Akciğer; göğüs boşluğumuzda yer alan, vücuda oksijen alınması ve karbondioksit atılmasını sağlayan, süngerimsi yapıda bir çift organdır. Akciğerleri oluşturan hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu akciğer kanseri oluşur. Akciğer kanseri ülkemizde ve dünyada kansere bağlı ölümlerin en sık nedenidir.

Mikroskobik özelliklerine göre küçük hücreli ve küçük hücreli dışı olmak üzere 2 ana gruba ayrılır. Küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinin de alt tipleri mevcuttur. Bunlardan özellikle yassı hücreli olmayan tiplerde çeşitli genetik mutasyonlar tespit edilmiş olup (EGFR, ALK, ROS-1, BRAF gibi), bunlara yönelik geliştirilen hedefli tedavilerle dördüncü evredeki hastalarda sağkalımda belirgin artış sağlanmıştır. Bu testlerin özellikle sigara içmeyen kişilerde pozitif çıkma olasılığı daha fazladır.

Sigara içmeyenlerde EGFR mutasyonu sıklığı yaklaşık %20’dir. EGFR mutasyonu olduğu zaman dış uyaran gelmeden hücre içinde sürekli kendi kendine emir sinyali oluşturur. Bu da tümörün büyümesine, çoğalmasına, damarlanma artışı ve metastaz yapmasına neden olur. Bu mutasyon tespit edilen hastalara Anti-EGFR tedaviler verildiğinde cevap oranı %60’ları bulabilmektedir.

Bu tedaviler altında direnç geliştiğinde çeşitli direnç mekanizmalarının araştırılması ve bunlara yönelik tedaviler verilmesi için de genetik inceleme yapmak gerekir: EGFR exon 20, T790M mutasyonu, C-MET, RET, MET, KRAS vb.

ALK geninin başka bir genle birleşmesi sonucu oluşan mutasyon yaklaşık %7 oranında görülür. Buna yönelik de hedefli tedaviler geliştirilmiştir.

ROS1 gen mutasyonu tüm küçük hücreli dışı kanserlerin %2’sinde pozitiftir. Tedavide buna yönelik ilaçlar kullanılır. BRAF geninde mutasyonu tespit edilmesi durumunda da hedefli tedavi mümkündür (BRAF inh+ MEK inh)

Tarih 11.1.2018 editor@florence.com
Paylaş
Benzer Haberler