlandığında aniden kalp krizi geçirebilir.

Tarih 16.7.2018 editor@florence.com
Paylaş
Benzer Haberler