Prof. Dr. Bahadır Üskül, "Soğuk kış günlerinde protein, A ve B12 vitaminleri için önemli kaynaklardan olan süt ve süt ürünleri, taze sıkılmış portakal suyu ve balık ihmal edilmemeli. Bol sıvı tüketilmeli, sigaradan uzak durulmalı, eller sık yıkanmalı, kalabalık ve yeterli havalandırma olmayan ortamlarda uzun süre kalınmamalı." dedi.

Kışın kendini en çok hissettirdiği bu günlerde solunum yolu hastalıklarının sayısı da hızla artıyor. Merkezi havalandırma sistemlerinin olduğu iş yerleri, plazalar, alışveriş merkezleri, sinemalar, gösteri salonları gibi yeterince etkili havalandırılamayan, sıcak ve kapalı mekânlarda çok vakit geçirilmesi solunum yolu ile bulaşan hastalıkların çoğalmasında ve bulaşmaların artmasında önemli yer tutuyor.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bahadır Üskül, hastalıklardan korunmak için “Süt ve süt ürünleri protein, A ve B12 vitaminleri için önemli kaynaklardır. Taze sıkılmış portakal suyu ve balık da ihmal edilmemesi gereken gıdalardandır. Bol sıvı tüketilmeli, sigaradan ve sigara içilen ortamlardan uzak durulmalıdır. Virüs ve bakterilerin bolca dolaştığı kış aylarında elleri her zamankinden daha sık yıkamalı, kalabalık ve yeterli havalandırma olmayan ortamlarda uzun süre kalınmamalı” önerilerinde bulunuyor. Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Üskül, kış aylarında sık görülen solunum yolu hastalıklarını şöyle özetliyor:

Soğuk algınlığı (Nezle): Soğuk algınlığı, yaklaşık 200 farklı virüsün neden olduğu hafif seyirli, üst solunum yollarını tutan ve dünyada insan ırkını en fazla etkileyen hastalıktır. Soğuk algınlığına neden olan virüslerle karşılaştıktan 24-72 saat kadar sonra boğaz ağrısı, boğazda kuruluk ve kaşıntı hissi meydana gelir. Sonrasında hızlıca burun akıntısı, burunda tıkanıklık, hapşırma, öksürük ve halsizlik ortaya çıkar. Normal şartlarda istirahat, dengeli beslenme ve şikâyetleri azaltan ilaçlarla ortalama bir haftada düzelir.

Antibiyotik kullanırken dikkat!

Grip: İnfluenza ismindeki bir virüsün sebep olduğu, üst ve alt solunum yollarını tutan son derece bulaşıcı bir enfeksiyondur. Soğuk algınlığından farklı olarak yüksek ateş, yaygın kas ağrısı ve öksürük ön plandadır. Yatak istirahatinin yanı sıra hekim önerisiyle ilk 48 saat içinde başlanan antiviral ilaçlar gribin hızla düzelmesini sağladığı gibi bulaşıcılığı da ortadan kaldırmaktadır. Grip esnasında bilinçsizce kullanılan antibiyotikler solunum yollarımızdaki yararlı bakterileri baskılayarak yarardan çok zarar getirebilmektedir.

Akut Bronşit: Bronşit, akciğer hava yollarının iltihaplanması durumudur. Akut bronşit tedavi edilmezse pnömoni (zatürre) gelişebilir. Akut bronşit üst solunum yollarının viral enfeksiyonlarından ya da soğuk algınlığından sonra da görülebilir. Özellikle sigara içenlerde hızla ilerleyerek zatürreye yol açabilir. Akut bronşitte, burun akıntısı ve boğaz ağrısının ardından kuru öksürük ortaya çıkar. Hafif ateş görülebilir, öksürük nöbetler şeklinde olabilir. Öksürük kuru gıcık tarzda başlayıp balgamlı hale gelebilir.

Ölümcül olabilir

Pnömoni (Zatürree): Mikroorganizmaların akciğerlere ulaşması sonucu akciğer dokusunda mikrobik iltihabi bir durumun gelişmesidir. Akciğerlerdeki hava keselerinin içi hava yerine iltihaplı sıvı ile dolar. Bunun sonucunda kana yeterli oksijen ulaşamadığı için vücut hücrelerinin çalışma düzeni bozulur. Çok çeşitli bakteriler, virüsler, mantarlar ve çeşitli kimyasal maddeler pnömoniye neden olabilir. Şiddetli ataklarla gelen öksürük, yüksek ateş, üşüme-titreme, koyu pas renginde balgam, nefes alırken bıçak batması şeklinde göğüs ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik bazen de balgamda kan görülebilir.

Hızlı tanı konulup erken dönemde antibiyotiğe başlanması çok önemlidir. Gecikme, hastalığın ilerlemesinde ve hastalıktan dolayı ölüm riskinin artmasında en önemli nedendir.

Dikkat çekilmesi gereken en önemli durum ise atipik pnömoni dediğimiz klinik tablodur. Burada hastalık gribal şikâyetlerle başlar, kırgınlık, halsizlik ve kuru öksürük ön plandadır. Ateş ve balgam çıkarma pek görülmez, hastalar genelde soğuk algınlığı ya da grip ile karıştırıp pek önemsemezler. Doğru teşhis konulmaz ve uygun tedavi kullanılmazsa hızla kötüleşebilir ve solunum yetmezliği gelişebilir.

El hijyeni önemli

Kış boyunca süt ve süt ürünleri, taze sıkılmış portakal suyu ve balık ihmal edilmemesi gereken gıdalardandır.

Bol sıvı tüketilmeli, sigaradan ve sigara içilen ortamlardan uzak durulmalıdır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesinde düzenli ve kaliteli bir uykunun da son derece önemli olduğu unutulmamalıdır.

Virüs ve bakterilerin bolca dolaştığı kış aylarında elleri her zamankinden daha sık yıkamak, kalabalık ve yeterli havalandırma olmayan ortamlarda uzun süre kalmamak, enfeksiyonu olan kişilerle yakın temastan kaçınmak ve hava sıcaklığına uygun kıyafetler giymek, solunum yolu ile bulaşan enfeksiyonlardan korunmanıza yardımcı olacaktır.

İdeal oda sıcaklığı 21-22 derecedir. Isınma sağlanırken oda havasını çok kurutmakta rahatsızlıklara neden olabildiğinden nem oranını düzenleyecek uygun tedbirler alınmalıdır. Bunun en pratik yolu kalorifer üzerine konan su dolu kaplardır.

Öksürme ve aksırma sırasında ağız ve burnunuzu mutlaka kapatın. Ellerinizi sık sık bol su ve sabunla yıkayın. Odanızı sık sık havalandırın. Mümkünse aynı ortamı paylaşmayın.


CUMHURİYET Gazetesi / 9 Ocak 2019

  • Prof. Dr. Bahadır Üskül,
Tarih 9.1.2019 editor@florence.com.tr
Paylaş